QSD ve Şam arasında imzalanan anlaşmanın detayları açıklandı

Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, QSD ile Şam arasında imzalanan anlaşmanın detaylarını açıkladı.

Haber Merkezi- Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, QSD ile Şam yönetimi arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin Zoom üzerinden basın toplantısı düzenledi. Dünya genelinden çok sayıda gazetecinin katıldığı toplantıda soruları yanıtlayan Îlham Ehmed, anlaşmanın amaçlarını, entegrasyon sürecinin çerçevesini ve sahadaki güvenlik düzenlemelerine dair başlıkları paylaştı.

Îlham Ehmed’in açıklamalarının konu başlıkları şu şekilde:

Haftalar süren halk direnişini kutlayan Îlham Ehmed, “Günler süren direnişiniz sonuç verdi. Kanın durması için böyle bir anlaşmaya gittik. Kürt soykırımının engellenmesi için bu anlaşmayı imzaladık. Bu anlaşmayla daimi bir ateşkesin gerçekleşmesini istiyoruz. Bu anlaşmayla QSD ile Şam yönetimine ait askeri sınırlar da çizildi. Bu çerçevede 3 tümen oluşturulacak. QSD’ye ait. Biri Hesekê’de biri Kobanê’de olacak. Asayiş güçlerimiz değişmeyecek, yerlerine kimse geçmeyecek ve onlar yerinde kalmaya devam edecek. Bölgenin savunulması ve resmi bir güç olması için İçişleri Bakanlığı’na ait bir güç, Hesekê ve Qamişlo’ya geçecek. Entegrasyon meselesi sona erince yeniden bölgeden çıkacaklar. Güçlerimiz Suriye Güvenlik Güçleri’ne entegre olacak” dedi. 

Yerel idare ve eğitim: Hesekê Valisi’ni biz belirleyeceğiz

“Hesekê Valisi’ni biz belirleyeceğiz. Sivil kurumlar yeniden örgütlenecek. Yıllardır anadilde yapılan eğitim sistemi resmi bir şekilde kabul edilecek. Lise ve üniversitelerde bu sistem resmi olacak. Geri kalan eğitimin hangi dilde yapılacağına dair görüşme gerçekleşti. Anadilde eğitimin 2 saat olması şeklindeki kararı biz doğru bulmadık, eksik bulduk. O nedenle buna dair diyalog devam edecek. Sistemin yeniden konuşulması yönünde ihtiyaç var. Ancak ilk etapta eğitimin anadilde olması yönünde bir kabul gerçekleşti.

Sınır yönetimi ve güvenlik görevleri bölge halkında

Anlaşmada sınırların durumu da yer alıyor. Sınırda görev alacaklar, bölgeden olacak. Bunlar değişmeyecek ve devlet resmi olarak bu görevlileri tanıyacak. Devletin resmi görevlileri olarak çalışacaklar. Sınırların korunması yine bölgede olacak. Bölge bunu üstlenecek, bu konuda bir değişim olmayacak. Sınır yönetimi devlete bağlı olacak, ancak çalışanlar bölge halkı olacak. Havalimanı için de aynı şey geçerli.  

Siyasi mücadelede yeni dönem mesajı

Bu süre zarfında çok büyük fedakarlıklar verildi, çok şehit verildi. Onlara minnettarız. Onlara layık olmak ve hayallerinin gerçekleşmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz. Mücadelemiz bugün yeni aşmaya geçti. Siyasi olarak kanuni olarak mücadelemize devam edeceğiz. Gündemimizde olan konulardan biri de, hükümet içerisinde bakanlıklar içerisinde bölgenin de temsilcilerinin bulunması konusu. Bu eksende görüşmeler sürüyor. 

Anlaşma süreci: Kürt aktörler ve dostlarla temas

Devrim kazanımları üzerinde çok ciddi planlar vardı. Biz de bir aşamaya kadar bu planları boşa düşürdük. Kazanımları korumayı esas aldık. Ve bunu kanuni bir şekilde sürdürmeyi amaçlıyoruz. Bu süreçte dünya kamuoyu, Kürtler ve dostları dünyanın her yerinde ayaktaydı. İmzalanan anlaşma, Kürt dostları, bölge hükümetleri Bakur ve Başur yönetimleri ile paylaşıldı. Görüşleri alındı. Anlaşmada onların da görüşü var. O nedenle bu ittifak üzerinden moralsizlik ve provokasyon yaratmaya çalışanlara karşı dikkatli olunmalı. Bu böyle değil. Bu anlaşmayı şöyle tanımlamalıyız. Biz bunu bir aşamaya kadar getirdik ama devamının gelmesi gerekiyor. 

