Kobanêli kadınlar: Önder Apo'nun Elpelûr köyündeki evi onu bekliyor

Özgürlük mücadelesinin başlangıcında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a ev sahipliği yapan Kobanêli kadınlar, Abdullah Öcalan'ın Barış ve Demokratik Toplum sürecine inandıklarını belirterek, "Önder Apo'nun Elpelûr köyündeki evi onu bekliyor" dedi.

BERÇEM CÛDÎ

Kobanê - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, 27 Şubat'ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum çağrısı ve 9 Temmuz’da videolu mesajını Kürt halkı ve dostları tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Abdullah Öcalan'ı ilk kez 2 Temmuz 1979'da karşılayan Kobanêli kadınlar, bu tarihi çağrıyı farklı bir coşkuyla kucaklıyor.

Nazê Mihemed Elî, Türk devletinin politikalarının Kürtleri silahlı mücadeleye zorladığını belirterek, "Kürt hareketinin oluşumunun ilk aşamalarında, yani 70'li ve 80'li yıllarda, Kürtler ağır saldırılar altındaydı. Bu nedenlerle siyasi çabalar tatmin edici değildi ve bu temelde Önder Apo ve gerillalar silahlı mücadeleye başladı. Elbette, Türk devleti başlangıçta politikalarında değişiklik yapsaydı, sonsuz bir barışın tesis edilmesi uzun yıllar almazdı. Ancak Türk devletinin yaklaşımları nedeniyle Kürt halkı silaha sarıldı, dağlara yöneldi ve baskılara karşı koydu. 50 yıllık çatışma sonucunda binlerce şehit verdik" dedi.

Nazê Elî, "Kobanêli kadınlar olarak Önder Apo'ya evlerimizi açtığımızda, davamızın başarılı olacağına ve bugünlere geleceğimize inandık. Mücadelemiz 4 kişiyle başladı ve şimdi milyonlarca insan bu yolda ilerliyor ve milyonlarca Kürt bu çizginin takipçileri" diye belirtti. 

'Önder Apo'nun gücüne ve duruşuna inanıyoruz'

Nazê Elî, Abdullah Öcalan’ın 26 yıllık tecrit ve 52 yıllık mücadelenin ardından yeni bir sürecin öncülüğünü yapan tarihi bir çağrıda bulunduğunu ifade ederek şöyle konuştu: “Barış ve Demokratik Toplum aşamasının silahlı mücadeleden daha zorlu geçeceği kanaatindeyim. Ancak Önder Apo’nun bu aşamayı başarıya ulaştıracak çağrısına, duruşuna ve gücüne inanıyoruz. Nasıl ki 1980’lerde bu mücadeleyi evlerimiz, çocuklarımız ve canımızla sahiplenip katıldıysak, bugün de kalıcı bir barışı kazanmak için azimli ve kararlıyız. Önderliğimizin hep yanında olduk, şimdi de kararlarını birer birer hayata geçirerek görevimizi yerine getireceğiz. Gerillalar kendi özgür iradeleriyle silahlarını aldılar ve imha ettiler, biz de kendi özgür irademizle bu davaya katıldık ve kendi özgür irademizle devam edeceğiz.”

'Herkesin artık barışa ihtiyacı var'

Sakine Kurdo, 26 yıl sonra Abdullah Öcalan'ı görmekten duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: "Önder Apo'nun mesajlarını barış ve istikrarı sağlama mücadelesini  selamlıyoruz. Bir halk ve özellikle kadınlar olarak barış, özgürlük, demokrasi ve uzlaşma aşığıyız, bu nedenle mücadelemiz her zaman varlığımızı, toprağımızı ve ülkemizi koruma çerçevesinde olmuştur. 50 yıllık savaşımız da bu bağlamda, Önder Apo önderliğindeki Kürtlerin varoluş ve yokluk mücadelesi verdiği bir savaştı. Uzun bir aradan sonra herkesin barışa ihtiyacı var ve biz Kürtler olarak bu girişimin öncülüğünü yapmaya devam ediyoruz. Yeni süreçten beklenti ve umudumuz, Türk devletinin de olumlu ve pratik adımlar atmasıdır."

‘Önder Apo’nun evi onu bekliyor’

Sakine Kurdo, Öcalan'ın fiziki özgürlüğüne kavuşmasını isteyerek, "Tarihi günlerden geçiyoruz, ancak Önder Apo'yu aramızda görene kadar mutluluğumuz her zaman eksik kalacaktır. Bu bağlamda, Önder Apo'nun Kobanê'nin Elpelûr köyündeki evine dikkat çekmek istiyorum. Önder Apo, Suriye ve Ortadoğu yolculuğuna bu evden başladı, dolayısıyla bu ev her açıdan hazır ve onun gelişini bekliyor. Biz kadınlar olarak Önder Apo'yu Kobanê'deki evinde görmek istiyoruz" dedi.

'Barışın sağlanmasını istiyoruz'

Emine Yasin de Abdullah Öcalan'ın başlattığı süreci selamladı ve şöyle dedi: " Bugün, 50 yıldır aralıksız mücadele eden ve gücüne inanan Önder Apo'ya ve özgürlük gerillalarına minnettarız. Bugün sabrımızın, hafızamızın ve direnişimizin sonuçları yaşanıyor. Herkesten çok anneler olarak barışın sağlanmasını istiyoruz, bu nedenle bu sürece öncülük edeceğiz. İşgale, soykırıma, inkâr ve acılara son verin. Yaşadığımız sürece bu tarihi asla unutmayacağız ve unutturmayacağız.”