Lübnan’da Suriyeli mülteciler barınma krizi yaşıyor
Güney Lübnan’da savaşın gölgesinde yaşayan Suriyeli mülteciler, yeni saldırılarla birlikte yeniden göçe maruz kalırken, kadınlar, çocuklarıyla birlikte sokaklarda hayatta kalma mücadelesi veriyor
FADİA JUMAA
Lübnan - Geçtiğimiz hafta İsrail’in hava saldırıları ve artan askeri gerilimler nedeniyle Güney Lübnan’daki on binlerce Suriyeli mülteci, yıllarca yaşadıkları köy ve kasabaları terk etmek zorunda kaldı. Yanlarında yalnızca kurtarabildikleri birkaç eşya alan mülteciler, yeniden yollara düştü. Birçoğu tekrar yerlerinden edilerek, tıpkı yerel halk gibi hedef alınma ve şiddet tehdidiyle karşı karşıya kaldı.
Sidon ve çevresi başta olmak üzere güney şehirlerinde, savaşın tanıdık sahneleri yeniden yaşandı ancak bu kez daha yoğun bir şiddetle: Yol kenarlarına veya sahil şeridine park edilmiş arabalar geçici barınak olarak kullanılırken, bazı aileler kaldırımlarda ve halka açık parklarda uyumak zorunda kaldı.
Suriyeli kadınlar barınma krizi yaşıyor
Kaldırımlarda kalan kadınların çoğu Suriyeli ve birkaç günlüğüne bile olsa ev kiralayacak maddi imkanları olmadığı için alternatif barınak bulamadı. Yerinden edilmek onlar için yalnızca evlerini veya işlerini kaybetmek anlamına gelmiyor, aynı zamanda güvensiz ve yaşanmaz alanlarda zorlu günlük yaşamla mücadele etmeyi de kapsıyor. Birçok kadın, bombardıman korkusu ve belirsizlik kaygısı arasında küçük çocuklarını teselli etmeye çalışırken, çocuklarıyla birlikte tıka basa dolu arabalar veya oturacak kadar alanın bile bulunmadığı yerlerde geceyi geçirmek zorunda kalıyor.
Kaldırımlarda bazı anneler, küçük çantaların veya battaniyeler ile çocukları için geçici bir “ev köşesi” oluşturmaya çalışıyor. Temel ihtiyaçların yokluğunda su ve yiyecek temin etmek, kadınların mahremiyetini korumak ya da güvenli bir uyku yeri bulmak bile büyük bir mücadeleye dönüşüyor.
Belirsizlik içinde yola koyulanlar oldu
Suad al-Faleh, iki hasta çocuğuyla birlikte yerinden edilmenin zorluklarını anlattı. Aile içi kavgalar nedeniyle Dêrazor’a geri dönmenin güvenli olmadığını belirten Suad al-Faleh, bu nedenle sahil şeridine gelmek zorunda kaldıklarını söyledi.
Suad al-Faleh yalnız değil, aynı alanda başka Suriyeli kadınlar da var. Çoğu, siyasi, mezhepsel, barınak veya iş eksikliği sorunu nedeniyle geri dönemiyor. Bazı Suriyeliler ise farklı bir yol seçti: tehlikelere rağmen Suriye’ye geri döndüler. Çatışmaların tırmanmasının ilk günlerinde on binlerce kişi Suriye sınırını geçerek, başka bir savaş bölgesinde kalmaktansa belirsizlikle yüzleşmeyi tercih etti. Bu kişiler, zorlu ekonomik ve güvenlik koşullarına rağmen kendi bölgelerine veya akrabalarının yanına geri döndü.
Göç üstüne göç yaşıyorlar
Lübnan’da kalan Suriyeliler ise başta Sidon, Beyrut ve Bekaa Vadisi olmak üzere çeşitli şehirlere dağıldı. Bazıları akrabaları veya tanıdıkları yanında geçici barınak bulurken, birçoğu yiyecek ve temel ihtiyaç sağlamak için topluluk girişimlerine ve yerel kuruluşlara bel bağladı. Resmi barınaklar herkesi barındıramadığı için, sokaklar ve arabalar hala birçok aile için son çare olmaya devam ediyor.
Bu durum, Suriyelilerin bugün “çifte yer değiştirme” olarak tanımlayabilecekleri bir gerçekle karşı karşıya olduklarını gösteriyor. Yıllar önce ülkelerindeki savaştan kaçan bu insanlar, şimdi sığındıkları ülkede başka bir savaş nedeniyle yeniden yer değiştirmek zorunda kalıyor. Bu süreçte, Suriyeli kadınlar en zor koşullarla karşı karşıya kalırken, hem çocuklarının güvenliği için korku ve endişeyi taşıyor hem de kaldırımda veya arabada kalsalar da onurlarını korumaya çalışıyor ve daha güvenli bir sabahın gelmesini bekliyorlar.