Kürt Dil Bayramı’nda ortak talep: Kürtçeye statü, anadilde eğitim

Türkiye ve Kürdistan’ın birçok kentinde düzenlenen etkinliklerde Kürtçenin eğitim dili olması ve anayasal güvence altına alınması çağrısı yapıldı. Açıklamalarda, “Dil varlıktır, dil yaşamdır” vurgusu öne çıktı.

Haber Merkezi - 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı dolayısıyla birçok kentte düzenlenen etkinliklerde, Kürtçenin kamusal alanda görünürlüğünün artırılması ve eğitim dili olarak tanınması talepleri dile getirildi. Açıklama, şenlik ve sempozyumlarda yapılan konuşmalarda, dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, kimlik ve varoluş meselesi olduğu vurgulandı.

Riha’da dil vurgusu ve çağrı

Riha’da Zimanger Kürt Dil Derneği, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı dolayısıyla kent merkezindeki Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Ziman dayik e, dayik bi Kurdî ye” pankartının açıldığı açıklamada basın metnini Zimanger Eşbaşkanı Osman İzgör okudu.

‘Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısına atıf

Kürt halkının Kürtçeye sahip çıkması gerektiğini belirten Osman İzgör, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nı hatırlattı. Osman İzgör, “Sayın Abdullah Öcalan’ın çağrısının ulusal ruhun, özgürlüğün, barışın ve demokratik toplumun yeniden canlanmasına vesile olduğunu vurgulamalıyız. Bu sürecin başarısı; kimlik, kendi kaderini tayin hakkı, statü ile siyasi ve hukuki hakların güvence altına alınmasının yolunu açacaktır. Bunu başarmak için ‘Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısını en üst düzeyde savunacak, Kürt dilini geliştirme ve güçlendirme mücadelemizi her zamankinden daha fazla büyüteceğiz” dedi.

‘Kürtçe yaşamın her alanında olmalı’

DEM Parti Riha Milletvekili Ömer Öcalan ise, “Sömürgeci yaklaşımlara karşı kendi varlığımızı savunmalıyız. Dil de bunun bir parçasıdır. Dilimizi sahiplenmek, varlığımızı sahiplenmektir. Önderlik, halkımızın politik ve pratik duruşunu değerlendirdi. Halkımız Kürtçeyi yaşamsallaştırmalıdır. Ortadoğu’da birçok dil yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bunun için yaşamın her alanında disiplinli yaklaşmak gerekir. Her yerde provokasyonlar olacaktır. Halkımız buna karşı duyarlı olmalıdır. Dil varlıktır, dil yaşamdır” diye konuştu.

DEM Parti Riha İl Eşbaşkanı Ayşe Sürücü de Kürt Dil Bayramı’nın önemine dikkat çekerek Kürtçenin yaşamın her alanında konuşulması çağrısında bulundu.

Açıklama, “Zimane me rûmeta me ye” ve “Ziman, jiyan, azadî” sloganları eşliğinde çalınan erbaneler ve seslendirilen şarkılarla sona erdi.

İstanbul’da şenlik ve engellemeler

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM), Ekin Sanat Komünü, Egîdê Cimo MA ve Kürt Araştırmaları Derneği öncülüğünde Yoğurtçu Parkı’nda Kürt Dil Bayramı dolayısıyla şenlik düzenlendi.

Renkli süslemelerin yapıldığı alanda, “Zimanên biyanî çek û kincên me ne, lê Zimanê Kurdî çerm û laşê me ye”, “Bila zimanê Kurdî bibe zimanê fermî û perwerdeyê” ve “Statûya Kurdî, perwerdeya Kurdî” pankartları asıldı. Çok sayıda kişinin katıldığı şenlikte kadınların yöresel kıyafetleri renkli görüntüler oluşturdu.

Şenliğe erbane grubu Koma Amargi ile sanatçılar Ayfer Düzdaş, Mezra Botan, Umut Gündüz ve Lawin katıldı.

Şenlik alanında sahne kurulmasına izin verilmezken, “Çerx” filminin gösterimi de engellendi.

Etkinlik, MKM’nin çocuklar için hazırladığı müzikli dans gösterisiyle başladı. Çocuklar ayrıca Kürtçe şarkılar söyledi.

‘Dil kimliktir, varlıktır’

Burada konuşan Kürt Araştırmaları Derneği Eşbaşkanı Remziye Alparslan, Kürtçeye yönelik araştırmaların önemine dikkat çekerek, “Kürtçeyi eğitimlerle var ettik, var etmeye devam ediyoruz. Asimilasyon politikalarına karşı dilimizi konuşmayı sürdüreceğiz” dedi.

MKM adına konuşan Kenya Korkmaz da milyonlarca kişinin konuştuğu Kürtçenin eğitim dili olmamasını eleştirdi. Kenya Korkmaz, “Dil aynı zamanda sanatla büyür, kurumlarla güçlenir ve yaşamın her alanında özgürce varlığını sürdürür. Çünkü dil yalnızca bir iletişim aracı değil; bir halkın hafızası, yaşama bakışı, tarihi, duygusu ve sesidir. Kürtçenin statü kazanmasıyla bu varlık anlam kazanacaktır. Bu dili konuşanların resmî olarak tanınması gerekir. Bu nedenle dili korumak ve yaşatmak sadece kültürel bir mesele değil; aynı zamanda birlik, adalet ve toplumun hafızasına sahip çıkma meselesidir” ifadelerini kullandı.

Etkinlik, halaylar ve müzik dinletileriyle devam etti.

Wan’da sempozyum: Kürtçenin geleceği tartışıldı

Eğitim Sen Wan Şubesi, Kürt Dil Bayramı kapsamında “Kürdistan’da Kürt Dilinin Durumu ve Kürtçe Eğitim” başlığıyla 3’üncü Dil Sempozyumu düzenledi. Wan Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda gerçekleşen sempozyuma dört parça Kürdistan’dan katılımcı ve konuşmacılar katıldı.

İki gün sürecek ve beş oturumdan oluşan sempozyuma çok sayıda kişi katıldı.

Rojava deneyimi: Kürtçede yeni dönem

Üçüncü oturumda konuşan Mizgin Hesen, “Rojava’da Kürtçenin Realitesi” başlıklı sunum yaptı. 2011 öncesinde Kürtçenin yasaklı olduğunu belirten Mizgin Hesen, devrim sonrasında üniversitelerin açıldığını ve Kürtçenin eğitim dili haline geldiğini söyledi.

“Kürtçede bir rönesans yaşanıyor” diyen Mizgin Hesen, radyo ve televizyonların açıldığını ve her alanda Kürtçe üretim yapıldığını belirtti. “Kürt dili Rojava’da yeni bir çağ yarattı. Eskiden Arapça olan dil Kürtçe oldu. Şu anda her yerde Kürtçe konuşuluyor” dedi.

‘Resmi dil için mücadele sürüyor’

Gülistan İsmail ise “Rojava’da Kürtçe Eğitim” başlıklı konuşmasında, devrim öncesi ve sonrası değişimi anlatarak Kürtçenin resmi ve eğitim dili olması için her gün eylem ve etkinlikler yapıldığını söyledi.

Sempozyumun ilk günü soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.