Emîna Osê: Kürtlerin ve kadınların hakları güvence altına alınmadan yeni Suriye kurulamaz

Kongra Star Diplomatik İlişkiler Komitesi Üyesi Emîna Osê, 29 Ocak Anlaşması’nın Kürt ve kadın davasını sona erdirmeyeceğini belirterek, kadınların yeni Suriye’nin inşasındaki yerinin temel bir strateji olduğunu vurguladı.

SORGUL ŞÊXO

Qamişlo- Suriye’nin değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiği bir dönemde kadınların hakları ve toplumsal varlığı yeterince tanınmış değil. Kadınların haklarının güvence altına alınması ve sürece etkin katılımının sağlanması için de henüz somut adımlar atılmış değil. Buna rağmen kadınlar, tarihsel mücadelelerini sürdürerek anayasal ve yasal haklarının güvence altına alınması için çalışmalarını devam ettiriyor. Suriye’de entegrasyon tartışmaları sürerken, kadınların gelecekteki konumu ve kazanımlarının nasıl güvence altına alınacağı da önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Rojava Devrimi sürecinde siyasi, askeri, diplomatik, toplumsal ve örgütsel alanlarda önemli roller üstlenen kadınların kazanımları ile kadın hareketlerinin geleceği ve kadınların Suriye Savunma Bakanlığı bünyesindeki askeri yapılanmadaki yeri tartışılmaya devam ediyor. Kongra Star Diplomatik İlişkiler Komitesi üyesi Emîna Osê, 29 Ocak Anlaşması ve mevcut entegrasyon sürecini değerlendirerek, Kürt kadınların ve Suriye’deki tüm kadınların önümüzdeki döneme ilişkin yaklaşım ve stratejilerini ajansımıza anlattı.

‘Suriye’nin geleceği ile ilgili açık bir vizyon yok’

29 Ocak Anlaşması’nın QSD ile geçici yönetim arasında askeri, idari ve siyasi entegrasyon temelinde oldukça zorlu ilerlediğini belirten Emîna Osê, “Farklı yaklaşımlar ve anlayışlar var. Suriye’yi köklü değişimlere taşıyacak temel ölçütlerin ne olacağı da henüz net değil. Örneğin çok renkli, çok uluslu, çok kültürlü ve çok inançlı Suriye nasıl tanınacak ve bu gerçeklik nasıl kabul edilerek herkesin kendisini içinde bulabileceği bir yapı oluşturulacak? Katı merkeziyetçilikten uzak, eşit yurttaşlık anlayışının iş birliği ve ortaklık temelinde nasıl hayata geçirileceği de belirsiz. Suriye’nin kimliği ve geleceğinin nasıl şekilleneceğine ilişkin henüz açık bir vizyon bulunmuyor. Bu nedenle başta Kongra Star olmak üzere kadın örgütleri ve hareketleri bu sürece itirazlarını dile getiriyor” ifadelerinde bulundu.

‘Kadınların statüsü belirsiz’

Kadın hareketlerinin ve genel olarak Suriye’deki kadınların yaşadığı hoşnutsuzluğun nedenlerini açıklayan Emîna Osê, “Kadınların Suriye’deki statüsünün nasıl olacağı hala belirsiz. Yıllardır Baas rejimine ve mevcut baskılara karşı mücadele eden kadınların emeğinin, enerjisinin ve mücadelesinin gelecekte ne ölçüde dikkate alınacağı, kadın haklarının ve yasalarının ne kadar öncelikli olacağı da net değil. Bu nedenle kadınların içini rahatlatacak, onların bu ülkede korunduğunu, yurttaşlık haklarına sahip olduğunu, siyasete ve Suriye’nin inşasına katılabileceklerini güvence altına alacak açık bir vizyon bulunmuyor. Geçici yönetimde bazı kadınların yer alması ise uluslararası güçlerin ve Suriye kamuoyunun baskısının bir sonucu. Ancak bizim için asıl önemli olan, Suriye’nin kadınlara güvenmesi ve onların ülkenin inşasında ve siyasi katılımda aktif aktörler olduğunu görmesidir” diye belirtti.

