Najat Zemmouri: Kadınları koruyan uluslararası sözleşmeler Rojava’da ihlal ediliyor

Tunus’ta insan hakları savunucusu Najat Zemmouri, Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadınların maruz kaldığı ihlallerin, uluslararası insancıl hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu belirterek, bu durumun ciddi bir ihlal olduğunu ifade etti.

NEZİHA BOUSSAİDİ

Tunus – Suriye geçici yönetimindeki cihatçı Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ile IŞİD çeteleri, Türk devletinin desteğiyle Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını sürdürüyor. Saldırılarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yüzlerce kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda sivil yaralandı ve binlerce kişi göç etmek zorunda kaldı. Saldırılar sonucu Kobanê kenti kuşatma altına alınırken, kentte elektrik, su ve internet kesintileri yaşandı, temel ihtiyaçların girişi engellendi. Tüm zorluklara rağmen direniş devam ederken, dört parça Kürdistan ve dünya ülkelerinde saldırılar protesto edildi.

Tunus İnsan Hakları Savunma Birliği Başkan Yardımcısı Najat Zemmouri, Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadınlarla dayanışma içinde olduklarını ve yaklaşık bir aydır maruz kaldıkları ihlalleri yakından takip ettiklerini söyledi. Bölgesel ve küresel koşulların temel insan hakları ilkelerinden geri adım atmayı, ataerkil kapitalist ideolojinin ve emperyalist hegemonya güçlerinin halklar üzerindeki baskısını artırdığını kaydeden Najat Zemmouri, “Bu şartlarda Rojava kadınlarını desteklemek ve onlarla dayanışma içinde olmak bir zorunluluktur” dedi.

Hukuk ilkeleri ve sözleşmelerin ihlali

Najat Zemmouri, bir insan hakları ve feminist aktivist olarak, bölgedeki ve komşu bölgelerdeki kadınların yaşadığı durumun ciddi endişe verici olduğunu belirtti. Najat Zemmouri, bu durumun uluslararası insancıl hukuk ilkeleri ile çatışma dönemlerinde sivillerin korunmasına ilişkin yükümlülüklerin ihlali anlamına geldiğini vurguladı. Najat Zemmouri, ayrıca, Cenevre Sözleşmeleri kapsamındaki devlet sorumluluklarının ve BM Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı Kararı ile Kadın, Barış ve Güvenlik gündeminin de ciddi şekilde ihlal edildiğini kaydetti.

Sistematik ihlaller devam ediyor

Najat Zemmouri, kadınların hedef alınmasının, çeşitli cinsiyete dayalı şiddet biçimlerine maruz bırakılmasının veya karar alma süreçlerinden dışlanmasının, savaşın bir yan etkisi olarak değil, hesap verebilirliği gerektiren sistematik bir ihlal olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Najat Zemmouri, Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadınların, sosyal varoluşlarının çatışma ve tahakküm için bir savaş alanı olarak kullanıldığı, korunma, güvenlik ve onur haklarının açıkça ihlal edildiği silahlı bir çatışmanın ağırlığı altında yaşamaya devam ettiklerini belirtti.

‘Durum giderek daha tehlikeli hale geliyor’

Najat Zemmouri, sözlerine şöyle devam etti: “Güvenlik Konseyi kararlarının, özellikle kadın ve kız çocuklarının silahlı çatışmalardaki şiddetten korunması ve barış ile çatışma önleme çabalarına tam ve etkili katılımlarının sağlanması gerektiğine dair 1325 sayılı kararın uygulanmasına yönelik etkili mekanizmaların yokluğu nedeniyle, durum giderek daha tehlikeli hale geliyor. Rojava'daki kadınların ihmal edilmesini, uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesinde yankı uyandıran ve kolektif bir başarısızlık olarak görüyorum, bu, temel insan hakları ilkelerinden ve uluslararası taahhütlerden geriye gidiş ve herkese uygulanması gereken uluslararası hukukun ihlali anlamına geliyor.”

Uluslararası toplum ve kurumlara dayanışma çağrısı

Kuzey ve Doğu Suriye’de koruma ve adalet ilkelerinin seçici ve ayrımcı bir şekilde uygulandığını kaydeden Najat Zemmouri, çatışma bölgelerindeki kadınların gerçek bir korumadan yoksun bırakıldığını ve faillerin hesap vermediğini ifade ederek, “Bu ihlalleri vurgulamak ve Rojava kadınlarının yanında durmak çok önemlidir. Uluslararası toplum, insan hakları topluluğu ve insani yardım topluluğu da onlarla dayanışma içinde olmalı ve özellikle kadın haklarını ve genel olarak insan haklarını savunduğunu iddia eden kuruluşlar olmak üzere, uluslararası sivil toplumun geri kalanının dikkatini çekmelidir” çağrısında bulundu.