Qamişlo’da anneler öz savunmada: Evlerimizi ve çocuklarımızı koruyoruz
Artan saldırılarla birlikte Qamişlo’daki anneler, çocuklarını, evlerini ve mahallelerini korumak için silahlandı. “Tehlike karşısında kırılmaz bir güce dönüşüyoruz” diyen anneler, koruma görevinin sevgi ve kolektif iradeyle sağlandığını kaydetti.
ASMAA MUHAMMED
Qamişlo – Suriye geçici yönetimindeki cihatçı Hayat Tahrir el-Şam (HTŞ) ve IŞİD bağlantılı çetelerin Türk devletinin desteğiyle Kuzey ve Doğu Suriye’de düzenlediği saldırılar, halkı güvenliği artırma konusunda harekete geçirdi. Qamişlo kentindeki kadınlar, silahlanmalarının savaşa aceleyle hazırlanmak anlamına gelmediğini, aksine güvenlik gerilimleri ve genel seferberlik ilanından sonra zorunlu bir tercih olduğunu vurguladı. Kadınlar, çocuklarını, evlerini ve mahallelerini koruma sorumluluğu ile bölgeyi savunan güçleri destekleme görevini doğrudan üstlenmiş durumda. Bu tutum, tehlike anlarında anneliğin terk edilemez bir koruma ve direniş eylemine dönüştüğüne olan inançlarından kaynaklanıyor.
Silahlanma zorunlu bir yanıt
Üç çocuk annesi Layla Ali al-Din Hassan, silahlanmanın savaş sevgisinden doğan bir tercih olmadığını, aksine son gelişmelerin dayattığı olağanüstü koşullara verilen zorunlu bir yanıt olduğunu söyledi. Genel seferberlik ilanının, özellikle kadınlar olmak üzere bölge sakinlerine mahallelerini ve evlerini koruma sorumluluğunu doğrudan yüklediğini belirten Layla Ali al-Din Hassan, kadınların bölgeyi savunan güçlerin yanında yer almaktan çekinmediğini ifade etti. Layla Ali al-Din Hassan, koruma çalışmalarına katılan kadınların gece-gündüz devriye gezdiğini ve görevlerini aralıksız sürdürdüğünü dile getirdi.
Zor koşullara rağmen çalışmaların durmadığını vurgulayan Layla Ali al-Din Hassan, asıl amaçlarının çocukları ve bölge sakinlerinin onurunu korumak olduğunu söyledi. “Biz savaş sevenler değiliz, ancak son gerçeklik bizi kendimizi, onurumuzu ve çocuklarımızın geleceğini savunmak için silahlanmaya zorladı” diyen Layla Ali al-Din Hassan, güvenlik gerilimlerinin yalnızca belirli bir grubu değil, Kürtler, Süryaniler, Araplar, Aleviler, Dürziler ve diğer tüm toplulukları etkilediğine dikkat çekti. Layla Ali al-Din Hassan, bu durumun, kadınlar arasında toplumsal dokuyu korumak ve bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik girişimlere karşı birlikte hareket etme ihtiyacını güçlendirdiğini kaydetti.
‘Koruma, sevgi ve kolektif irade ile sağlanıyor’
Kadınların sokaklara çıkarak tüm güçleriyle koruma sorumluluğunu üstlendiğini belirten Layla Ali al-Din Hassan, kendilerini ve çocuklarını mümkün olan her yolla savunmaya hazır olduklarını vurguladı. Layla Ali al-Din Hassan, “Kadınlar cephe hatlarını koruyan güçleri desteklerken, aynı zamanda mahallelerde ve siviller arasında konuşlanarak güvenliği sağlıyor ve herkesi koruyor” dedi. Genel seferberlik ilanının, bölgenin güvenliğini istikrarsızlaştırmaya çalışan çok sayıda şüphelinin yakalanmasına katkı sunduğunu ifade eden Layla Ali al-Din Hassan, yürütülen çabaların boşa gitmediğini ve sahada somut sonuçlar verdiğini söyledi. Layla Ali al-Din Hassan, “Bugün daha güçlü bir güvenlik ve istikrar duygusu hakim. Bu koruma, kişisel kaygılardan uzak, sevgi ve kolektif iradeyle sağlanıyor” şeklinde konuştu.