‘YPJ’nin entegrasyonu en zorlu konulardan biri’

Emîna Osê, değerlendirmelerinin devamında YPJ’nin entegrasyonuna dikkat çekerek, bunun entegrasyon sürecinin en zorlu başlıklarından biri olduğunu belirtti. Emîna Osê, “Yıllardır teröre karşı mücadele eden, büyük bir savaş ve askeri deneyim kazanan ve QSD içerisinde temel bir bileşen olarak yer alan bir gücün hala nasıl entegre edileceğinin tartışılması, hepimiz açısından önemli bir mesajdır. Bu durum, hükümetin kadın meselesine farklı yaklaştığını gösteriyor. Bu gücün sahip olduğu deneyim ve birikimin ordu ve Suriye’nin tamamı için değerlendirilmemesi kaygı yaratıyor. Her ne kadar bu konu hala tartışılıyor olsa da YPJ’nin ortaya koyduğu fedakarlıklar karşısında bunun bir pazarlık veya müzakere konusu haline getirilmemesi gerekiyordu” diye konuştu.

‘Kürt halkının tanınması henüz gerçekleşmedi’

Emîna Osê, geçici yönetimin Kürt halkına yönelik yaklaşımında hala dikkatli olunması gerektiğini belirterek, Kürt halkının Suriye’de asli, hak sahibi, kendi kimliği ve özgün özellikleri olan bir halk olarak tanınmasının henüz gerçekleşmediğini söyledi. Emîna Osê, “Yönetimin askeri, siyasi ve idari alandaki yaklaşımları var ve bunlar olumlu. Ancak bu, yönetim ile Kürtler arasındaki entegrasyonun Kürt halkının davasını çözüme kavuşturduğu anlamına gelmiyor. Kürt halkının davası, 29 Ocak Anlaşması çerçevesindeki entegrasyonla çözülmüş değil. Her şeyin çözüme kavuştuğunu söyleyemeyiz. Çünkü bu, idari, siyasi ve askeri bir entegrasyon. Bu da Kürt halkının davasının genel anlamda çözüldüğü anlamına gelmiyor” şeklinde konuştu.

‘Kürt halkının hakları anayasada açıkça yer almalıdır’

Geçici yönetimin Kürt halkının davasına ilişkin atması gereken adımları anlatan Emîna Osê, sözlerine şöyle devam etti:

“Kürt halkının davasının temeli, Kürtlerin bu ülkedeki ikinci halk olarak tanınması ve yönetimle eşit şekilde ortaklık kurma hakkının güvence altına alınmasıdır. Gelecekte Suriye Anayasası, Kürt halkının Suriye’deki ikinci halk olduğunu tanımalı ve Kürt halkının hakları anayasada açıkça yer almalıdır. Ayrıca 13 sayılı kararname genişletilmelidir. Ancak Kürt halkının davasının güvenlik yaklaşımıyla çözüldüğü düşünülürse bu bir yanılgı olur ve yeniden istikrarın sağlanmasının önünde engel oluşturur. Entegrasyon ayrı bir konudur, Kürt halkının davasının çözümü ise ayrı bir meseledir. Bunun Kürt tarafıyla müzakere edilmesi gerekiyor. Askeri, siyasi ve idari entegrasyonla Kürt halkının davası sona ermez.”

‘Birlikte güçlü bir ses oluşturmak önemli’

Konuşmasının devamında kadınlar açısından temel bir meselelerinin bulunduğunu kaydeden Emîna Osê, “Kadınların eşitliği ve toplumsal yaşama katılımının önündeki engeller ile kadınları dışlayan ve onlara güvenmeyen mevcut zihniyet hala etkisini sürdürüyor. Kadınların ikinci planda görülmesi ve çoğu zaman aktif ve yetkin bireyler olarak kabul edilmemesi de bu durumun bir parçası. Bu yalnızca Kürt kadınlarının mücadelesiyle çözülebilecek bir mesele değil, tüm Suriyeli kadınların bu zihniyete karşı ortak bir mücadele yürütmesi, strateji ve bakış açısı geliştirmesi gerekiyor. Kadınların yurttaşlıkla ilgili tüm yasaları bilmesi, aktif biçimde sürece katılması ve takip etmesi de önemli. Ayrıca kadınlar kendi güçlerini ortaya koyabilmeli ve çıkarılacak yasalarda kendi geleceklerini kendileri şekillendirebilmelidir.

