KJK’den Paris Katliamları için açıklama: Dosyalar örtbas edilmesin

KJK, Paris’te düzenlenen Hakikat İçin Adalet mitingine gönderdiği mesajda Paris Katliamlarında yaşamını yitirenleri anarak, katliamların siyasi ve terör saldırısı olduğunu vurguladı ve faillerin yargılanmasını istedi.

Haber Merkezi- Komalên Jinên Kurdistan (KJK), Paris’teki Hakikat İçin Adalet mitingine yolladığı mesajda, Paris şehitlerini andı. KJK, Rojava ve Rojhilat’taki özgürlük mücadelesini de selamlayarak direnişin sonuna kadar destekleneceğini belirtti.

Mesajın tamamı şöyle:

“Fransa'nın merkezinde, Paris'te yaşanan iki katliamı ve bu katliamları gerçekleştiren güçleri şiddetle kınıyor, katliamlarda şehit düşen değerli yoldaşlarımızı ve vatanseverlerimizi saygıyla anıyor ve hedeflerini başarma sözümüzü yineliyoruz.

9 Ocak 2013'te Paris'te yaşanan katliamda, hareketimizin kurucu bir kadrosu ve Kadın Hareketi'nin öncüsü olan yoldaşımız Sara (Sakine Cansiz) hedef alındı. Özgürlük çizgisinin değerlerini, özgür ve eşit bir yaşamın değerlerini onun şahsında öldürmek istediler.

Kadın özgürlüğü çizgisinin, tüm değerlerin birliğinin ve direnişin abidesi olan yoldaşımız Sara, Kadın Kurtuluş Hareketi'nin yaşayan hatırasıdır. Kadın Hareketinin yaşayan bir hatırası, mücadelemizin temel bir dinamiği olarak, sadece önemli bir katkı sağlamakla kalmadı, aynı zamanda önemli bir rol oynadı ve öncülük rolüyle hareketimizin gelişim, değişim ve dönüşüm süreçlerinde uzun yıllar boyunca öncülük sorumluluğunu üstlendi. Bu nedenle, böyle bir kayıp asla kabul edilemez ve aramızda her zaman yaşayan liderliği, bizler için ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.

İkinci bir katliam gerçekleştirildi

Tarihe siyasi bir katliam olarak geçen bu katliam aynı zamanda bir terör saldırısıdır. Türk devletinin Paris'in merkezinde, Kürdistan Enformasyon Ofisi'nde düzenlediği bu saldırı, birçok açıdan aydınlatılmasına rağmen, hâlâ devam ettirilmektedir. Bu, Türk devleti ile Fransa arasındaki siyasi ve ekonomik işbirliğinin bir sonucu olarak kasıtlı olarak seçilmiştir. Yasadışı bir şekilde dayatılan bir dava olarak, tuzaklar kullanılarak, zaman aşımı bahanesiyle dosyaların kapatılması ve adaletin sağlanması yerine dosyanın düşürülmesiyle örtbas edilmiştir. Yine, kötü niyetli çıkarların bu davayı örtbas etmeye ve yürütmeye çalıştığı bir süreç görülmektedir. Bu siyasi tercihi görüyoruz ve bir kez daha Fransa'nın yasalarına göre hareket etmediğini söylüyoruz. Bu olay aydınlatılmadığı için, Kürtleri temsil eden bir kurumda, dostumuz Evîn Goyî ve iki yurtseverimize karşı gözümüzün önünde ikinci bir katliam gerçekleştirildi.

Tıpkı birinci Paris Katliamı’nı zaman bahanesiyle ırkçı ve kişisel bir saldırı olarak göstermek istedikleri gibi, ikinci Paris Katliamı’nı da ırkçı ve kişisel bir saldırı olarak göstermek istiyorlar. Meydana gelen saldırı bir terör saldırısı olmasına rağmen, Fransız devleti bunu terörle mücadele kapsamına almayan, adli bir vaka olarak sunuyor. Açıklığa kavuşturmak gerekirse, katliam bir terör saldırısı ve siyasi bir cinayet olarak görülmeli, katliamı gerçekleştiren güçler her yönüyle ortaya çıkarılmalı, elde edilen bilgiler dosyaya eklenmeli ki hazırlanan dosya yargılama aşamasına ulaşsın.

Şimdi, devam eden adli soruşturma ve failin tutuklanmasıyla birlikte, dosyanın hızla kapatılma ve davanın yargılamaya ulaşmama olasılığı çok yüksek. Bu nedenle, özellikle Fransız Adalet Bakanlığı’nı, duyarlı ve vicdan sahibi Fransız kamuoyunu, davanın yargılanmaması ve örtbas edilmemesi için devletlerine baskı yapmaya çağırıyoruz.

Kürtler, DAİŞ’e karşı mücadelede insanlığa karşı duyarlı davrandılar ve insanlık için ayağa kalktılar. Bugün, aynı duyarlılık ve insani destek Fransız kamuoyu, Fransız devleti ve temsilcileri tarafından da gösterilmelidir.

Mevcut durumun Fransız devletini de zorladığı ve suçladığı bir sonuç ortaya çıkarıyor. Bunu aşmak için, her iki katliamı da tanımaları, gün yüzüne çıkarmaları ve bunun için açık ve şeffaf bir politika uygulamaları konusunda yasal zeminde mücadele eden Kürt temsilcilerine ve kurumları ile iş birliği yapmaları çağrısında bulunuyoruz. Özellikle Kadın Hareketi öncüleri, yoldaşlarımız Sara, Rojbîn, Evîn ve Ronahî, değerli vatanseverlerimiz Abdurahman Kızıl ve Mîr Perwer'in şahsında şehitlerimizi minnetle anıyor ve selamlıyoruz.

Rojava ve Rojhilat’ta yıllar içinde ağır emeklerle yeni yaşam için gelişen mücadeleyi selamlıyoruz. 

Özgür bir gelecek için sürdürülen direnişi sonuna kadar destekliyoruz. Bu direnişlerin özgürlük ve umut yaratması dileğiyle.”