Taliban’ın eski valisine tepki: Direnişimiz bu güçleri yenilgiye uğratacak
Taliban’ın eski Bamiyan valisi Abdullah Serhadi’nin Bamiyan Budaları ve kadınlara yönelik sözlerine tepki gösteren psikolog Yelda Ahmed, kadınların ve halkların ortak gücünün bu güçleri yenilgiye uğratacağını söyledi.
BAHARİN LEHİB
Afganistan - 2001 yılında Taliban tarafından yıkılan Bamiyan Budaları, Afganistan’ın tarihi ve kültürel mirasına yönelik en ağır saldırılardan birinin sembolü olarak hafızalardaki yerini koruyor. Taliban’ın eski Bamiyan valisi Abdullah Serhadi’nin, BBC’ye verdiği röportajda heykellerin yıkılmasındaki rolünden söz etmesi ve bu saldırıdan pişman olmadığını belirtmesi, Taliban’ın geçmişi ve Afganistan’ın tarih ve kültürüne yaklaşımını yeniden gündeme taşıdı.
Afganistan’ın tarihi ve kültürel mirasının önemli parçalarıydı
Bamiyan Budaları yalnızca iki büyük taş heykelden ibaret değildi. Afganistan’ın tarihi ve kültürel mirasının önemli bir parçası olan bu eserler, bölgede yaşamış geçmiş uygarlıklardan günümüze ulaşan önemli kültürel değerler arasında yer alıyordu. Heykellerin 2001 yılında Taliban tarafından yıkılması dünya çapında geniş tepkiye yol açarken, grubun Afganistan’ın kültürel mirasına yönelik yaklaşımının da en çarpıcı göstergelerinden biri haline geldi.
Taliban’ın yeniden iktidara gelmesinin üzerinden beş yıl geçerken, Abdullah Serhadi’nin heykellerin yıkımındaki kişisel rolüne ilişkin açıklamaları ayrıca dikkat çekti. Taliban’ın yeniden iktidara gelmesinin ardından yönetimde görev alan Abdullah Serhadi, önce Bamiyan valisi, ardından Cevizcan valisi olarak görev yaptı. Abdullah Serhadi’nin yeniden üst düzey görevlere getirilmesi ve kültürel mirasın yok edilmesine ilişkin sözleri, Taliban’ın geçmişe yönelik yaklaşımında ne ölçüde değişim yaşandığı ve Afganistan’ın tarihi mirasının bugünkü yönetim açısından nasıl ele alındığı konusunda soru işaretleri yarattı.
Kadınlara dair ifadeleri tepkilere neden oluyor
Abdullah Serhadi’nin açıklamaları bununla da sınırlı kalmadı. Abdullah Serhadi, kadınları “akıl noksanı” olarak tanımlarken, kadınların okula gitmesini ve dinî medreselere gönderilmesini fuhşa sürüklenmelerine neden olan etkenler arasında gösterdi. Kadınlara yönelik bu ifadeler geniş tepkiyle karşılanırken, özellikle kadınlar Abdullah Serhadi’nin sözlerine karşı itirazlarını yüksek sesle dile getirdi.
Abdullah Serhadi’nin Bamiyan Budaları ve kadınlara ilişkin açıklamaları, yalnızca kişisel görüşleri olarak değil, Taliban’ın tarih, kültür ve kadınlara yönelik yaklaşımının yansımaları olarak da tartışma konusu oldu.

‘Taliban’ın Orta Çağ düşünceleri’
Psikolog ve kadın hakları aktivisti Yelda Ahmed, Abdullah Serhadi’nin sözlerine tepki göstererek bu ifadeleri kesin bir dille reddetti. Yelda Ahmed, “Son günlerde BBC, Taliban Emirliği hakkında bir belgesel yayımladı. Bu belgeselde Taliban’ın farklı isimleri Orta Çağ’dan kalma düşüncelerini ortaya koydu. Ancak Cevizcan vilayeti valisi Abdullah Serhadi’nin sözleri, bu grubun kadın düşmanlığının ve cehaletinin derinliğini ortaya koyuyor. Abdullah Serhadi, konuşmasında büyük bir utanmazlık ve küstahlıkla, ‘Kadınlar akıl noksanıdır. Bunların okula gitmesine izin verilmemeli ve medreseye gittiklerinde gözleri açılıyor’ diyor. Bu sözler karşısında insan şaşırıp kalıyor” ifadelerinde bulundu.