ABD’ye çağrı: “Koruma yasası” talebi

Bugün ABD’de Kürtlerin savunulması ve korunması için süren bir kampanya var. Bu, çok olumlu bir gelişme. Bunu desteklemeli ve büyütmeliyiz. Eğer ABD’den böyle bir karar çıkarsa, bu anlaşma boşa düşmeyecek. Yanı sıra bu kampanyaya ihtiyacımız var. ABD kamuoyu ve kongresine çağrımız; bu anlaşmayı garanti altına almak için bu kampanya onaylanmalı ve yasa çıkmalı. Bunu başarıya ulaştıracağımız konusunda kendimize güveniyoruz. Bu anlamda diyaloğumuz devam ediyor. 

Serêkaniyê, Efrîn ve geri dönüş gündemi

Efrîn, Şehba, Serêkanîyê, Şêxmeqsûd, Eşrefiye gibi yerlerde yerinden edilmiş halkımızın toprağına geri dönmesi için anlaşmada maddeler yer aldı. İç Güvenlik Güçleri’nin içinde temsilen bizim güçlerimiz de yer almalı ki halkın dönmesi garanti altına alınsın. Serêkaniyê hala Türkiye’nin elinde. İleriki günlerde devredilecek ve halkımız toprağına geri dönebilecek.  

Uluslararası garantörlük: Fransa ve ABD başlığı

Bu anlaşma kanın durması ve savaşın durması için imzalandı. Ve yeni bir aşamaya geçmek için, siyasi bir iradeyi esas almak için müzakereler sürecek. Silahların gölgesindeki zafer eksik kalıyor bunun siyasi bir iradeyle pekişmesi ve kalıcılaşması gerekiyor. Bu anlaşmanın kalıcılaşması için uluslararası garantörlüğe ihtiyaç var. Örneğin Fransa Cumhurbaşkanı bu anlaşmanın garantörü olma rolü üstlendi. ABD de garantör ülke olmak için önümüzdeki günlerde açıklama yapacak. Yanı sıra birçok bölgesel ve uluslararası güç de aynı tutumu sergiledi. 

Uyarı: Anlaşmaya karşı çıkan güçler var

Yazılı kanunlara ihtiyaç var. Kürtlerin varlığı iki saatlik eğitimle sağlanamaz. Varlığımızın tanınması ve garanti altına alınması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde sıkıntılar da çıkabilir. Ancak diyalog yoluyla çözülmesini esas almalıyız. Bu anlamda dikkatli de olmak gerekiyor. Bu ittifakın oldu bitti algısına kapılmamak gerek. Çünkü anlaşma istemeyen güçler de var ve yarın başka şeyler de olabilir. Bunlara karşı uyanık olmak gerek. Kürtleri kırımdan geçirmek isteyenler de var. O yüzden dikkatli olmamız gerekiyor ve mücadelemizi sürdürüp kazanımları büyütmemiz gerekiyor.

Sêmelka Kapısı

Sêmelka Sınır Kapısı artık açık olacak. Oradaki görevliler resmi devlet görevlileri olarak varlığını sürdürecek. 

Diplomatik temas trafiği

ABD ve Fransa ile bu süre zarfında yoğun bir görüşme trafiği vardı. Hatta içinde Arap ülkelerinin de olduğu birçok ülke bizimle yoğun bir diplomatik trafik içindeydi. Hepsi de savaşın önünü almak ve bir anlaşmaya gidilmesi için çabaladı. Bundan sonrası için de bunun devam etmesi gerekiyor. İsrail’den yana soykırımın durması için net bir tutum gördük. 

Ateşkesin izlenmesi ve mekanizma ihtiyacı

ABD ve Fransa’nın anlaşmaya dair açıklama yapmasını bekliyoruz. Görüşmelerimizde, ateşkesin kalıcı olması için bir mekanizmanın oluşması gerektiğini ve sürecin izlenmesi, ateşkesin izlemesi gerektiğini söyledik. QSD de bir yere çekilip, konumlanacak diğer güçler de başka yerlere çekilip konuşlanacak. 

ABD’ye eleştiri: Süreçte “olumsuz rol” vurgusu

ABD istenen rolü oynamadı ve olumsuz bir rol oynadı. Özellikle ‘QSD’nin DAİŞ ile savaşta rolü bitti’ şeklindeki açıklamaları zarar verdi. Ancak geç de olsa ABD kamuoyu ve senatörleri ayağa kalktı, bunun sürmesini bekliyoruz. ABD’nin adil bir rol üstlenmesini bekliyoruz. Suriye’nin çok renkliliğinin, dillerin, kültürlerin korunması, zenginliklerin korunması rolünü üstlenmesi gerekiyor. 

