Kürdistan Öğretmenler Sendikası: ‘Jin, jiyan, azadî’ toplumun biriken itirazlarının ifadesidir
Kürdistan Öğretmenler Sendikası, ‘Jin, jiyan, azadî’ hareketinin İran toplumundaki derin ve birikmiş isyanı görünür kıldığını belirterek, hareketin kadın özgürlüğü, eşitlik, insan onuru ve özgürlük taleplerini gündeme taşıdığını vurguladı.
Haber Merkezi - Kürdistan Öğretmenler Sendikası, Jîna Emînî’nin devlet tarafından katledilmesinin dördüncü yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, “Jin, jiyan, azadî” devrimci ayaklanmasını İran toplumunda biriken derin hoşnutsuzlukların yansıması olarak değerlendirdi. Sendika, hareketin belirli bir olaya yönelik geçici bir tepki olarak görülemeyeceğini belirtti.
Sendika, Jîna Emînî’nin ahlak polisi tarafından gözaltında katledilmesinin ardından başlayan protestoların özgürlük, eşitlik, insan onuru ve kendi kaderini belirleme hakkına ilişkin geniş talepleri kamuoyunun gündemine taşıdığını ifade etti. Açıklamada, yaşamını yitirenlerin, gözaltına alınanların ve protestolarda zarar görenlerin yalnızca resmi raporlardaki rakamlara veya isimlere indirgenmemesi gerektiği vurgulanarak, mağdurların onurunun korunmasının temel bir sorumluluk olduğu belirtildi.
Kürdistan Öğretmenler Sendikası, yaşamını yitirenlerin isimlerinin ve hikâyelerinin hatırlanmasını, ailelerin adalet arama hakkının savunulmasını, gerçeklerin gizlenmesi ve çarpıtılmasına karşı çıkılmasını tarihsel gerçeğin korunması ve mağdurların insanlık onuruna sahip çıkılmasının bir parçası olarak değerlendirdi. Sendika ayrıca protestoculara yönelik müdahalenin biçimi ve baskının sonuçları konusunda hesap verilmesi gerektiğini belirtti.
‘Hareketin kazanımları kısa vadeli değişimlerle sınırlı değil’
Açıklamada, “Jin, jiyan, azadî” hareketinin kazanımlarının kısa vadeli siyasi ve toplumsal değişimlerin ötesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Sendikaya göre hareket, kadın hakları, medeni özgürlükler, yaşam tarzını seçme hakkı, ayrımcılığa karşı mücadele ve yurttaşların eşitliği gibi konuları kamusal tartışmanın merkezine taşıdı. Daha önce güvenlikçi yaklaşımlar veya merkezci söylemler nedeniyle geri plana itilen taleplerin de görünür hale gelmesini sağladı.
Sendika, “Jin, jiyan, azadî” sloganını kadınların özgürlüğü, onurlu bir yaşam hakkı ve genel özgürlük arasındaki bağın özlü bir ifadesi olarak değerlendirdi.
‘Kadınlar ve gençler hareketin sürekliliğinde belirleyici oldu’
Kadınlar ve gençlerin hareketin ortaya çıkışı ve devamlılığındaki rolünün belirleyici olduğunu belirten sendika, kadınların bedenleri ve yaşamları üzerindeki denetime karşı direnişinin yanı sıra genç kuşağın toplumsal özgürlükler ve siyasi geleceğe ilişkin taleplerinin toplum ile mevcut yapılar arasındaki mesafeyi daha görünür hale getirdiğini ifade etti.
Açıklamanın bir diğer başlığını ise toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi oluşturdu. Sendika, kadın haklarının, ulusal toplulukların haklarının, medeni özgürlüklerin ve sosyal adaletin birbirleriyle çelişmediğini belirtti. Kalıcı dayanışmanın ancak dilsel, kültürel, etnik ve dini farklılıkların tanınması ve çoğulculuğun kabul edilmesiyle mümkün olabileceğini vurguladı.
‘Baskı toplumsal sorunları çözmüyor’
Protestoların bastırılmasının toplumun sorunlarını çözmediğini belirten sendika, güvenlikçi politikaların hoşnutsuzlukları ortadan kaldırmadığı, aksine toplum ile resmi yapılar arasındaki uçurumu derinleştirdiği uyarısında bulundu.
Sendika, baskının sonuçları arasında protestocuların yaşamını yitirmesi, aktivistlerin gözaltına alınması ve haklarında dosyalar hazırlanması, aileler üzerindeki baskıların artırılması ile kamusal ve medya alanının daraltılmasını gösterdi.
Açıklamanın sonunda sivil örgütlenme, kapsayıcı diyalog, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün savunulması ile mağdur ailelerine destek verilmesi, hareketin başlıca gündemleri arasında sıralandı.
Kürdistan Öğretmenler Sendikası, “Jin, jiyan, azadî”nin yalnızca geçmişte yaşanan bir protesto hareketinin adı olmadığını, insan onuru, özgürlük, eşitlik ve çoğulculuk temelinde bir gelecek için yeni bir ufuk sunduğunu vurguladı.