Kobanêli kadınlardan 1 Mayıs çağrısı: Erkek akla karşı mücadeleyi büyütelim
1 Mayıs İşçi Bayramı’nın önemine dikkat çeken Kobanêli kadınlar, dünyanın dört bir yanında emeklerinin görünmez kılındığını belirterek, ataerkil zihniyete karşı mücadele çağrısında bulundu.
NORŞAN ABDÎ
Kobanê - 1 Mayıs İşçi Bayramı, kadınların ev içinde ve dışında üstlendikleri emekle toplumsal yaşamın inşasındaki rollerini görünür kılan bir gün olarak öne çıkıyor. Kadınların aileyi ve toplumu kurmadaki katkılarına rağmen, birçok alanda hala inkar ve dışlanmayla karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle 1 Mayıs’ta emeklerinin tanınması, kazanımlarının korunması ve onları dışlayan zihniyete karşı direniş çağrısı öne çıkıyor.
Rojava Kürdistan’ın Kobanê kentinden Amina Mahmoud, kadınların hem ev içinde hem de ev dışında çalışarak aileyi kurma ve toplumu inşa etme sorumluluğunu birlikte üstlendiklerini söyledi. Kadınların hayatın her alanında en çalışkan ve üretken kesim olduğunu vurgulayan Amina Mahmoud, emeklerinin çoğu zaman görünmez kılındığını ifade etti. Amina Mahmoud, kadınların evde, tarımda ve kurumlarda aktif olarak yer almasına rağmen, toplumdaki erk zihniyetin bu emeği inkar etmeye ve başarılarını değersizleştirmeye devam ettiğini belirtti. Amina Mahmoud’a göre bu yaklaşım, kadınların tarih boyunca ve günümüzde sundukları katkıların hak ettiği karşılığı görmesini engelliyor.
‘Ataerkil zihniyet, kadınların emeklerini değersizleştiriyor’
Kadınların aile işlerini yönettiğini ve toplumun örgütlenmesine katkıda bulunduğunu dile getiren Amina Mahmoud, “Ataerkil zihniyet, kadınların iradesini kontrol ederek ve rollerini değersizleştirerek emeklerini ve çalışmalarını engellemeye devam ediyor. Kadınların kazanımlarını korumak, toplum içindeki başarılarını ve emeklerini savunmak, bu zihniyetle mücadele etmenin ve kadınların iradesini inkar etme girişimlerinin üstesinden gelmenin tek yoludur” sözlerine dikkat çekti.
Kadınların topluma sunduklarının çoğu zaman göz ardı edildiğini belirten Amina Mahmoud, “Kadın Koruma Birlikleri (YPJ), bunun en açık örneğidir. Bu güçler en tehlikeli terör örgütleriyle yüzleşti, onları yendi, kadınları ve tüm toplumu savundu ve her bir savaşçı özgürlük için büyük fedakarlıklar yaptı. Buna rağmen bu güçler, geçici yönetim tarafından resmi olarak tanınmıyor. Toplum da kadınların varlığını ve rollerini çoğu zaman inkar ediyor. Oysa Önder Abdullah Öcalan, kadınların haklarını savunuyor, onların acılarına dikkat çekiyor ve adaletsizliğe uğrayan ya da emeği görmezden gelinen her kadının yanında duruyor” şeklinde konuştu.
‘Yaşamın inşasında vazgeçilmez ortaklar’
Kadınlardan Sadiqa Habou ise, 1 Mayıs’ın toplumdaki tüm emekçiler için, kadın ya da erkek ayrımı olmaksızın özel bir anlam taşıdığını belirterek, bunun onurlu bir yaşam kurmak için verilen emeğin değerini ifade eden bir gün olduğunu söyledi. Kadınların toplum içindeki rolleri gereği daha iyi bir yaşam inşa etmek için çalıştıklarını vurgulayan Sadiqa Habou, bu çabayı aynı zamanda kadınların aileyi ve toplumu yönetebilecek kapasitede olduklarını ve yaşamın inşasında vazgeçilmez ortaklar olduklarını kanıtlayan bir direniş biçimi olarak gördüklerini ifade etti.
Sadiqa Habou, toplumun kadın emeğini ve çalışmasını inkar etmesinin özellikle hak talebinin öne çıktığı 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda “kabul edilemez” olduğunu belirtti. Sadiqa Habou, kadınların haklarını talep etmeye ve toplum içindeki gerçek rollerini vurgulamaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi. Kadınların hem ev içinde hem de ev dışında çalışma yeteneğine sahip olduklarını söyleyen Sadiqa Habou, “Aile işlerini yönetip çocuklarımı yetiştirirken aynı zamanda evin ihtiyaçlarını karşılamak için de çalışabiliyorum. Ben de evimi yönetiyor, çocuklarımı büyütüyor ve ailemin ihtiyaçlarını karşılamak için sabahın erken saatlerinden akşama kadar küçük dükkanımda çalışıyorum” dedi.
‘Kadın dayatılan kısıtlamalardan kurtulmalı’
Sadiqa Habou, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda kadınların ataerkil zihniyetler ve otoriter rejimler tarafından maruz bırakıldığı inkarın boyutuna dikkat çekmenin büyük önem taşıdığını vurguladı. Sadiqa Habou, dünyanın kadınların varlığını çoğu zaman görmezden geldiğini, onların başarılarını ve emeklerini silmeye devam ettiğini belirtti. Sadiqa Habou, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kadınlara kendilerini tanımaları, haklarını talep etmeleri ve emeklerinin değerini bilmeleri için güçlendirici bir vizyon ve felsefe sunduğunu kaydetti. Ev içinde şiddete veya adaletsizliğe maruz kalan her kadının kendisine dayatılan kısıtlamalardan kurtulması gerektiğini vurgulayan Sadiqa Habou, kadınları özgürlükleri için mücadele eden kadınlardan ilham almaya çağırdı.