Rapor: Ege bölgesinde bir yılda 50 kadın katliamı ve şüpheli ölüm yaşandı

“2025 Yıllık Ege Bölgesi Kadına Yönelik Hak İhlalleri Raporu”na göre; Ege bölgesinde bir yılda 50 kadın katliamı ve şüpheli ölüm yaşandı.

İzmir - İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Kadın Komisyonu, “2025 Yıllık Ege Bölgesi Kadına Yönelik Hak İhlalleri Raporu”nu açıkladı. Raporu komisyon adına Nazlı Turan ve Vetha Aydın Yüksel okudu.

2025 yılında Ege Bölgesi’nde en az 50 kadın katliamı ve şüpheli kadın ölümü yaşandığının ifade edildiği raporda, “Birçok kadın, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı almasına rağmen şiddetten korunamamış, bazı vakalarda ise kamu görevlilerinin ihmali şiddetin devam etmesine yol açmıştır. Mahpus kadınlar, kadın olmalarından kaynaklı özel baskı ve şiddete uğramaya devam etmiştir” diye belirtildi.

Önerilere yer verildi

Raporda bazı önerilere de yer verildi:

"*Toplumsal cinsiyet eşitliği her alanda derhal sağlanmalıdır.

*Mevcut ceza hukuku kadını koruyacak şekilde düzenlenmelidir.

*6284 sayılı Kanun etkin bir şekilde uygulanmalıdır.

*Kadına yönelik şiddet konusunda, kadınların 7/24 ulaşabileceği profesyonel destek hatları ve kurumlar oluşturulmalı; telefona erişemeyen kadınlar için alternatif yollar geliştirilmelidir. Bu hizmetler Türkçe, Kürtçe, Arapça, İngilizce gibi çok dilli olmalı; ayrıca işaret dili bilen personel bulundurulmalıdır.

*Mülteci kadınların güvenliği sağlanmalı ve mülteci kadınlara yönelik güçlendirici çalışmalar hayata geçirilmelidir.

*Sığınaklar erişilebilir ve uluslararası standartlara uygun olmalıdır.

*Sığınaklardan çıkan kadınlara  yönelik ekonomik ve sosyal destekler işlevsel hale getirilmelidir.

*Kadın ölümleri doğrudan “intihar” olarak kaydedilmek yerine, ölüm nedenleri ve fail/failler etkin biçimde araştırılmalıdır.

*Kolluk kuvvetlerinin keyfi, caydırıcı ya da yanlış bilgilendirme niteliğindeki uygulamalarına yaptırım uygulanmalıdır.

*LGBTİ+’ların barınma, çalışma ve yaşam alanları güvence altına alınmalı; kolluk güçlerinin keyfi uygulamaları engellenmelidir.

*Resmi kurum ve kuruluşların kadın ve LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemleri ve ayrımcı ifadeleri hakkında yasal girişimlerde bulunulmalıdır.

*Doğum kontrol yöntemleri ve kürtaj erişilebilir ve ücretsiz olmalıdır.

*Cinsel sağlık hizmetlerinde kadınlar hiçbir ayrımcılığa uğramamalıdır.

*Bebek ve çocuk kreşleri ücretsiz ve erişilebilir olmalıdır.

*Yetkililer, kadınları güçlendirici politikalar üretmeli; hayatın her alanındaki hak ihlallerini toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayıcı önlemlerle gidermelidir.

*Erkek egemen sistem kadın katillerini korumaktan vazgeçmeli; iyi hal ve ceza indirimleri yerine caydırıcı cezalar uygulanmalı, cezasızlık politikasından vazgeçilmelidir.

*Şüpheli kadın ölümleri titizlikle aydınlatılmalı, etkin soruşturma yürütülmelidir.

*Kadın cinayetlerinde cezasızlığa son verilmelidir.

*Kadınların çalışma alanında erkek egemen sistemin dayattığı baskıcı politikalara son verilmelidir.

*Kadınların nafaka hakkı korunmalı, kazanılmış kadın haklarına yönelik saldırılar son bulmalıdır.

*Kadınlar kendi cinselliklerini özgürce yaşayabilmelidir.

*Her kadın istediği işte çalışabilmeli, sigortalı olabilmeli, dini yaşama katılıp katılmamaya kendi karar verebilmelidir.

*Çalışma yaşamında ücret eşitliği sağlanmalıdır.

*Ekonomik kaynaklar ve para, kadın üzerinde bir yaptırım ve kontrol aracı olarak kullanılmamalıdır.

Kadın mahpusların durumu

*Hapishanelerde çocukları ile kalan kadınlar için sağlıklı çocuk gelişimine uygun koşullar yaratılmalıdır.

*Kadın mahpuslara yönelik ayrımcı ve baskıcı uygulamalara son verilmeli, yaşamsal talepleri karşılanmalıdır.

*Kelepçeli muayene dayatmasına son verilmelidir.

*Koğuş aramalarında eşyaların kırılması, elektronik eşyaların verilmemesi gibi keyfi uygulamalara son verilmelidir.

*Kadın mahpusların sağlık ve haberleşme haklarına erişimleri sağlanmalıdır.

*Hapishanelerde hijyen ihtiyaçları karşılanmalı; posta, ısınma ve aydınlatma ücretlerine yönelik fahiş uygulamalara son verilmelidir.

*Koğuşlardaki mahpus sayısı azaltılmalı, aşırı doluluk giderilmelidir.

*Keyfi infaz yakma uygulamalarına son verilmelidir.

*Mahpusların telefon ve görüntülü görüşme hakları engellenmemelidir.

*Hapishanelerde sosyal aktivitelerin engellenmesine son verilmelidir."