Fas'ta kadın örgütlerinden bölgesel yönetim yasası uyarısı
Fas'ta sivil toplum örgütleri, bölgesel yönetimlere ilişkin yasal düzenlemede yapılan değişikliklerin yerelleşme sürecini ve kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Haber Merkezi- Fas'ta kadın ve insan hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, bölgelere ilişkin yasal düzenlemede yapılan son değişikliklerin demokratik katılım ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından geriye gidişe yol açabileceği endişesini dile getirdi.
Kadın-Erkek Eşitliği İçin Demokrasi Hareketi ile Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçe İçin Sivil Koalisyon tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Bölgelere İlişkin 111.14 Sayılı Organik Kanun'da değişiklik öngören 31.26 Sayılı Kanun Tasarısı'nın, özellikle eşitlik alanında çalışan kadın örgütleriyle yeterli istişare yapılmadan kabul edildiği belirtildi.
Tartışmaların odağında bölgesel yönetim reformu var
Söz konusu yasa, Fas'ta seçilmiş bölgesel meclislerin çalışma usullerini ve yetkilerini düzenliyor. Bölgesel meclisler; yerel kalkınma programlarının hazırlanması, uygulanması ve kamu politikalarının önemli bir bölümünün yerel düzeyde yönetilmesinden sorumlu bulunuyor.
Fas'ta bölgeler, "ileri bölgeselleşme" adı verilen reform sürecinin temel unsurlarından biri olarak görülüyor. Bu model, merkezi yönetimin bazı yetkilerinin seçilmiş yerel yönetimlere devredilmesini ve karar alma süreçlerinde demokratik katılımın artırılmasını amaçlıyor.
Ancak kadın örgütleri, yapılan son değişikliklerin hazırlanış ve kabul sürecinde sivil toplumun yeterince sürece dahil edilmediğini savunuyor. Örgütlere göre bu durum, 2011 Anayasası'nda güvence altına alınan katılımcı demokrasi ilkesine aykırı bir yaklaşım oluşturuyor.
Kadın örgütlerinden katılımcı demokrasi vurgusu
Kadın hakları savunucuları, tartışmanın yalnızca teknik ve idari düzenlemelerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kadınların yerel yönetimlerde karar alma süreçlerine ne ölçüde etki edebileceği sorusunu da gündeme getirdiğini belirtiyor. Bölgesel meclisler yalnızca idari görevler üstlenmiyor; ekonomik, sosyal ve çevresel kalkınma önceliklerini belirleyen politikaları da şekillendiriyor. Bu nedenle kadın örgütleri, kadınların bu mekanizmalardaki temsiliyetinin doğrudan toplumsal yaşamı etkilediğini vurguluyor.
Örgütler, katılımcı demokrasi mekanizmalarının zayıflatılması veya bölgesel yönetimlerin özerkliğinin azaltılmasının, eşitlik politikalarının yerel düzeydeki etkisini de azaltabileceği uyarısında bulundu.
Ayrıcalık tartışması ve reform önerileri
Ortak açıklamada, yalnızca "kamu yararına çalışan kuruluş" statüsüne sahip bazı derneklere tanınan ayrıcalıklar da eleştirildi. Bu uygulamanın, yerel düzeyde önemli deneyim birikimine sahip kadın ve insan hakları örgütlerinin karar alma süreçlerinden dışlanmasına yol açabileceği ifade edildi.
Kadın örgütleri, yasal düzenlemenin insan hakları ve eşitlik perspektifiyle güçlendirilmesi için çeşitli öneriler sundu. Bu kapsamda, yasaya insan hakları, eşitlik ve ayrımcılık yasağını temel alan bir giriş bölümü eklenmesi ve bu ilkelerin bölgesel kalkınma programlarının hazırlanması ile uygulanmasında bağlayıcı hale getirilmesi talep edildi.
Örgütler ayrıca bölgesel düzeyde faaliyet gösteren eşitlik, fırsat eşitliği ve toplumsal cinsiyet mekanizmalarının yetkilerinin artırılmasını, bu yapıların kalkınma programlarına ilişkin görüşlerinin zorunlu hale getirilmesini istedi.
‘Yerel kalkınmada eşitlik merkezde olmalı’
Açıklamada, bölgesel meclislerde ve karar alma mekanizmalarında kadın-erkek eşitliğinin daha açık biçimde güvence altına alınması gerektiği vurgulandı. Ayrıca kamu politikalarının kadınlar ve erkekler üzerindeki etkilerinin ölçülebilmesi için cinsiyet, yaş ve bölgesel dağılıma göre ayrıştırılmış verilerin üretilmesi çağrısı yapıldı.
Kadın örgütleri, Fas'ta yerelleşme ve bölgeselleşme politikalarının geleceğine ilişkin geniş katılımlı bir kamuoyu tartışması başlatılması gerektiğini belirterek, kadınların ve sivil toplumun karar alma süreçlerine etkin katılımının sağlanmasının demokratikleşme açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.
Açıklamanın sonunda siyasi partilere, sendikalara ve insan hakları kuruluşlarına çağrıda bulunularak, kadınların temsili ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin gelecekteki tüm yerel yönetim reformlarının merkezinde yer alması gerektiği vurgulandı.