Qamişlo’da kadınlardan savaşın gölgesindeki çocuklara psikososyal destek

Rojava’ da faaliyet yürüten Sterk Örgütü, çatışmalardan etkilenen çocuklara yönelik psikolojik ve sosyal destek programları uyguluyor. Kadınların öncülük ettiği çalışmalar, çocukların güven duygusunu yeniden kazanmalarını hedefliyor.

ESMA MUHAMMED

Qamişlo – Silahlı çatışmaların derinleşen etkileri ve savaşın çocuklar üzerinde bıraktığı ağır psikolojik ve toplumsal yük karşısında, kadın öncülüğündeki inisiyatifler insani savunmanın ilk hattını oluşturuyor.

Bu kapsamda Rojava’da faaliyet gösteren “Sterk Örgütü” çocuk haklarını korumaya ve ihlalleri izlemeye yönelik çalışmalar yürütürken, aynı zamanda sürdürülebilir psikolojik ve sosyal destek programları uyguluyor. Kuruluş bünyesinde ağırlıklı olarak kadınlar görev alıyor.

Farkındalık programları ve psikososyal destek

Sterk Örgütü yönetiminde yer alan Sabah Fazıl, kurumun temel çalışmalarının çatışma bölgelerinde çocuklara yönelik hak ihlallerini takip etmek, kınama açıklamaları yayımlamak ve sorumluların hesap vermesi için ilgili kurumlara çağrıda bulunmak olduğunu belirtti. Bunun yanı sıra savaşın etkilerini hafifletmeye yönelik farkındalık programları ile psikososyal faaliyetler yürüttüklerini, çocukların eğitim ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için de çaba gösterdiklerini ifade etti.

Sabah Fazıl, savaş nedeniyle yoğun korku ya da travma yaşayan bir çocuğa müdahale ederken ilk adımın “güven duygusunu yeniden inşa etmek” olduğunu söyledi. Çocuğun sakin ve güvenli bir ortamda karşılandığını, konuşmaya zorlanmadığını vurgulayan Sabah Fazıl, iyileşmenin ilk koşulunun çocuğun artık tehlike altında olmadığını hissetmesi olduğunu dile getirdi.

Ardından aileyle iletişime geçilerek yaşananların anlaşılmaya çalışıldığını ve çocuğa özel bir destek planı hazırlandığını aktaran Sabah Fazıl, bu planın resim, oyun ve grup etkinlikleri gibi duygusal boşalım sağlayan faaliyetleri içerdiğini belirtti. Ayrıca çocuğun eğitim ve sosyal yaşama kademeli olarak yeniden dahil edilmesinin, günlük rutinini geri kazanması açısından hayati önemde olduğunu söyledi.

Yerinden edilen çocukların ihtiyaçları farklı

Çalışmaların kısa süreli destekle sınırlı kalmadığını kaydeden Sabah Fazıl, çocuk ve ailesini kapsayan uzun vadeli bir takip süreci yürüttüklerini belirtti. Travmanın etkilerinin hızlıca ortadan kalkmadığını ifade eden Sabah Fazıl, düzenli görüşmeler, sürekli etkinlikler ve ebeveynlere yönelik rehberlik çalışmalarının bu sürecin parçası olduğunu söyledi.

Bombardıman ya da zorunlu göç sırasında çocuğa verilecek desteğin, aileyi güçlendirmeden tamamlanamayacağını dile getiren Sabah Fazıl, “ebeveynler çocuk için birincil güven kaynağıdır” dedi. Sabah, bu nedenle ailelere, çocuklarının yanında sakin kalabilmeleri ve destekleyici tutum geliştirebilmeleri için eğitim verildiğini aktardı.

En zor vakaların, çocuğun bir aile ferdini kaybetmesi ya da yıkıcı bir saldırıdan sağ kurtulması gibi doğrudan şiddete tanıklık ettiği durumlar olduğunu belirten Sabah Fazıl, bu tür deneyimlerin derin psikolojik izler bıraktığını ve uzman müdahalesi ile uzun süreli destek gerektirdiğini ifade etti. Küçük bir müdahalenin dahi savaş koşullarındaki bir çocuğun hayatında büyük fark yaratabileceğini vurguladı.

Sabah Fazıl ayrıca yerinden edilen çocukların ihtiyaçlarının, yaşadığı yerde kalmaya devam eden çocuklardan farklı olduğunu söyleyerek, “Göç etmek zorunda kalan çocuklar evini, okulunu ve arkadaşlarını kaybediyor; buna karşılık bulunduğu yerde kalan çocuklar korkuya rağmen bazı istikrar unsurlarını koruyabiliyor. Bu nedenle her çocuğa koşullarına uygun, bireysel bir yaklaşımla destek sunulması gerekiyor” diye belirtti.

Resim, boyama, terapötik oyun ve iş birliğine dayalı etkinlikler gibi kapsamlı psikososyal programların amacının yalnızca eğlence olmadığını belirten Sabah Fazıl, asıl hedefin çocuğun güven duygusunu yeniden inşa etmek, özgüvenini güçlendirmek ve savaş koşullarına rağmen çocukluğunu yaşayabilmesini sağlamak olduğunu söyledi.

‘Çocuğun ruh sağlığını korumak, geleceği korumaktır’

Sabah Fazıl, psikolojik desteğin çocukların geleceğini korumak açısından zorunlu olduğuna dikkat çekerek, travmaların ihmal edilmesi halinde uzun vadeli ruhsal sorunlara dönüşebileceğini ifade etti. Ailelere, kurumlara ve topluma çağrıda bulunan Sabah Fazıl, savaşın çocuklar üzerindeki etkisinin küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı.

Güvenli bir ortam oluşturmanın basit bir adım gibi görünse de daha istikrarlı bir toplum için gerçek bir yatırım olduğunu belirten Sabah Fazıl, “Bugün çocuğun ruh sağlığını korumak, yarının geleceğini korumaktır” dedi.