Qamişlo’da göçlerin yarattığı krizi kadınlar yönetiyor

Saldırılarla birlikte binlerce sivilin yerinden edildiğini ve önemli bir kısmının Qamişlo’ya sığındığını belirten Kongra Star Kadın Ekonomi Komitesi’nden Ghaliya Mahmoud Najjar, kadınların krizin atlatılmasında önemli rol oynadığını söyledi.

ASMAA MUHAMMED

Qamişlo – Suriye geçici yönetimindeki cihatçı Hayat Tahrir el-Şam ve IŞİD bağlantılı çeteler, Türk devletinin desteğiyle Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırarak binlerce sivili yerinden etti. Her yerinden edilme dalgasında kayıplar, yalnızca boş evlerin sayısıyla değil, toplum ve ekonomide oluşan dengesizlikle de ölçülür. Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinden binlerce yerinden edilmiş ailenin Qamişlo’ya ulaşmasıyla şehir, ekonomik baskının uçsuz bucaksız bir alanına dönüştü. Bu yerinden edilme dalgası ve ekonomik ablukanın yarattığı baskı koşullarında, Qamişlo’daki kadınlar, barınma alanlarının organize edilmesinden günlük ihtiyaçların karşılanmasına, yerel ekonominin desteklenmesinden kriz döneminde yaşamın sürekliliğinin sağlanmasına kadar birçok alanda aktif rol üstleniyor. Onların emeği, şehrin üzerindeki kriz etkilerini hafifleten ve topluluğun hayatta kalmasını sağlayan temel bir güç olarak öne çıkıyor.

Tedarik zincirindeki aksamalar

Qamişlo’da Kongra Star Kadın Ekonomi Komitesi’nden Ghaliya Mahmoud Najjar, cihatçı HTŞ’nin askeri tırmanışı sonucunda çok sayıda sivilin yerinden edildiğini ve bunun Qamişlo’ya göç dalgası olarak yansıdığını belirtti. Bu durumun yaşam koşulları ve ekonomi üzerinde büyük yük oluşturduğunu vurgulayan Ghaliya Mahmoud Najjar, göçün ana yolların kapanmasıyla aynı döneme denk geldiğine dikkat çekerek, “Tedarik zincirleri ciddi şekilde aksadı, ekmek, ısıtma malzemesi ve yemeklik yağ gibi temel ihtiyaç maddeleri bulunamadı. Piyasa faaliyetleri durma noktasına geldi ve şehir ekonomik baskı altında kaldı” dedi.

‘En büyük zorluk barınma ihtiyacı’

Tedarik, ekonomi ve tarım kurumlarının yerel topluluk arasında işbirliği sağlayarak, sınırlı kaynakları yönetmeye ve krizin daha da kötüleşmesini önlemeye çalıştıklarını dile getiren Ghaliya Mahmoud Najjar, en büyük zorluğun ise yerinden edilmiş kişiler için barınma ve temel ihtiyaçları güvence altına almak olduğunu söyledi. Ghaliya Mahmoud Najjar, “Birçoğu, dondurucu soğuk ve ciddi ısıtma eksikliği içinde okullara, ibadet yerlerine veya tamamlanmamış binalara sığınmak zorunda kaldı” diye aktardı.

‘Kadınlar toplumsal uyumda önemli rol oynadı’

Kadınlar yerinden edilmenin en büyük yükünü taşıdığını ifade edene Ghaliya Mahmoud Najjar, “Aile bakımı ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılama sorumlulukları, hazırlıksız oldukları sert psikolojik ve ekonomik koşullar altında katlanarak arttı. Buna rağmen kadınlar toplumsal uyumda önemli rol oynadı. Barınma alanlarının hazırlanmasından çocukların bakımına, organizasyon çalışmalarından ekonomik faaliyetlere kadar birçok alanda önemli rol üstleniyor. Ayrıca nöbet görevlerine katılıyor ve savaşçılara yemek hazırlayarak lojistik destek sağlıyor” sözlerine dikkat çekti.

Ekonomide kadın yönetimi

Bu deneyimin kadınların güçlü bir ekonomik güce dönüşme yeteneğini ortaya koyduğunu anlatan Ghaliya Mahmoud Najjar, sözlerine şöyle devam etti: “Kadın örgütleri, özellikle yerinden edilmiş kadınlar olmak üzere kadınları, bağımsız bir gelir garantisi sağlayan ve yerinden edilmenin etkilerini hafifleten küçük projeler aracılığıyla güçlendirmek için çalışıyor. Kaynak kıtlığına rağmen, yerel ekonomik faaliyetin önemli bir yüzdesi artık kadınlar tarafından yönetiliyor. Toplumsal dayanışma sayesinde fırınlar açık tutuluyor, tüccarlar yaşam standartlarında çöküşü önlemek için kolektif bir çaba içinde mümkün olduğunca yardım sunmaya devam ediyor. Bu durum krizin şiddetini kısmen hafifletiyor. Mevcut aşama, siyasi, sosyal ve ekonomik zorlukların üstesinden gelmek için geniş bir işbirliği gerektiriyor."

‘Bu süreci atlatmanın garantisi topluluk direnci ve dayanışma’

Birincil amacın sakinlerin evlerine geri dönmesi olduğuna dikkat çeken Ghaliya Mahmoud Najjar, "Toprak sadece yaşanacak bir yer değildir, ekonomik ve sosyal istikrarın temelidir. Topluluğun direnci ve dayanışması, bu aşamayı en az kayıpla atlatmanın gerçek garantisini oluşturur" dedi.