Lübnanlılar Rojava için eylemde
Lübnan’daki Kürt halkı, HTŞ cihatçılarının Rojava’daki saldırılarını kınadı. Eylemciler, Türkiye ve Colani karşıtı sloganlar atarak uluslararası sessizliği protesto etti.
SUZAN EBU SAİD
Beyrut- Lübnan’daki Kürt halkı, Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) cihatçılarının saldırılarını kınarken Rojava direnişiyle dayanışma içinde olduğunu açıkladı.
Beyrut’ta düzenlenen eylemde HTŞ cihatçılarının saldırıları protesto edildi. Eylemde yapılan konuşmalarda sivil kayıp ve yaralıların bulunduğuna, kadınlar ve çocukların sistematik biçimde hedef alındığına dikkat çekildi. Eylemciler, bölgenin toplumsal dokusunu ve güvenliğini tehdit eden askeri tırmanışın tehlikesine dikkat çekerek yaşananlar karşısındaki uluslararası sessizliği kınayan pankartlar taşıdı. Türkiye ve Colani karşıtı sloganlar atan eylemciler, “teröristler” olarak niteledikleri yapıların Suriye devletinin kilit noktalarını kontrol etmesini kesin bir dille reddettiklerini ifade ettiler.
‘Kimliğim için barış istiyorum’
Eyleme katılanlardan Newroz Derneği Üyesi Nur Ahmed, dilini, ulusunu ve kimliğini savunmak için eyleme katıldığını belirterek Kürt halkının savaş değil barış ve onur istediğini vurguladı. Nur Ahmed, “Halkımın kızlarına karşı işlenen cinayet ve katliamlardan derinden etkilendik. Onurumuzu, kimliğimizi ve haklarımızı talep ediyoruz ve bunları savunacağız. Biz savaş istemiyoruz, barış istiyoruz. Evet, halkım için, özgürlüğüm ve kimliğim için barış istiyorum” dedi.
‘Tüm dünyanın güvenliği tehdit altında’
Katılımcılardan Mirvet Hemo da “uluslararası toplumun sessizliğini” sert sözlerle eleştirerek, Kürtlerin IŞİD’le mücadelede verdiği fedakarlıkları hatırlattı. Mirvet Hemo, IŞİD mensuplarının cezaevlerinden serbest bırakılmasının yalnızca Suriye için değil, tüm dünya için bir tehdit oluşturduğunu söyledi ve “Dünya insanlığını yitirdi. Bugün Colani bölgeyi yönetmeye geldi; hepimiz onun IŞİD saflarında savaşmış bir militan olduğunu biliyoruz. Bugün ise cumhurbaşkanlığı sarayında bulunuyor. Bu terörist Suriye halkını temsil etmiyor. Tüm devletler, Rojava’daki Kürt halkına, Şex Maqsud ve Eşrefiyê -mahallelerindeki halka, sahildeki ve Süveyda’daki kardeşlerimize yönelik bu terörü durdurmalıdır. IŞİD hapishanelerine saldırdılar var. Bu yalnızca Suriye’nin güvenliğini değil, tüm dünyanın güvenliğini tehdit ediyor” şeklinde konuştu.
‘Yerinden yönetim bizim hakkımızdır’
Susen Beşir Bek ise kanın durdurulması için insani bir çağrıda bulunarak, annelere ve çocuklara huzur içinde yaşama ve savaşın yıktıklarını yeniden inşa etme fırsatı verilmesini istedi. Susen Beşir Bek şunları dile getirdi: “Bugün burada, Suriye’de baskıya uğrayan halkımızla dayanışmak için bulunuyorum. Biz Kürtler Suriye için çok şey verdik; yerinden yönetim bizim hakkımızdır. Barış istiyoruz, savaş istemiyoruz; güven istiyoruz. Çünkü çokça zulüm ve baskıya uğradık, ihanete maruz kaldık. Bugün Suriye’de zulüm ve acı çeken Kürt halkımızın sesini duyurmak ve yanında olmak istiyoruz. Yaşadıkları ve yaşamakta oldukları haksızlıklar yüreğimizi acıtıyor. Dünyanın dört bir yanındaki tüm Kürtler bugün halkımıza destek olmak için harekete geçiyor.”