Ortadoğu Gençlik Heyeti: Rojava’da ulusal tasfiye var
Abdullah Öcalan ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na başvuran Ortadoğu Gençlik Heyeti, HTŞ’nin Rojava’daki saldırılarını “ulusal tasfiye” olarak niteledi ve uluslararası toplumu sivilleri korumak için acilen harekete geçmeye çağırdı.
Ankara – Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulunan Ortadoğu Gençlik Heyeti, bakanlık önünde yaptığı açıklamada HTŞ’nin Rojava’da sürdürdüğü saldırıların “ulusal tasfiye” niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, yaşanan ihlallerden sorumlu tüm tarafların hukuki ve ahlaki olarak hesap vermesi gerektiği belirtilerek, uluslararası topluma acil müdahale çağrısı yapıldı.
Mısır, Fas, Tunus, Lübnan ve Irak’tan siyasi parti ve örgüt temsilcileri ile aktivist gençlerden oluşan Ortadoğu Gençlik Heyeti, Abdullah Öcalan ile görüşme talebiyle Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulundu. Başvurunun ardından bakanlık önünde yapılan basın açıklamasının Türkçesini DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi Rezan Kağanarslan, Arapçasını ise Süryani genç gazeteci Caesser Matti okudu.
Açıklamada, Abdullah Öcalan’ın derhâl serbest bırakılması ve siyasal ile sivil haklarının iade edilmesi talep edildi. Türkiye ve HTŞ destekli paramiliter grupların saldırılarına tepki gösterilen açıklamada, Kürt halkının Halep’te “silahsızlandırma” bahanesiyle Colani milisleri tarafından zorla yerinden edildiği, sistematik baskıya maruz kaldığı ve kolektif haklarının açık biçimde ihlal edildiği ifade edildi.
“Tasfiye saldırıları Kürt kadınlarını hedef alıyor”
Açıklamanın devamında, yaşanan saldırıların emperyalist hâkimiyet ve tekelleşmeyi hedefleyen bölgesel projelerin parçası olduğu vurgulandı. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi bölgesinde sivilleri hedef alan, yaşam, onur ve güvenlik haklarını ihlal eden etnik ve ulusal tasfiye saldırılarının sürdüğü belirtilerek, bu politikaların özellikle devrimci öncülüğün taşıyıcısı olan Kürt kadınlarını hedef aldığı kaydedildi.
Ataerkil sistemin, kadınların iradesini zorla bastırmaya çalıştığına dikkat çekilen açıklamada, zorla yerinden etme, güvencesizleştirme, şiddet ve yoksulluk politikalarının kadınlara yönelik baskının temel araçları olduğu ifade edildi. Halklara yönelik baskı ile kadınlara yönelik baskının aynı tahakküm anlayışından beslendiği vurgulandı.
“Öcalan’ın tutukluluğu uluslararası hukuka aykırıdır”
Abdullah Öcalan’ın tutukluluğunun İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile uluslararası sözleşmelere açıkça aykırı olduğu belirtilen açıklamada, bu durumun bölgede yürütülmesi gereken her türlü barış sürecinin siyasi yükümlülükleriyle de çeliştiği ifade edildi. PKK’nin, Abdullah Öcalan aracılığıyla diyaloga dayalı demokratik çözümü toplumsal barışın ön koşulu olarak ilk kez ortaya koyduğu hatırlatılarak, buna rağmen Türkiye’nin tecrit ve hapis politikalarını sürdürdüğü kaydedildi.
Talepler sıralandı
Ortadoğu Gençlik Heyeti, demokratik çözümün barış ortamını hazırlayan hukuki ve ahlaki bir sorumluluk olduğuna işaret ederek, bu sürecin temel tarafı olan Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasının zorunlu olduğunu belirtti. Kürt davasını destekledikleri gerekçesiyle tutuklanan tüm siyasi tutsakların derhâl serbest bırakılması talep edildi.
Halep ve Kuzey-Doğu Suriye’de Kürt halkına yönelik işlenen suçların kesin bir dille reddedildiği açıklamada, “silahsızlandırma” söylemiyle faşist milislere öldürme ve sürgün için alan açılmasının barış getirmeyeceği vurgulandı. Toplumsal eşitlik ve demokrasi olmadan kalıcı barışın mümkün olmadığı ifade edildi.
Uluslararası topluma çağrı
Açıklamanın sonunda, Rojava’daki Kürt halkı ve Kuzey-Doğu Suriye halklarıyla tam dayanışma içinde olunduğu belirtilerek, uluslararası topluma, insan hakları örgütlerine ve Birleşmiş Milletler’e acil harekete geçme çağrısı yapıldı. Sivillerin korunması, ihlallerin durdurulması ve suç faillerinin hesap vermesinin sağlanması istenirken, Abdullah Öcalan’ın hiçbir koşul olmaksızın derhâl serbest bırakılması ve Kürt halkının tüm temel haklarının tanınması talep edildi.