Toplumsal çeşitlilik ve Êzidîler

Êzidîler de anlaşmanın içinde. Anlaşmada Kürtlerin kültürel özelliklerinin korunması gerektiği konusu vardı. Êzidîlerin korunması konusu da var. Bugün Hesekê’de sadece Kürtler yaşamıyor. Süryani, Hristiyan, Türkmen birçok halk var. O nedenle bu özgünlüklerin korunması gerekiyor. 

Merkeze bağlı kurumlar ve bölgedeki sivil yapı

Eskiden Esad rejimi sürecinde idari kurumlar vardı. Merkeze bağlı idari kurumlar yeniden açılacak. Ancak bölgedeki bazı sivil toplum örgütleri çalışmalarını sürdürmeye devam edecek. Resmi olanlar ise merkeze bağlı bir şekilde varlığını sürdürecek. 

Kobanê’nin idari statüsü

Kobanê idari anlamda resmi bir şekilde Halep’e bağlı. Hem idari hem de güvenlik noktasında resmi olarak Halep’e bağlı. İdari sorunlarını Halep ile çözecek. Ancak yönetimini, sivil toplum örgütleri ve kurumları Kobanê halkı sağlayacak. Bölgenin yetkilileri var ve bu yetkililer resmi olarak devlette tanımlanacak. Ve onlar Kobanê bölgesinden sorumlu olacak. Temsiliyette ne olacağı, nasıl yönetileceği gibi konular Şam ile görüşülmeye devam edilecek.  

Türkiye ile temas

Türklerle dün bir görüşmemiz vardı. Bize resmi olarak Efrîn’den çıktıklarını ve tüm kurumları teslim ettiklerini bize resmi olarak söylediler. Serêkaniyê’den de çekilip teslim edeceklerini bize resmi olarak bildirdiler. Bu anlaşma bizimle devlet arasındaydı. Aleviler ve Dürzilere dair bir şey yoktu, ancak bunların da önümüzdeki süreçte tartışılması gerekiyor.”

Topluma uyarı

Halk tedbirini alsın ve uyanık olsun. Devlet yetkililerinden gelecek kişiler sadece kurumların entegrasyon süreci için gelecekler. Bunun resmi boyut kazanması için gelecekler. Bu anlamda sonsuz bir güven veremem. Hiç sorun çıkmayacak, bir şey olmayacak diyemem. Bu gruplar arasında tahrihkar olanlar da var. Anlaşma sağlanmasını, huzurun sağlanmasını istemeyen güçler var. O nedenle ilk olarak kendi tedbirimizi kendimizin alması gerekiyor. 

Gözlemcilik ve süreç takibi

Öte yandan da uluslararası güçler entegrasyon sürecinde gözlemci olacak. Şam da bu süreçte sorun çıkmasını istemeyecektir. Ancak yine de uyanık olmamız gerekiyor. 

Yürürlük tarihi

Tutuklular konusunda ise Derhafir’de bizi kandırdılar. Biz ateşkes sağlarken bize saldırdılar. Bu nedenle bunlara savaş esiri diyemiyoruz. Bir an önce bırakılmaları gerekiyor. Barajlar ellerine geçtiği gibi ilk işleri Kobanê ve Hesekê’nin elektrik ve suyunu kesmek oldu. Yıllardır barajlar bizim elimizdeydi ancak tek bir gün Halep’in ne suyunu ne de elektriğini kestik. Ancak onlar ilk gün elektrik ve suyumuzu kestiler. Bunlar anlaşmaya karşı tutumlardır. Anlaşma Pazartesiden itibaren yürürlüğe girecek. 

Entegrasyon öncesi valilik meselesi

Askeri güçler belirlenen merkezlere çekilecek. Asayiş güçleri ise kendi yerlerinde, bunda bir değişim yok. Suriye İçişleri ile Asayişimizin birbirini resmi olarak tanıması gerekiyor. Bu anlamda entegnasyon görüşmelerinin bu çerçevede yapılması gerekiyor. Ondan önce Hesekê Valisi’nin ilan edilmesi gerekiyor. Bundan sonra entegrasyon çalışmalarının başlaması gerekiyor. 

Geri dönüş vurgusu

Göç etmek zorunda kalan halkımızın yeniden inşa süreci için topraklarına dönmesi gerekiyor. Demografyanın yeniden sağlanması açısından da bu önemli.  

Sınır kapıları gündemi

Nisêbîn ile Pirsûs sınır kapılarının açılması için Türkiye ile görüşme halindeyiz. Buna dair net bir şey söyleyemeyiz, bir umut da veremeyiz ancak sınırların açılması için görüşmelerimiz devam ediyor. Öte yandan Şam ile de görüşülmesi gerekiyor. Yine insani anlamda sınırların açılması ve halkın geçişlerinin sağlanması açısından da Şam ile de görüşmelerimiz var. 

