Qamişlo’da kadın öz savunması: Koruma, direniş ve toplumsal sorumluluk
Artan tehditler ve güvenlik riskleri karşısında Qamişlo’daki kadınlar, mahalle nöbetlerinden toplumsal istikrarın korunmasına kadar aktif rol üstleniyor. Kadınlar savunmanın yaşamın her alanında sürdüğünü vurgulayarak “geri adım yok” diyor.
ASMAA MUHAMMED
Qamişlo – Kuzey ve Doğu Suriye’de artan askeri gerilim ve tehditler karşısında kadınlar savunma hattında daha görünür bir konuma geçti. Kadın Öz Savunma Güçleri, yalnızca moral destek sunan bir yapı olmadıklarını; mahalle güvenliğini sağlayan, toplumsal istikrarı koruyan ve askeri güçlerle eş zamanlı hareket eden aktif bir savunma unsuru olduklarını söylüyor. Kadınlar, savaşın dayatıldığı bir ortamda geri çekilmeyeceklerini vurgulayarak, topraklarını ve toplumu koruma iradesini sürdüreceklerini belirtiyor.
Sembolik destekten aktif savunmaya
Kadın Öz Savunma Güçleri üyesi Semira Alaeddin Hasan, Qamişlo’daki kadınların topraklarını, haklarını ve bölge halkını korumak için silahlandığını belirterek, “Bölgeyi hedef alan savaş kadınların iradesini zayıflatmadı; aksine direniş alanındaki varlığını güçlendirdi. Kadınlar toplumu tehdit eden her türlü tehlikeye karşı hazır. Koruma sorumluluğu yalnızca askeri cephelerle sınırlı değildir; çocukları ve anneleri olası ihlallerden korumayı da kapsar. Bu, güvenlik görevi olmadan önce toplumsal bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.
Kadınların savunmaya katılımının geçici bir durum olmadığını belirten Semira Alaeddin Hasan, bunun Rojava Devrimi’nin başlangıcından bu yana kök salmış bir gerçeklik olduğunu söyledi. Kadınların farklı aşamalarda hem silah taşıyarak hem de düşünsel direniş ve toplumsal örgütlenme yoluyla temel roller üstlendiğini, bunun da toplum içinde öz savunma kültürünün yerleşmesine katkı sunduğunu dile getirdi.
Semira Alaedin Hasan, “Kadın Öz Savunma Güçleri, cephelerde görev yapan savaşçı güçlerin tamamlayıcı bir parçası niteliğinde. Askeri güçler doğrudan tehditlerle karşı karşıya gelirken, şehirlerde kadınlar istikrarı koruma ve güvenliği bozan girişimleri engelleme sorumluluğunu üstleniyor. Kadınlar, ‘Jin, Jiyan, Azadî’ sloganıyla zafer elde edilene kadar direnişi sürdürecek. Toplumu tehdit eden bir tehlike var olduğu sürece kadınların savunma alanındaki varlığı da devam edecektir” dedi.
Toplumsal sorumluluk ve öz savunma
Qamişlo’daki Şehit Remzi Komünü yöneticisi Pervin Muhammed, Kuzey ve Doğu Suriye’de son askeri tırmanış sırasında yaşanan ihlallerin toplumsal doku açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Sivillerin hedef alınmasının ve binlerce ailenin evlerinden ve topraklarından zorla göç ettirilmesinin, halkın karşı karşıya olduğu risklerin boyutunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
“Kürt halkı toprağının ve varlığının özgürlüğünü savunmak için direnişini sürdürüyor” diyen Pervin Muhammed, Kobanê’de devam eden kuşatma ve temel ihtiyaç maddelerindeki eksikliğin açık bir insan hakları ihlali olduğunu vurgulayarak, savaşın askeri çatışmanın ötesine geçerek, günlük yaşamın temel unsurlarını hedef aldığını ifade etti.
Dayanışma çağrısı
Her yaştan kadının bölgenin güvenliğini tehdit eden her türlü girişime karşı hazır olduğunu belirten Pervin Muhammed’e göre, kadın hareketinin rolü yalnızca moral vermekle sınırlı değil; aynı zamanda toplumsal koruma sisteminin ayrılmaz bir parçası. İnsani değerleri aşan bir tırmanış yaşandığını söyleyen Pervin Muhammed, binlerce sivilin yerinden edilmesinin kolektif bir sorumluluk doğurduğunu sözlerine ekledi.
Pervin Muhammed, herkesi dayanışma içinde hareket etmeye ve bölgeyi savunan güçlerle omuz omuza durmaya çağırdı. Farklı koşullar altında da bu güçlere destek verilmesi gerektiğini belirten Pervin Muhammed, kamuoyuna ve Kürdistan’ın dört parçasındaki halka seslenerek, “Rojava halkını yalnız bırakmayın. İçinden geçtiğimiz süreç hassas bir dönemdir; zorlukların aşılması ve istikrarın sağlanması için ortak bir duruş şarttır. Kadınlar, devrim sürecinin 14 yılı boyunca olduğu gibi, bölgelerini korumaya ve haklarını savunmaya geri adım atmadan devam edecektir” çağrısında bulundu.
‘Topraklarımızı savunacağız, vazgeçmeyeceğiz’
Kadın Öz Savunma Güçleri üyesi Leyla Hasan ise kadınların askeri güçlere net bir mesaj vermek istediklerini söyledi: “Savunma sürecinin ortağıyız ve desteğimizden geri adım atmayacağız.” Leyla Hasan, bu duruşun kader birliği ve toplumu koruma konusunda ortak sorumluluk bilincinden kaynaklandığını vurguladı.
Leyla Hasan, bölgeye dayatılan tehdit ve savaşın kadınları topraklarından vazgeçirmeyeceğini, aksine direniş kararlılıklarını daha da güçlendirdiğini dile getirerek, “Bu baskılar kadınlara geri adım attırmayacak; sonuna kadar direnişi sürdürecekler. Kadının rolü aynı zamanda yaşamı koruyan anne kimliğiyle de bağlantılıdır, ayrı düşünülemez, çünkü çocukların ve toplumun korunması kadınların temel önceliklerinden biridir” dedi.
‘Savunma varoluşsal bir sorumluluktur’
Leyla Hasan, bölgeyi savunan güçlerle dayanışmanın kararlılıkla devam edeceğini belirterek şunları ekledi: “Kadınlar, vatan ve kendilerini koruyan güçler için fedakarlığa hazır. Bölgenin maruz kaldığı saldırılar karşısında sessiz kalmak artık bir seçenek değil. Kadınların iradesi, güvenlik ve istikrar hedefleri gerçekleşene kadar varlığını sürdürecek. Kadınlar, zorluklar ne kadar artarsa artsın koruma ve destek rollerinden geri adım atmayacak. Çünkü toprak ve onur savunması onlar için geri dönüşü olmayan, varoluşsal bir sorumluluktur.”