‘Mala Jin ve Aile Yasası korunmadan demokratik Suriye mümkün değil’
Til Temirli kadınlar, Rojava’da inşa edilen Mala Jin sistemi ile Aile Yasası’nın yeni Suriye Anayasası’nda tanınmasını ve güvence altına alınmasını talep etti. Kadınlara göre bu kazanımlar korunmadan demokratik bir Suriye mümkün değil.
SORGUL ŞÊXO
Til Temir - Cizîrê Kantonu’na bağlı Til Temir’de kadınlar, geçici hükümet tarafından hazırlanan anayasa taslağına tepki göstererek, Rojava Kadın Devrimi’nin temel kazanımlarından olan Mala Jin (Kadın Evi) sistemi ve Aile Yasası’nın anayasal güvenceye kavuşturulmasını istedi. Kadınlar, Mala Jin’in yıllardır kadın ve aile davalarında adalet ürettiğini, kadınların varlığını ve haklarını koruyan somut bir model sunduğunu belirterek, bu yapının tanınmadığı bir anayasanın demokratik olamayacağını vurguladı.
Cizîrê Kantonu’na bağlı Til Temir kentindeki kadınlar konuya ilişkin taleplerini dile getirdi.
‘Kadın hakları ve yasalar olmadan bir anayasa demokratik olamaz’
Zeyneb Eyo, özgür toplumların kadın özgürlüğü temelinde var olabileceğini belirterek, kadın özgürlüğü olmadan toplumun ve sistemin zayıf kalacağını söyleyerek, “Suriye Anayasası’nda kadınlar için bir yasanın yer almasını istiyoruz ki, içinde yaşadığımız toplumda etkin bir role sahip olabilelim. Kadınları koruyan bir yasa olmazsa özgür ve demokratik bir toplum inşa edilemez. Suriye toplumu ya da başka herhangi bir ülkede, demokratik bir anayasa tüm halkların haklarını korumazsa, o toplumun bireyleri görevlerini gerektiği gibi yerine getiremez” dedi.
‘Suriyeli kadınların düşünce özgürlüğüne ihtiyacı var’
Suriyeli kadınların özgürlüğe ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Zeyneb Eyo, “Yeni kurulacak sistem, ülkede yaşanan deneyimlerden ders çıkarmalı ve Suriyeli kadınları bir kez daha haklarından mahrum bırakmamalıdır. Çünkü Suriye toplumunda kadınların hakları yoktu. Bugün biz, varlığımızı ve kimliğimizi koruyacak bir yasanın çıkarılmasını talep ediyoruz. Önceki sistemlerde kadın haklarının ihlali bugüne kadar sürdü; bu da yasal güvence ihtiyacını daha da acil kılıyor. Toplumun yarısının kendi ayakları üzerinde durabilmesi için kadınların karar sahibi olması gerekir” şeklinde konuştu.
Zeynep Eyo, sözlerinin sonunda demokratik ve özgür bir Suriye’nin inşası için tüm halkların haklarının Suriye Anayasası’nda güvence altına alınmasının şart olduğunu belirtti.
‘Aşiret şeyhleri bile Mala Jin’in çalışmalarına şaşırıyor”
Rojava Kürdistanı’ndaki Kadın Devrimi’nin kazanımlarından biri olan Mala Jin (Kadın Evi) ve Aile Yasası’na dikkat çeken Hedla Ebdilwehab, bu sistemin toplumsal yaşam ve kadınların varlığı üzerindeki etkisini şöyle anlattı: “Şeyhler, mollalar ve aşiretler, Mala Jin’in çalışmaları ve kadın ile aile davalarını çözme biçimi karşısında şaşkınlık yaşıyor. 2012’den 2026’ya kadar tüm bileşenlerin davaları çözüme kavuşturuldu.
Kadınlar Kuzey ve Doğu Suriye’de devrim yaparken bu geçici hükümet neredeydi? Binlerce kadını katliamlardan kurtardığımızda ve aileleri soykırımlardan koruduğumuzda bu hükümet neredeydi? Mala Jin, Kadın Devrimi’nin en başarılı örneğidir. Kadın burada, erkek ise Suudi Arabistan’dayken aile davalarını çözüme kavuşturuyorduk. Bana göre bu bir başarıdır ve görmezden gelinemez. Çünkü Mala Jin’de çalışan her kadın hem savunucu hem de bir hukuk temsilcisidir.”
‘Mala Jin ve Aile Yasası tanınmalı ve anayasada güvence altına alınmalı’
Hedla Ebdilwehab, bugün Suriye’nin ihtiyacının Mala Jin’in ülkenin tüm kent ve vilayetlerinde kurulması olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Bir kadının davasını en iyi yine bir kadın anlar ve sonuna kadar dinleyebilir. Kadınlar davalarını mahkemelere taşıyamıyor ya da avukat tutamıyor. Oysa davaları Mala Jin’de adaletli bir şekilde çözüme kavuşturulurken, mahkemelerde aynı sonucu alamıyorlar. Bu nedenle kadın haklarını ve kadınlara ilişkin yasaları içermeyen bir anayasa, kadınların çıkarlarına uygun olmayacaktır. Anayasa, Mala Jin’i ve Aile Yasası’nı tanımalı ve bunları güvence altına almalıdır. Şam’da da bugün Mala Jin kurulmalı ve Suriyeli kadınların davalarını çözmelidir. Kadınların varlığı tanınmazsa birçok sorun ortaya çıkacak ve kadınlar normal olmayan bir şiddetle karşı karşıya kalacaktır.”
‘Kadınlar yeni bir devrime hazır’
Hedla Ebdilwehab, konuşmasının sonunda Suriye Anayasası’nın Aile Yasası’nı ve Mala Jin’i tanımaması durumunda kadınların 2026 yılında yeni bir devrim başlatmaya hazır olduklarını ifade etti.