Şengal'de ‘Varoluşun Dansı’ ile fermana karşı hafıza ve direniş

Şengal'de 3 Ağustos Fermanı'nın yıl dönümü kapsamında sahnelenen Varoluşun Dansı’nda yer alan kadınlar, yaşanan soykırımın hafızasını yeni kuşaklara aktarmayı ve Êzidî kültürünü korumayı amaçladıklarını belirtti.

Şengal - Tarih boyunca halkların sesi, toplumların kültür ve sanatında yaşam buldu. Bu kültür ve sanat, o toplumun hikayeleri ve yaşanmışlıklarıyla şekillenerek tarihini oluşturdu. Şengal'de de 74'üncü fermanın yıl dönümü yaklaşırken birçok farklı etkinlik düzenleniyor. Sitiya Nexşa da bu kapsamda “Reqsa Hebunê (Varolun Dansı)” adlı gösteriyi ve özel bir program hazırladı. Êzidî kız çocukları, Varoluşun Dansı ile kimliklerine ve varlıklarına sahip çıkarken, özel programda Êzidî anneler çocuklarına 2014 fermanının hikayelerini anlatarak yaşananların unutulmamasını sağlıyor. Kültürlerini korumak için kültür ve sanat çalışmalarında yer alan çocuklar ise direniş ezgilerini seslendiriyor.

Sitiya Nexşa Kültür ve Sanat Merkezi üyeleri Nesrin Ehmed, Newroz Ehmed ve Cîlan Êzidî, hazırlanan programla ilgili değerlendirmelerini ajansımıza anlattı.

‘Dansla hem kadınların varlığını hem de fermanın yüzünü göstermek istedik’

Sitiya Nexşa Kültür ve Sanat Merkezi üyesi Nesrîn Ehmed, 74'üncü Ferman'da yaşamını yitirenleri anarak Varoluşun Dansı’nın amacını şöyle anlattı:

“Sitiya Nexşa Kültür ve Sanat Merkezi olarak bir süredir Varoluşun Dansı için hazırlık yapıyoruz. Bu dansla kadınların varlığını görünür kılmak istiyoruz. Çünkü fermanda en büyük haksızlık kadınlara yapıldı, en ağır baskılar kadınların üzerinde uygulandı. Bu nedenle bu dansla kadınların varlığını ve yeniden ayağa kalkışını anlatmak istedik.”

Nesrîn Ehmed, hazırlık süreci ve provalara da değinerek şunları söyledi:

“Uzun bir süredir Sitiya Nexşa'nın beş üyesiyle birlikte dans provalarımızı sürdürüyoruz. Topluma güzel ve anlamlı bir çalışma sunabilmek için her gün bir araya gelerek çalışmalarımızı yürüttük.”

‘Biz kültürümüzün ve inancımızın yok olmasını istemiyoruz’

Sitiya Nexşa Kültür ve Sanat Merkezi üyesi Newroz Ehmed, hazırlanan programın 3 Ağustos Fermanı'nın yıl dönümü için düzenlendiğini belirterek şunları söyledi:

“Annelerimiz bu programda fermanı yaşayan kadınların hikâyelerini anlattı, onların yaşamlarından söz etti. Aynı zamanda Êzidî kadınlarının yaşadığı acıları ve çektikleri eziyetleri paylaştılar. Biz de sesimizle fermanın yıl dönümünü anmak istedik. Hem sevinçte hem de acıda birbirimizin yanında durmak istiyoruz. Ayrıca Êzidî kız ve erkek çocuklarının bu fermanı unutmaması için böyle bir program hazırladık.

DAİŞ, ferman sırasında çok sayıda Êzidî kadını kaçırdı, pazarlarda alıp sattı. Êzidî kadınlarına büyük acılar yaşattı. Umuyoruz ki Êzidî gençleri bu günü unutmaz ve dünya da Êzidî toplumunun başına neler geldiğini bilir. Aynı zamanda çevrenin de bu konuda duyarlılık göstermesini istiyoruz.

Biz Êzidî kadınları olarak tarihimizi, geleneksel kıyafetlerimizi, eski ezgilerimizi, kültürümüzü ve inancımızı yaşatmak ve görünür kılmak istiyoruz. Kültürümüzün ve inancımızın yok olmasını istemiyoruz. Êzidî gençleri tarihlerini, kültürlerini ve inançlarını yaşatabilmeli; kendi kimliklerine, kültürlerine ve inançlarına sahip çıkmalıdır.”

‘Omuzlarımıza hangi görev ve sorumluluk düşerse yerine getireceğiz’

Sitiya Nexşa Kültür ve Sanat Merkezi üyesi Cîlan Êzidî, bir süredir program için şarkı provaları yaptıklarını belirterek şunları söyledi:

“Bu programda anneler, çocuklar ve biz de Sitiya Nexşa olarak yer alıyoruz. Annelerimiz fermanın hikâyelerini ve o günlerde kendi gözleriyle tanık oldukları olayları bizlere anlattılar. Biz de Sitiya Nexşa Kültür ve Sanat Merkezi'nin Bêrîvan Grubu olarak çocuklarla birlikte ezgilerimizi seslendirdik. Bu çalışmalar sayesinde kültürümüzü ve inancımızı daha iyi tanıdık, Êzidî toplumunun yaşadığı acıları daha yakından gördük. Omuzlarımıza hangi görev ve sorumluluk düşerse yerine getireceğiz.”

3 Ağustos Fermanı'nın yıl dönümü yaklaşırken Sitiya Nexşa, Varoluşun Dansı’nı birçok yerde Êzidî toplumuyla buluşturmaya devam ediyor.