Nudem Yaman: Saldırılar 15 Şubat komplosunun devamıdır

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların 15 Şubat komplosunun devamı olduğuna dikkat çeken Mexmûr Halk Meclisi Divan Eşbaşkanı Nudem Yaman, saldırıların ancak halkların birliğiyle boşa çıkarılabileceğini vurguladı.

Mexmûr – Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat 2025’te başlatılan “Barış ve Demokratik Toplum” süreci, kamuoyunda savaşın sona erdirilmesi ve sorunların demokratik yöntemlerle çözülmesine yönelik güçlü bir irade beyanı olarak değerlendirildi. Ancak Türk devletinin desteğiyle Suriye’deki geçici yönetim Hayat Tahrir el-Şam (HTŞ) ile IŞİD bağlantılı çetelerin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları barış umutlarını zedeliyor. Söz konusu saldırıların, Kürt sorununun çözümüne dair mevcut kriz ve anlaşmazlıkları daha da derinleştirdiği belirtiliyor. Saldırıların başlamasıyla birlikte bölgenin güvenliği ciddi biçimde sarsılırken, çatışmaların artması binlerce insanın yerinden edilmesine yol açtı. Aynı zamanda bu saldırılarla halklar arasında milliyetçi bir zeminin örülmek istendiği, toplumların birbirine düşmanlaştırılmasının hedeflendiği ifade ediliyor.

‘Halk ve savaşçılar saldırıları boşa çıkardı’

Yaşanan süreçle ilgili ajansımıza değerlendirmelerde bulunan Mexmûr Halk Meclisi Divan Eşbaşkanı Nudem Yaman, “Barış ve Demokratik Toplum” sürecinin ilerleyebilmesi için Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların durdurulması gerektiğini vurguladı. Kuzey ve Doğu Suriye’deki halk direnişini selamlayan Nudem Yaman, “Bilindiği üzere Önder Apo tarafından ‘Barış ve Demokratik Toplum’ süreci başlatıldı ve bu süreç önemli bir etki yarattı. Ancak Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldırmak isteyen hegemon güçler, Rojava Kürdistanı’nda şehitlerin emeğiyle elde edilen kazanımları tasfiye etmek amacıyla bölgeye saldırılar gerçekleştirdi. Buna karşılık Önderlik felsefesini esas alan Kürt halkı ve Kürt savaşçıları bu saldırıları boşa çıkardı ve bugün de direnişlerini sürdürmektedir” dedi.

‘15 Şubat komplosunun devamıdır’

Nudem Yaman, Kürt halkına yönelik saldırıların amacına dikkat çekerek, “Tarihe baktığımızda, Önder Apo ne zaman halkların birlikte ve eşit bir biçimde yaşayacağı bir barış süreci başlatmak istemişse, işgal saldırıları devreye konulmuştur. Özellikle bugün Rojava Kürdistanı’na yönelik imha saldırılarının yürütüldüğünü görüyoruz. Bu saldırıların amacı, tüm halkları, ulusları, dilleri ve inançları kapsayan, birlikte yaşamı esas alan Önderlik felsefesini tasfiye etmektir. Bu durumu 15 Şubat komplosunun bir devamı olarak da değerlendirebiliriz. Bir diğer hedef ise Kürt halkı içerisinde milliyetçi bir hattın inşa edilmesidir” şeklinde konuştu.

‘Milliyetçi bir anlayışın yerleşmesine izin vermeyeceğiz’

Nudem Yaman, saldırıların ancak halkların birliğiyle boşa çıkarılabileceğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Kürt halkı tarih boyunca, komşu halklarla dengeli bir biçimde, zulmetmeden ve haksızlık yapmadan yaşamıştır. Ancak bu gerçeklik egemen güçlerin çıkarlarına ters düştüğü için özellikle bu yönde saldırılar geliştirilmektedir. Bu nedenle Kürt halkı olarak bazı konularda daha duyarlı olmamız gerekiyor. Önderliğin sözlerini esas almalı ve doğru anlamalıyız. Önderlik her zaman halkların kardeşliğini inşa edeceğimizi, birlikte yaşayacağımızı ve Kürt halkının içine milliyetçi bir anlayışın yerleştirilmesine izin vermeyeceğimizi söylüyor. Bu, Kürt halkı açısından son derece önemlidir. Bugün Kürt, Türk ve Arap halklarının birlikte yaşadığı bir coğrafyada bulunuyoruz. Yani halklar arasında doğal bir iç içelik oluşmuş durumda. Bu nedenle yürütülen saldırılar, tam da bu temelde bizleri birbirimizden koparmayı ve ayrıştırmayı hedeflemektedir.”