‘Kürt kadınlarının direnişini her zaman hatırlayacağız’
Kadınların Taliban ve IŞİD gibi köktendinci güçlere karşı verdiği mücadeleye de değinen Yelda Ahmed, kadınların farklı ülkelerde baskı ve şiddete rağmen direndiğini söyleyerek, Kürt kadınların IŞİD’e karşı mücadelesine dikkat çekti. Yelda Ahmed, “Tarihe baktığımızda, yalnızca son on yılda kendi ülkemizi değil, farklı ülkeleri de görüyoruz. Farklı ülkelerin kadınlarına baktığımızda, onların her zaman diktatör ve kadın düşmanı güçler ya da gruplar tarafından şiddete maruz bırakıldığını görüyoruz. IŞİD’in Kürt kadınlarına sayısız şiddet ve işkence uyguladığını gördük. Kürt kadınları, bu saldırılara karşı ilk direnenler arasında yer aldı. Kobanê kadınların direnişini, hikayelerini, cesaretlerini ve kahramanlıklarını her zaman hatırlayacağız” sözlerine dikkat çekti.
Yelda Ahmed, IŞİD’in kadın savaşçılara yönelik yaklaşımına da değinerek, “IŞİD çeteleri, ‘Kadınlar tarafından öldürülenlerin cenazesi caiz değildir’ diyordu. Yani kadınlar tarafından öldürülenlerin cenaze namazları kılınmıyordu. Ancak IŞİD çetelerine karşı savaşan ve onlar için ölüm tarlaları oluşturanlar, Kobanê ve Kürdistan’ın farklı bölgelerinden bu kahraman kadınlardı” diye ekledi.
‘Halkların ortak direnişi gerici güçleri yenilgiye uğratacak’
Dünyanın farklı ülkelerinde kadınların verdiği mücadeleye vurgu yapan Yelda Ahmed, sözlerine şöyle devam etti:
“Latin Amerika ülkelerinin tarihine gidersek, Filistin’e gidersek veya farklı ülkelere bakarsak, bu ülkelerin kahraman kadınlarının büyük bir cesaret ve kararlılıkla cahil ve kadın düşmanı dini ve din dışı güçlere karşı durduğunu ve mücadele ettiğini görüyoruz. İran’ın bilinçli ve mücadeleci kadınlarının direnişini ve mücadelesini unutmayacağız. Onlarca yıldır dünyanın en cahil, en vahşi ve en kanlı İslami rejiminin karşısında duruyor, direniyor ve mücadele ediyorlar. Aynı şekilde ülkemizin kadınlarının da Taliban’ın bu yasa, ferman ve sözleri nedeniyle direnmekten ve mücadele etmekten vazgeçmediğini görüyoruz. Aksine, onlar tüm acıların ilacının mücadele olduğunu gördüler. Bu nedenle mümkün olan her şekilde, ellerinden gelen her biçimde, kahramanlık ve cesaretle Taliban’a karşı durdular, mücadele ettiler, protesto ettiler, seslerini yükselttiler, sokaklara çıktılar ve hatta Taliban’ın insanlık dışı ve vahşi işkencelerine maruz kaldılar.”
Yelda Ahmed, Abdullah Serhadi’nin Bamiyan Budaları’nın yıkımındaki rolüyle övünmesini de eleştirdi. Abdullah Serhadi’nin sözlerinin Taliban’ın kadın düşmanı ve kültür karşıtı yaklaşımını ortaya koyduğunu aktaran Yelda Ahmed, kadınların dünya genelinde dayanışma içinde birleşerek kadın düşmanı ve baskıcı güçlere karşı duracağına inandığını ifade etti. Yelda Ahmed, kadınların ve halkların ortak direnişinin bu güçleri yenilgiye uğratacağının altını çizdi.