Küresel güvenlik için kırılma anı: Hol Kampı kontrolsüz kaldı

Hol Kampı’ndan SDG’nin çekilmesiyle birlikte, on binlerce IŞİD’linin bulunduğu alan kontrolsüz kaldı. Uluslararası toplumun kayıtsızlığı, IŞİD ideolojisinin yeniden üretildiği bu merkezde tehlikeyi daha da büyüttü.

SARYA DENİZ

Haber Merkezi- Hol Kampı, yıllardan beri küresel güvenliği tehdit eden bir karanlığın merkezi olarak tanımlanıyor.  Suriye’nin kuzeydoğusunda, dünyanın gözleri önünde büyüyen bu kamp; umutsuzluk, güvenlik boşluğu ve uluslararası kayıtsızlık içinde, tüm çabalara karşın IŞİD ideolojisinin yeniden ve yeniden üretildiği tehlikeli bir zeminde varlığını sürdürdü. Hol sadece bir mülteci kampı değil; geleceğin radikal kuşaklarının şekillendiği, bölgeyi ve ötesini tehdit eden sessiz bir saatli bombaydı ve bu bombanın pimi çekildi.

SDG Basın Ofisi yaptığı açıklamada IŞİD’lilerin kaldığı Hol Kampı’ndan çekildiğini duyurdu:

“Uluslararası toplumun IŞİD dosyasına yönelik kayıtsız tutumu ve bu son derece tehlikeli dosyanın ele alınmasında sorumluluklarını üstlenmemesi nedeniyle, güçlerimiz Hol Kampı’ndan çekilmek ve artan risk ve tehditlere maruz kalan Kuzey Suriye kentlerinin çevresinde yeniden konuşlanmak zorunda kalmıştır.”

Ne zaman kuruldu? Nasıl büyüdü?

Hol Kampı Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke kentinin 45 km doğusunda yer alıyor. Kuzey ve Doğu Suriye’nin en büyük mülteci kampı olarak anılan Hol Kampı 1991 yılında Körfez savaşının ardından kuruldu. Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) 2015 yılında Hol’ü özgürleştirmesinin ardından Şam hükümetinin ve IŞİD’in baskılarından kaçan Suriyeliler yerleştirildi. 2016 yılından sonra Musul’un özgürleştirilmesiyle birlikte Iraklı mülteciler de kampa getirildi.  Teslim olan ve yakalanan IŞİD’lilerin eşleri ve çocukları başlangıçta Roj, Hol ve Eyn İsa’daki kamplarda mülteciler içinde konumlandırıldı. Fakat birçok sorun yaşanınca Hol ve diğer kamplarda IŞİD’li kadınlar ve çocukları için özel bölmeler oluşturuldu. QSD’nin Cizire’nin Fırtınası Hamlesi çerçevesinde Mart 2019’da IŞİD’in Suriye’de hakim olduğu son toprak parçası Bahoz’u da özgürleştirmesinin ardından teslim olan ve yakalanan binlerce IŞİD’linin ailesi de Hol Kampı’na yerleştirildi. Kamp hızla büyüdü. Türk devletinin 9 Ekim 2019’da başlattığı GrêSpî İşgal Harekatı sürecinde Eyn Îsa Kampı’nı hedef alması ve onlarca IŞİD’li kadının kaçırılması nedeniyle 3 bine yakın IŞİD’li kadın ve çocukları da Hol Kampı’na getirildi.

Kamp 6 bölmeden oluşuyor

Kampın nüfusu gün geçtikçe büyürken 80 bin kişiye ulaşan kamp nüfusu, özerk yönetimin kimliği ve terör eylemlerine karışmadığı doğrulanan Suriyelilerin yerlerine geri dönebilmesinin koşullarını yaratması ve Irak’la yaptığı anlaşma çerçevesinde binlerce Iraklı mülteciyi ülkelerine geri göndermesiyle azaldı. Bölgedeki gazeteciler ve yetkililerin anlatımlarına göre kamp yerleşimi 6 bölme şeklinde düzenlenmişti. 3 bölmede Iraklı, 2 bölmede Suriyeli mülteciler ve diğer bir bölmede ise Suriye ve Irak dışından olan IŞİD’li kadınlar ve çocukları kalıyordu. IŞİD’li olduğu bilinen 7 bini aşkın kişi söz konusuydu. Kadınlar ve çocuklar çoğunluğu oluştururken kampta aynı zamanda bini aşkın da yetişkin erkek kalıyordu. IŞİD’li kadınların bulunduğu bölme güvenlik ve örgütlenme alanlarının genişlememesi için kamp için ayrı bir kamp gibi oluşturulmuştu. Bu bölümün doktoru, çarşısı, hastanesi ayrıydı ve ayrıca diğer bölmelerle de gidiş gelişler yoktu.

