Meclis’te kritik rapor kabul edildi: Bu bir başlangıç

Silah bırakma sonrası dönem için özel yasa, infaz düzenlemesi, geri dönüşlerin güvence altına alınması ve kayyım uygulamasında değişiklik önerileri içeren Meclis Komisyonu raporu 47 oyla kabul edildi.

Haber Merkezi - Kürt meselesinin çözümü amacıyla kurulan Meclis Komisyonu’nun nihai raporu 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edilerek çalışmalar tamamlandı. Aylar süren görüşmelerin ardından ortaya çıkan metin, doğrudan bir yasa olmasa da Meclis’in önüne gelecek düzenlemelerin çerçevesini belirleyen kapsamlı bir yol haritası niteliği taşıyor. Raporda, silah bırakma sonrası dönemin nasıl yönetileceğine ilişkin hem hukuki hem siyasi hem de toplumsal boyutları içeren geniş bir çerçeve çiziliyor.

Özel ve geçici nitelikte bir yasal düzenleme

Rapora göre sürecin en belirleyici aşaması silah bırakma ve fesih olarak tanımlanıyor. Bu adım yalnızca güvenlik başlığı olarak değil, yeni bir hukuki ve siyasi dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Bu nedenle rapor, silah bırakma ile birlikte yürürlüğe girecek özel ve geçici nitelikte bir yasal düzenleme hazırlanmasını öneriyor. Bu düzenlemenin yalnızca silah bırakmanın hukuki sonuçlarını değil, çatışma sürecinin tüm sonuçlarını ortadan kaldırmayı, meselenin tamamen hukuki ve siyasi zemine taşınmasını ve demokratik siyasetin güçlendirilmesini hedeflemesi gerektiği vurgulanıyor. Aynı çerçevede, silahı bırakan kişilerin güvenli, adil ve sağlıklı biçimde topluma dönüşünü sağlayacak hukuki altyapının kurulması gerektiği özellikle belirtiliyor.

Komisyon üyelerine yasal güvence

,Raporda sürecin yürütülmesinde görev alan kişilerin hukuki güvence altına alınması da öneriler arasında yer alıyor. Komisyon çalışmalarına katılanlar, görüş sunanlar ve süreçte rol üstlenenlerin faaliyetlerinin yasal koruma altına alınması gerektiği ifade ediliyor. Bu öneri, geçmiş çözüm süreçlerinde yaşanan hukuki tartışmaların tekrar edilmemesi amacıyla rapora giren önemli başlıklardan biri olarak dikkat çekiyor.

Umut hakkı ve infaz adaleti

Metinde geniş yer verilen bir diğer başlık infaz sistemi. “Umut hakkı” ifadesi doğrudan kullanılmasa da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda infaz mevzuatının yeniden ele alınması gerektiği açık biçimde vurgulanıyor. Hasta ve yaşlı tutuklular için infaz ertelemesi, tutuksuz yargılamanın esas alınması ve infaz adaletinin güçlendirilmesi önerileri bu bölümün ana omurgasını oluşturuyor.

İzleme ve raporlama mekanizması

Sürecin uygulanmasını izlemek amacıyla yürütme içinde bir izleme ve raporlama mekanizması kurulması da öneriler arasında yer alıyor. Bu yapının sürecin ilerleyişini takip etmesi, uygulamaların etkinliğini ölçmesi ve hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını denetlemesi öngörülüyor.

Kayyım uygulamalarına son verilmesi

Raporda yer alan en somut siyasi önerilerden biri ise kayyım uygulamasına ilişkin oldu. Belediye başkanının görevden alınması durumunda yerine atama yapılması yerine belediye meclisinin kendi içinde seçim yapması önerildi. Bu düzenleme, yerel demokrasi başlığında raporun en dikkat çeken maddeleri arasında yer aldı.

Siyasi partiler ne dedi?

Raporun kabul edilmesinin ardından siyasi partilerden gelen açıklamalar ise metnin aynı zamanda yeni bir tartışma döneminin başlangıcı olacağını gösterdi.
Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya raporu “çok kritik bir eşik” olarak nitelendirerek bundan sonraki adımın Meclis’in hızla yasal düzenlemelere yönelmesi olduğunu söyledi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise komisyonun üniter devlet yapısını tartışmaya açmadığını vurgularken infaz sisteminin mutlaka düzeltilmesi gerektiğini belirtti ve AİHM ile AYM kararlarına uyumun hukuk devleti açısından zorunlu olduğunu ifade etti.

DEM Parti raporu “başlangıç” olarak değerlendirdi. Gülistan Kılıç Koçyiğit, yasaların hızla hazırlanması gerektiğini vurgularken sürecin “terör sorunu” olarak tanımlanmasına karşı çıktı. Cengiz Çiçek raporda kullanılan bazı kavramları eleştirirken Meral Danış Beştaş infaz düzenlemeleri ve AİHM kararlarının uygulanmasının kritik olduğunu söyledi.

CHP ise raporun hazırlanmasını önemli bulmakla birlikte metnin diline yönelik eleştiriler yöneltti. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, demokratikleşme ve yasal düzenleme önerilerini önemli bulduklarını ancak AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir ortamda demokratik ilerleme beklentisinin zayıfladığını ifade etti.

TİP ve EMEP’in ret oyu verdiği rapor, geniş destekle kabul edilmesine rağmen siyasi tartışmaların süreceğini gösterdi. Komisyonun çalışmaları sona ererken, gözler artık bu çerçevenin somut yasal düzenlemelere dönüşüp dönüşmeyeceğine çevrildi.