Sudan’da iki çocuk tecavüze maruz kaldı
Kuzey Darfur’da, aralarında 14 yaşında bir çocuğun da bulunduğu aynı aileden iki kız çocuğu, silahlı ve maskeli kişilerin tecavüzüne maruz kaldı.
Haber Merkezi- Sudan’da kadınlara yönelik sistematik cinsel şiddet, hesap verebilirliğin sağlanamadığı bir ortamda savaş aracı olarak kullanılmaya devam ediyor. İnsan onurunu hedef alan bu ağır ihlallerin önlenmesi ve hayatta kalanların korunması için acil uluslararası müdahale çağrıları yapılıyor.
Yerel kaynaklar, Kuzey Darfur eyaletinin Tavile ilçesinin güneyindeki Tarni Ormanı’nda, aynı aileden iki kız çocuğunun silahlı ve maskeli kişiler tarafından tecavüze maruz kaldığını bildirdi. Tecavüze maruz bırakılan çocuklardan birinin 14 yaşında olduğu belirtildi. Çocuklar tıbbi yardım almaları için Tavile Hastanesi’ne götürüldü.
Hastaneden bir sağlık kaynağı, iki çocuğun 26 Ekim günü hastaneye ulaştırıldığını, tıbbi muayenelerinin yapıldığını ve ilk müdahalelerinin gerçekleştirildiğini doğruladı. Yerel koruma ağlarından kaynaklar ise saldırıdan sağ kurtulan çocuklara ve ailelerine ilk psikolojik desteğin sağlandığını aktardı.
Şiddet olayları artıyor
Saldırı, Birleşmiş Milletler’e bağlı kuruluşların ve yerel örgütlerin verilerinin, Nisan 2023’te Sudan’da çatışmaların başlamasından bu yana Darfur bölgesinde toplumsal cinsiyete dayalı şiddet vakalarında kaygı verici bir artışa işaret ettiği bir dönemde yaşandı.
Yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kamplarda kadınlara ve kız çocuklarına yönelik benzer ihlaller tekrarlanıyor. Özellikle odun toplamak veya tarım işlerinde çalışmak gibi geçimlerini sağlamak amacıyla yürüttükleri faaliyetler sırasında saldırı riskiyle karşı karşıya kalıyorlar. Güvenlik koşullarının kırılganlığı ve koruma mekanizmalarının yetersizliği bu riski artırıyor.
Öte yandan Kuzey Darfur’daki hastaneler de iç içe geçmiş sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. İlaçların yanı sıra uzun süreli psikolojik destek hizmetlerinde ve çocuklara yönelik uzmanlaşmış sağlık bakımında ciddi eksiklikler yaşanıyor.
İnsan hakları örgütleri, yerinden edilmiş kişilerin kamplarda korunması, odun ve yakıt için güvenli alternatifler sağlanması ve saldırıdan sağ kurtulanların güvenli ve gizli yönlendirme mekanizmalarına erişebilmesi gerektiğini vurguluyor. Örgütler ayrıca, hayatta kalanların kimliklerinin açıklanmaması ve onurlarının ve güvenliklerinin korunması çağrısında bulunuyor.