Hol Kampı yetkililerinin 2025 Nisan ayında paylaştığı verilere göre; kampta yaşayanlar arasında uyruğu bilinmeyen 9 aile, Iraklı 3 bin 829 aile, Suriyeli 4 bin 351 aile ve yabancı uyruklu bin 895 aile bulunuyor. Toplamda 10 bin 84 aile kampa yerleştirilmiş durumda. Bu ailelerin toplam nüfusu ise şu şekilde: Uyruğu bilinmeyen 9 kişi, Iraklı 13 bin 124 kişi, Suriyeli 15 bin 805 kişi ve yabancı uyruklu 6 bin 385 kişi olmak üzere toplamda 35 bin 323 kişi yaşıyor.

Sayısız katliam yaşandı                                                                           

Hol Kampı özellikle son yıllarda IŞİD varlığı nedeniyle sık sık gündeme geldi. Hem kendi içinde hem de bölge açısından büyük bir tehlike anlamına gelen kampta özellikle IŞİD’li erkeklerin sızmasıyla çeteler tarafından bir eğitim ve örgütlenme merkezi olarak kullanıldı. Kadınlar IŞİD’in “El Hisbe” adı verilen ve dayattıkları kurallara uymayanları yakalayıp cezalandırdığı birimin bir uzantısını kamp içinde kurdu. IŞİD’den ayrılmak isteyen, çocuklarını IŞİD kurullarına göre büyütmek ya da kara çarşaf giymeyi reddeden kadınlar katledildi. 2019 yılından günümüze kamp içinde yüzlerce katliam kayıt altına alındı. Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçlerinin geliştirdiği sayısız güvenlik operasyonuna rağmen, IŞİD’liler kampta cihadist öğretiye göre yaşamak istemeyen ve çetelerden ayrılmak isteyen onlarca kişiyi vahşi yöntemlerle katletti. Kamp yetkililerince açıklanan verilere göre 2019 yılında 13, 2020 yılında 32, 2021 yılında 96, 2022 yılında 44 kişi öldürüldü.

Kampa operasyonlar

Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri-Kadın, Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) ve Suriye Demokratik Güçleri (QSD), 28 Mart 2021’den bu yana kamp ve çevresinde gerçekleştirdikleri operasyonlarla IŞİD çetelerinin faaliyetlerini engellemeye çalıştı. İlk operasyonda 125, ikinci operasyonda 226, üçüncü operasyonda 85 ve dördüncü operasyonda 79 terörist yakalanırken, YPJ’nin kurtardığı Êzidî kadınlar umut ışığı oldu. Operasyonlar sonunda cinayet ve işkence suçlarına karışan IŞİD’liler yakalandı. Kampa çıkan tüneller tespit edilirken el bombaları, ağır silahlar, kesici aletler ve mühimmatlar ele geçirildi. Öte yandan operasyon sırasında YPJ, IŞİD’in elinden Êzidî kadınları da kurtardı.

Ülkeler çağrılara kayıtsız kaldı

Hol Kampı’nda yaşananlar ve yaşayanlarla ilgili birçok çağrı yapıldı ama uluslararası kurumlar ve ülkeler bu çağrıları duymazdan geldi. Yetkililer sorumluluklarını yerine getirmedi. Uluslararası bağımsız yargılama yapılması istense de bu konuda da hiçbir adım atılmadı. Hol ve bir benzeri olan Roj Kampı’ndaki IŞİD’li kadın ve çocukların ülkeleri tarafından alınması istendi. Devletler kendi vatandaşı olan IŞİD’lilerin bile sorumluluğunu almaktan kaçındı. Kamptan 36 ülke, vatandaşlarının küçük bir kısmını aldı. Bu kayıtsız tutum kampta kalanların daha da radikalleşmesinin önünü açtı. Özerk yönetim alanlarındaki kadın örgütleri IŞİD’li kadınların rehabilite edilerek yaşamla yeniden buluşması için kimi çalışmalar yapsa da bunlar yeterli olmadı.

Zaman aleyhe akıyor

Bugün bölgenin en karmaşık ve tehlikeli yerlerinden biri olarak anılan Hol Kampı aşırılıkçı fikirlerin yeniden üretildiği bir merkez ve sadece Suriye için değil tüm dünya için de açık bir tehdit. Ve bugün bu tehdit kontrolsüz bir şekilde serbest kaldı. IŞİD tehlikesinin tam merkezi olan bu alandan artık zaman kontrolsüz bir şekilde dünyanın aleyhine hızla akıyor. Üstelik bu kez dünya kamptaki IŞİD çalışmaları düşünüldüğünde daha ‘eğitimli’ bir şiddetle karşı karşıya kalabilir. Dün bu şiddetin sorumluluğunu almayan ve görmezden gelen uluslararası toplum bugün yaşanan ve yaşanacakların sorumlusudur.