‘Kürt kadınların iradesi tanınmadan yapılacak hiçbir müzakere kabul edilemez’

QSD ile HTŞ arasındaki anlaşmada kadınların rolünün yeterince görünür olmadığını söyleyen Kongra Star yöneticisi Sena Tamir, “Kürt kadınların gücü ve iradesi tanınmadan yapılacak hiçbir müzakere kabul edilemez” dedi.

Til Temir – Kuzey ve Doğu Suriye’deki süreç, herkesin gözünü Rojava’ya çevirdiği kritik bir aşamadan geçiyor. Birçok kişi, 14 yıllık Kadın Devrimi kazanımlarının güvence altına alınmasını ve Suriye anayasasına yansıtılmasını tartışıyor. Cizîr Kantonu’na bağlı Til Temir’de Kongra Star yönetimi Sena Tamir, kadınların varlığı ve kadın örgütlerinin korunmasının hem yerel müzakerelerde hem de Suriye anayasasında değerinin önemine dikkat çekti.

Sena Tamir, Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile cihatçı Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) arasındaki anlaşmada kadınların rolünün yeterince görünür olmadığını belirterek, “Bu süreçte birçok bedel ödendi, fakat görüşmelerde kadınların rolü yeterince öne çıkarılmadı. Kadınların müzakerelerde aktif rol almasını istiyoruz, çünkü kadınlar bu devrimde öncülük yaptı” sözlerine dikkat çekti.

‘Kadınlar eşbaşkanlık, yönetim ya da karar alma pozisyonlarında bulunabilecek mi?’

Uygulanacak yeni sistem ve Rojava’daki eşbaşkanlık sisteminin önemine değinen Sena Tamir, “Kurulan sistem ve yapılacak değişiklikler içinde kadınlar hangi kategoride yer alacak? Kadınlar eşbaşkanlık, yönetim ya da karar alma pozisyonlarında bulunabilecek mi? Kadın hareketlerinin ve örgütlerinin geleceği ne olacak? Tüm bunları bilmek ve gelecekteki kazanımları nasıl koruyacağımızı planlamak zorundayız. Yaşamın her alanında yer alan kadın hareketi, örgütlenme, özgür düşünce ve ailenin örgütlenmesinde toplumun en aktif üyeleri oldular. Eşbaşkanlık sisteminin başarısı, kadın devriminin siyasi, toplumsal, ekonomik ve askeri alanlardaki başarısının da bir örneğidir” ifadelerinde bulundu.

‘Kadınların rolü görmezden gelinirse, toplum için ciddi kayıplar olur’

Kadınların rol ve kazanımlarının müzakerelerde ve anayasa süreçlerinde tanınmaması halinde bunun kadınlar ve toplum için olumsuz sonuçlar doğuracağını vurgulayan Sena Tamir, “Bunu neden söylüyoruz? Çünkü kadın hareketi, tüm kadınları birleştirdi ve toplumsal bilinci güçlendirdi. Özellikle kadın örgütümüz, zorluklarla karşılaşan kadınları destekledi, onlara bu yaşamda bir rol verdi ve tüm kadınlar için fırsatlar yarattı. Bu nedenle, kadınların rolü görmezden gelinirse hem kadınlar hem de toplum için ciddi kayıplar olur” şeklinde konuştu.

‘Kadınlar bu devrimle kimliğini buldu’

Sena Tamir, toplumda eşit yaşam ve özgür birlikteliğin bu devrimin en önemli kazanımlarından biri olduğunu ifade ederek, “Birçok kadın şiddetten kurtarıldı, kendini eğitti ve hayatına yeni bir anlam kattı. Bu devrimle kimliğini bulan kadınlar, bir daha başlangıç noktasına dönemez ve fiziksel, toplumsal veya psikolojik şiddetle tekrar karşılaşamaz. Tüm bu kazanımlar kadınlarındır ve kadınların aktif olması gerekir. Kadınların gücünü görmezden gelmek, toplumun örgütlenmesini görmezden gelmek demektir" dedi.

‘Kadının iradesi tanınmadan yapılacak hiçbir müzakere kabul edilemez’

Kürt halkının mücadelesinde başarının anahtarının kadınların özgürlüğü olduğunun altını çizen Sena Tamir, “Kürt kadınları, tüm siyasi, toplumsal ve ekonomik örgütlerde aktif rol aldı ve hatta savaş alanında görev aldı. Bu nedenle, Kürt kadınların gücü ve iradesi tanınmadan yapılacak hiçbir müzakere kabul edilemez. Biz, Kürt kadınlarının direnişine karşı saldırgan güçlerin işlediği suçları gördük. Kadın savaşçıların cenazelerine yönelik saldırılar, bu suçların en somut örnekleridir” diye kaydetti.

‘Bu güç, dünya kadınlarını dönüştürebilir’

Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadınların iradesinin tanınmasının tüm dünyadaki kadınlar üzerinde de etkili olacağını dile getiren Sena Tamir, sözlerine şöyle devam etti: “Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadınlar farklıdır. Çünkü onlar baskı ve şiddet ortamında ayakta durdular. Bu nedenle, kadınların iradesinin ve haklarının anayasal olarak tanınması, onların gücünü daha da artırır. Bu güç, dünya kadınlarını dönüştürebilir. Baskı ve kadınlara yönelik suçlar devam etse de, kadınlar güçlüdür ve hedeflerinin peşinden gitmeye devam ediyor.”

Sena Tamir, bu süreçte kadınların güçlenerek hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Bu kritik bir süreçtir. Eğer kadınlar bu dönemde davalarını savunmaz ve kazanımlarını korumazlarsa, başarısız olurlar ve ataerkil sistemin köleliği ve boyunduruğu dönemine geri dönme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar" uyarısında bulundu.