DAİŞ dosyası ve Irak’a sevk iddiası

ABD, planları için çok hızlı hareket ediyor. Hapiste bulunan IŞİD’liler artık onlara yük olmaya başladı ve bunları çıkarmak istediler. Öyle anlaşılıyor ki IŞİD’e karşı ve tutuklularına karşı Şam ile bir uzlaşmaya varamadılar ve Irak ile anlaşıp IŞİD’lileri oraya naklettiler.  

Halk desteği vurgusu

Bu süreçte en büyük duyarlılık halkımızın hassas ve duyarlı olmasıdır. Açığa çıkan tablo halkımızın çok onurlu ve fedakarca direnişiydi. Arkamızda bir dağ olduğunu gördük. Biz asla yalnız değiliz ve arkamızda halkımız var. Halkımızın tüm gücünü arkamızda hissettik. 

Kürdistan Bölgesi’nin rolü

Kürdistan Bölgesinin görüşmelerde rolü vardı. ABD ile birçok toplantımız orada yapıldı. Onlar da bu diyaloglara tanık oldular ve gelişmesi için destek oldular.

Ankara açıklaması

Dün Hakan Fidan ilk defa anlaşmaya destek verdiklerini açıkladı ve anlaşmanın sürmesi için de ellerinden geleni yapacaklarını söylüyorlar. Görüşmede de destek oldukları göründü. Öyle devam etmesini umuyoruz. 

Ağır silahlar konusu

Devlete bağlı güvenlik güçleri entegrasyon kapsamında bölgeye tank, top ve ağır silahlarla gelmeyecek. Bunlar İçişlerine bağlı güçler olacak ve küçük silahlarla gelecekler. 

IŞİD kampları ve dosyalar

Mülteci kamplarının bir an önce boşaltılması gerekiyor ve halkın evine dönmesi gerekiyor. Onun dışında Roj ve Hol Kampları var. Hol Kampı artık Şam yönetimi tarafından yönetiliyor. Roj kampına dair ise henüz netsizlik var. Anlaşmaya göre DAİŞ dosyaları artık Şam yönetimine bağlı olacak ve onlar ilgilenecek. ABD bir kısmını götürdü ancak kalanıyla da Şam ilgilenecek. Roj Kampı ile ilgili yeniden konuşulması gereken hususlar var. Şimdiye kadar sadece Savunma Bakanlığı belirlendi ancak diğer bakanlıklar henüz belirlenmedi. Uluslararası güçler ile de görüştük bu konuda ve görüşlerimizi ilettik. 

Uluslararası ittifak mesajı

Tüm dostlara ve halkımızı teşekkürlerimizi sunuyoruz. Tarihi rollerini oynadılar ve oynuyorlar. Bu mücadele devam edecek. Evet savaşı durdurduk ama tehlike devam ediyor o nedenle mücadelemiz de devam edecek. ABD ile DAİŞ’e karşı yan yana durarak dünyayı ve insanlığı savunduk. Bugün de bu ittifakın sürmesi gerekiyor. Nasıl ki DAİŞ’e karşı yan yana savaştıysak Suriye’nin yeniden inşası için de bu ittifak sürmeli. Uluslararası güçler ve koalisyon güçleri için de bu çağrımız geçerlidir. Halkımızın sesini duyun. Halkımızın, şimdiye kadar dünyada hiçbir hakkı ve varlığı kabul edilmedi ve statüsüz bırakıldı. 

Hak ve statü vurgusu

Bakûr Kürdistanı ve Türkiye’de şu anda bir barış süreci gelişiyor. Ve bu sürece yönelik de zaman zaman saldırılar sürüyor. Ancak bir yılı aşkın süredir Rojava’da bir ateşkes varsa Bakur’da atılan bu adım sayesindeydi. Amaç devrim değerlerinin savunulmasıydı. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için de destek olunması gerekiyor. Türkiye her zaman Kürtleri en büyük sorunu olarak gördü. Çünkü Kürt sorunu uluslararası anlamda en üst düzeye çıktı. Kürtlerin haklarının kabul edilmesi yönünde güçlü mücadele verildi. Buna tereddütlü yaklaşılamaz. Kürt sorununun çözümü için Türkiye barış sürecine tam destek sağlamalı. Bu süreci barışma tamamlamak için destek verilmeli. Biz de Suriye’de statü ve hak sahibi olmak için sonuna kadar mücadelemize devam edeceğiz.”