Kobanê’den seslenen Rakkalı göçmenler: Soykırım saldırılarına son verin

Cihatçı HTŞ’nin saldırılarıyla birlikte Rakka’dan Kobanê’ye göç eden aileler, “Bize karşı işlenen soykırıma ve tekrarlanan yerinden edilmelere son verilmesini istiyoruz” diyerek, faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

SİLVA AL-İBRAHİM

Kobanê- Suriye geçici yönetimdeki cihatçı Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve IŞİD çetelerinin, Türk devletinin desteğiyle Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları sonucunda binlerce sivil yerinden edildi. Kuşatma koşullarına rağmen Kobanê, Til Abyad Kampı’ndaki sivillere ek olarak Rakka ve Tebqa’dan gelen yaklaşık 200 bin yerinden edilmiş kişiye ev sahipliği yapıyor. Evlerini, HTŞ cihatçılarının elinde katliam ve imha korkusuyla terk etmek zorunda kalan bu insanlar, ağır insani koşullar altında yaşam mücadelesi veriyor.

Rakka’nın IŞİD’den kurtarılması için düzenlenen operasyonlarda yer alan oğlunu kaybeden Zuleikha Ahmed, bugün ailesi ve torunlarıyla birlikte yerinden edilmiş kişiler için sığınağa dönüştürülen Viyan Hastanesi’nde yaşamını sürdürüyor. Kobanê kırsalından geldiklerini belirten Zuleikha Ahmed, “Suriye krizinin başında Rakka’ya yerleştik. HTŞ cihatçıları şehre saldırdığında evlerimizi terk etmek zorunda kaldık. Şengal katliamının tekrarlanmasından korkuyorduk. Çünkü işledikleri tüm ihlaller savaş suçları kapsamına giriyor” dedi.

‘Geri dönme umudum bile yok oldu’

Rakka’dan göç ettiklerinde öncelikle Kobanê kırsalına yerleştiklerini kaydeden Zuleikha Ahmed, “Çatışmaların şiddetlenmesi üzerine şehir merkezine geçerek hastaneye sığındık. Bu süreç kar yağışına denk geldi ve yaşadığımız zorlukları daha da artırdı. Şu anda bile yerinden edilmiş insanların çoğu battaniyesiz uyuyor. Bu durum özellikle çocuklar arasında hastalıkların artmasına neden oluyor” sözlerine dikkat çekti. Zuleikha Ahmed, yerlerinden edilmelerinin üzerinden henüz bir ay geçmeden ailesiyle birlikte geri dönme niyetiyle evini ve şehri kontrol etmek için Rakka’ya gittiklerini söyleyerek, “Ancak büyük bir şok yaşadık. Evimizden geriye sadece duvarlar ve kapılar kaldı. Ayrılırken kapıyı sıkıca kilitledim, ama Kobanê’ye döndükten sonra orada kalanlar kapının kırıldığını söylediler. Başımıza gelenler için çok ağladım, ama şimdi gözyaşlarının ne faydası var? Geri dönme umudum bile yok oldu. Kapılarımız kırılmış ve içindeki her şey çalınmışken, nereye geri dönebiliriz?” diye sordu.

‘Savaşçıların aileleri hedef alınıyor’

Çocuklarının Rakka’nın IŞİD çetelerinden temizlenmesi operasyonlarına katıldığını ve yaşamını yitirdiğini kaydeden Zuleikha Ahmed, “Çocuklarını IŞİD’den kurtarmak için feda eden ve şehit olana kadar savaşan aileler, Rakka’da en çok hedef alınanlar arasında. Ben de şehit bir ailenin mensubuyum. Oğlum, yeğenlerim ve iki kızımın eşleri son nefeslerine kadar IŞİD’e karşı savaştılar. Oğlum geride iki yetim kız bıraktı, kızlarımın her biri de yetim bir çocuğu büyütüyor. Haklarımız konusunda sessiz kalmayacağız” şeklinde konuştu.

‘Adalet ve eşitlik için sessiz kalmayacağız’

Kadınlardan Amira Sabri de, Rakka’daki Kürt ailelerine karşı işlenen katliamlardan dolayı ailesiyle birlikte göç etmek zorunda kaldı. Tanıdığı iki aileye yönelik yaşanan katliamdan sonra göç etme kararı aldıklarını söyleyen Amira Sabri, “Kurk köyünden bir kadın ve üç Kürt erkek katledildi, bu aileden iki kız da kaçırıldı. Yerimizden edilmek istemedik, ancak cihatçıların ihlalleri Rakka’daki Kürtlerin çoğunu ayrılmaya zorladı. Şimdi Rakka’dan yerinden edilmiş onlarca Kürt aileyle birlikte yaşıyoruz. Isıtma eksikliği nedeniyle yerinden edilmiş çocukların çoğu hastalanıyor” ifadelerini kullandı.

Faillerin cezalandırılmasını isteyen Amira Sabri, “Bize karşı bu suçları işleyenler için en ağır cezayı talep ediyoruz. Adalet ve eşitlik hakkımız konusunda sessiz kalmayacağız ve haklarımızı elde edene kadar mücadele edeceğiz. Bize karşı işlenen bu soykırıma ve tekrarlanan yerinden edilmelere son verilmesini istiyoruz” çağrısında bulundu.