Girê Spî’ye dönen Kürt ailelere yönelik saldırılar protesto edildi

Girê Spî’den Reqa’ya göç etmek zorunda kalan Kürt aileler çete gruplarının saldırılarına maruz kaldı. Saldırılar protesto edildi.

Haber Merkezi- 2019 yılında Girê Spî’den Reqa’ya göç eden yaklaşık 100 aile, 29 Ocak Anlaşması çerçevesinde dün topraklarına döndü. Ancak dönüş yapan Kürt yurttaşlar, çete gruplarının saldırılarıyla karşılaştı. Araçları durdurulan aileler, saatlerce kuşatma altında tutuldu.

Saldırılara ve hak ihlallerine tepki gösteren Halk İnisiyatifi, bugün Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği binası önünde basın açıklaması ve protesto düzenledi. Hesekê’de ise Şehit Aileleri Meclisi tarafından açıklama yapıldı.

Halk İnisiyatifi adına Kürtçe açıklamayı Rojîn Mûsê, Arapça açıklamayı ise İbtisam Hisên okudu.

‘Bu tür saldırılar engellenmeli’

Açıklamada, Girê Spî’ye dönmek isteyen ailelere yönelik saldırılar kınanarak, bu eylemlerin insanların güvenliğini, onurunu ve evlerine dönerek huzur içinde yaşama hakkını ihlal ettiği belirtildi.

Geri dönen ailelerin hedef alınması ve korkutulmasının insan haklarına ve insani değerlere aykırı olduğu vurgulanan açıklamada, herkesin güvenli ve onurlu bir yaşam sürme hakkının bulunduğu ifade edildi. Mülkiyet hakkının korunması gerektiğine dikkat çekilerek, saldırıların hem geri dönenlerin güvenliğini hem de toplumsal barışı tehdit ettiği kaydedildi.

Soruşturma ve hesap verebilirlik çağrısı

Açıklamada, yetkililere saldırıları durdurma, geri dönen aileleri koruma ve sorumluların hesap vermesini sağlama çağrısı yapıldı. Benzer olayların tekrarlanmaması için ciddi ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesi gerektiği belirtildi.

Güvenli geri dönüşün temel bir hak olduğunun altı çizilen açıklamada, kalıcı barışın insanların onuruna saygı gösterilmesi, sivillerin korunması, adaletin sağlanması ve sorumluların hesap vermesiyle mümkün olacağı vurgulandı. Açıklama, “Güvenlik herkesin hakkıdır; eve dönüş, yeni bir korku ve acının değil, huzurun başlangıcı olmalıdır. Güvenli dönüş koruma olmadan, adalet ise hesap sorulmadan sağlanamaz” ifadeleriyle sona erdi.