‘Kürt halkı birliği sayesinde asla yenilmeyecek’
Koruma görevini yerine getirirken çocuğunu da yanında götürdüğüne dikkat çeken Layla Ali al-Din Hassan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu davranış, bir annenin sorumluluğunun sadece kendi çocuklarıyla sınırlı olmadığını, bölgedeki tüm çocukları kapsadığını hissetmesinden kaynaklanmaktadır. Bu süreçte kadınlar rollerinden kaçmadı, tam tersine özellikle toplumsal koruma alanında temel ve etkili bir rol üstlendik. Genç kadınlardan ileri yaştaki kadınlara kadar her yaştan kadın, olası tehlikelerle yüzleşmek için olağanüstü bir güç ve hazır olma hali gösterdi. Birbirimizi destekliyoruz ve kimsenin insanların onuruna saldırmasına izin vermiyoruz. En tehlikeli terör örgütleriyle, özellikle de IŞİD ile karşı karşıya kalan Kürt kadınları olarak irademizin kırılmaz olduğunu ve tüm tehditlerle yüzleşeceğimizi kanıtladık. Adaletsizliğe karşı zafer kazanmanın tek yolunun birlik olduğuna inanıyorum. Kürt halkı, kenetlenmesi ve birliği sayesinde asla yenilgiye uğramayacaktır.”
Ön saflarda görev alıyorlar
Kadınlardan Awaz Ali ise, bölgede yaşanan son güvenlik durumunun kadınları çocuklarını ve evlerini korumak için silahlanmaya zorladığını söyledi. Bu kararın, genç erkek ve kadınların büyük bölümünün ön saflarda görev yapması nedeniyle, halkın güvenliğini tehdit edebilecek her türlü tehlike ve sızmayı önlemek amacıyla alındığını belirten Awaz Ali, kadınların bugün ikili bir rol üstlendiğini ifade etti.
Tereddütsüz direniş
Awaz Ali, “Genç erkekler ve kadınlar cephe hatlarında görevlerini yerine getirirken, mahallelerde kalan kadınlar da silahlanarak bölgeyi savunan güçlerin yanında yer alıyor, koruma ve destek görevini üstleniyor” dedi. Bir annenin evine ya da çocuklarına yönelik bir tehlike hissettiğinde kırılmaz bir güce dönüştüğünü vurgulayan Awaz Ali, “Hiçbir düşmanın bizi topraklarımızdan söküp atmasına ya da çocuklarımızın güvenliğini tehdit etmesine izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızı ve topraklarımızı savunmak için tereddüt etmeden elimizden gelen her şeyi yapacağız” sözlerinin altını çizdi.
‘Kadınlar toprak uğruna canlarını feda etmeye hazırdır’
Kadınların yalnızca silah taşıyarak değil, yemek hazırlamaktan gece boyunca uyanık kalmaya, mahalleleri korumaktan gece devriyelerine katılmaya kadar birçok alanda destek sunduğunu kaydeden Awaz Ali, tüm bu çabaların bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlama amacı taşıdığını dile getirdi. “Kadınlar toprak uğruna canlarını feda etmeye hazırdır” diyen Awaz Ali, çocuklarını savunabilecek her kadının bu sorumluluktan kaçınmaması gerektiğini vurguladı.
Kadınların cephedeki genç kadın ve erkeklerden daha az cesur ya da güçlü olmadığını ifade eden Awaz Ali, “Kadınların silah taşıması, onların farkındalığının, entelektüel gücünün ve çocuklarıyla toplumu korumaya yönelik yüksek sorumluluk bilincinin kanıtıdır. Kadınlar gece boyunca uyanık kalıyor, gündüzleri ise yorulmadan ve geri çekilmeden koruma görevlerini sürdürmeye devam ediyor” dedi.