Biz kadınlar için yasaları takip etmek ve Suriyeli kadınlarla birlikte güçlü bir ses oluşturmak önemli. Gelecekte hazırlanacak yasalarda yer alabilmeli ve kadın haklarını koruyan yasaların hazırlanmasına katkı sunabilmeliyiz. Kadınların davasına yönelik yanlış yaklaşımlara karşı ortak bir ses ve tutum geliştirmemiz gerekiyor. Bu nedenle tüm kadın örgütleri ve hareketleri, Suriye Parlamentosu’ndaki kadınlara ve onların sesine destek olmalı. Kadın örgütleri onlara destek vermediği sürece, kadınların diğer kurumlarda ortaya koyduğu tutumlar bireysel düzeyde kalacak ve değişim yaratmak mümkün olmayacaktır. Bu stratejiyle yeni Suriye’yi inşa edebiliriz.”

‘Kongra Star, kadınların demokratik ittifakına da açık’

Kongra Star’ın mücadelesine dikkat çeken Emîna Osê, Suriye’deki entegrasyon ve değişim sürecinde nasıl bir yol izleyeceklerini anlatarak, “Kongra Star yıllardır kadınların hakları ve davası için mücadele ediyor. Bu deneyimden yararlanmak ve onu Suriye’deki kadınların hakları ve mücadelesi için temel bir dayanak haline getirmek gerekiyor. Kongra Star, kadınların demokratik ittifakına da açık. Kadınların mücadelesini desteklemek amacıyla farklı ülkelerde ortak çalışmalar yürütüyoruz. Suriye’deki kadın örgütleriyle de ortak çalışmaların duyurulması ve birbirimize destek olunması konusunda görüşmelerimiz var. Bu nedenle Suriye’nin tüm bölgelerinin kadınların faaliyetlerine ve mücadelesine açık olması gerekiyor” diye belirtti.

‘Değişim gücümüzü ortaya koyacağız’

Emîna Osê, Kongra Star’ın önümüzdeki döneme ilişkin örgütsel stratejisine ilişkin ise şunları söyledi:

“Kongra Star değişim ve dönüşüm için ciddi ve önemli bir çalışma yürütüyor. 10’uncu kongremizde örgütsel yapımızı yeniden oluşturacağız. Şu anda toplumdaki kadınlar ve kadın örgütleriyle bundan sonraki süreçte ve gelecekte stratejimizin nasıl olması gerektiğini tartışıyoruz. Aynı zamanda Suriyeli kadınlarla Suriye içerisinde nasıl hareket edeceğimiz konusunda da görüşmeler yürütüyoruz. En önemli ve stratejik çalışma, Kürt kadınları olarak kendi sistemimizi oluşturmak, stratejimizi ve politikamızı belirlemek ve Suriyeli kadınlarla birlikte nasıl bir değişim ve dönüşüm gücü olacağımızı ortaya koymaktır.”

Suriye’de kadın meselesinin bölgesel ve uluslararası düzeyde önemli bir destek gördüğünü kaydeden Emîna Osê, “Kadını küçümseyen ve onu evin sınırları içerisinde gören bir zihniyet var. Ancak bugün kadın örgütlerinin ve devlet kurumlarında yer alan kadınların ya da dışlanmamak değil, kadınların nasıl katılım sağlayacağını ve değişim yaratacağını bilmesidir. Kadınların 14 yıldır onca zorluğa karşı büyüttüğü irade ve güç, bu zihniyete karşı da durabilir ve kendi değişim ve dönüşüm mekanizmalarını hayata geçirebilir” diyerek sözlerini tamamladı.