Kirmanşah’ta protestolar sürüyor: Cenazelerin teslimi için ailelerden para isteniyor
Kirmanşah’da grev ve protestolar internet ve iletişim ağlarının tamamen kesilmesine rağmen devam ederken, yaşamını yitirenlerin cenazelerinin teslimi için ailelerden para istenildiği belirtiliyor.
Kirmanşah - İran ve Rohilat Kürdistan’ında 8 Ocak’ta başlayan grev ve kitlesel protestolar çağrısı doğrultusunda Kirmanşah’da halk eylemlere güçlü katılım sağladı.
Hükümet, bilgi akışını engellemek amacıyla interneti kesti. Ancak bu adım, protestocuların güvenlik güçlerine karşı mücadelesini durdurmadı. Toplanma alanlarından elde edilen saha gözlemleri, halkın protesto tutumunun kararlılıkla sürdürdüğünü gösteriyor.
Yerel kaynaklar, kent genelinde çok sayıda protestocunun katledildiğini bildiriyor. Tanık ifadelerine göre; Tağbostan Bulvarı’nda 7, Zafer Bulvarı’nda 3, Konut ve İmar Sitesi’nde 5, Velayet Sitesi’nde 2, Azadi Meydanı’nda (Garaj) 6 ve Şahid Bulvarı’nda 4 kişi yaşamını yitirdi.
Bu sınırlı ancak endişe verici veriler, gerçek ölü sayısının medyaya yansıyanın çok üzerinde olabileceğine işaret ediyor; zira protestolara katılan birçok kişi en az bir kişinin katledildiğine ya da yaralandığına tanıklık ettiğini belirtiyor.
Sokaklardan tanık anlatımları
Şahid Meydanı yakınlarında gözaltından kaçmayı başaran bir tanık, bir güvenlik görevlisinin kendisine defalarca ateş açtığını aktardı. Tanık, güvenlik güçlerine “ateş etme emri” verildiğini ve protestocuları öldürme amacıyla rastgele ateş edildiğini vurguladı. Golestan Mahallesi’nde saçmayla yaralanan başka bir protestocu ise yalnızca kavşakta art arda korna çaldığı için hedef alındığını anlattı.
İnsansız hava araçları kullanılıyor
Saha incelemeleri, hükümetin protestoları bastırmak için yalnızca askeri yığınakla yetinmediğini, sokaklara çok sayıda sivil giyimli güç konuşlandırdığını ortaya koyuyor. Kaşani Caddesi’nde evinin penceresinden “Diktatöre ölüm” sloganı atan bir kişi, sokaktaki bazı kadınların evinin tespit edildiğini bağırdığını aktardı. Bu durum, sivil giyimli kadınların da protestocuların tespiti için kullanıldığını gösteriyor. Ayrıca bir kaynak, protesto bölgelerine bakan çok sayıda esnafın güvenlik kameralarındaki görüntülerin toplanması talimatı verildiğini, bu kayıtların protestocuları ve öncü isimleri belirlemek için kullanılacağını bildirdi. Tanıklar, Si Metri-ye Dovvom, Noubahar ve Hafiziye bölgelerinde insansız hava araçlarının da kullanıldığını ifade etti.
Tam iletişim kesintisi altında protestolar devam ediyor
Yoğun baskı ve şiddete rağmen protestolar Cuma günü de sürdü. İnternet kesintisine ek olarak cep telefonu şebekeleri de devre dışı bırakıldı; telefonlar fiilen “uçak modu”na alındı. Buna karşın, devlet kontrolündeki operatörler aracılığıyla telefonlara tehdit içerikli SMS’ler gönderildi. Bu mesajlarda protestocular “terörist gruplar” olarak tanımlanırken, ailelere çocuklarını kontrol etmeleri yönünde uyarılar yapıldı. Söz konusu mesajların, uygulanan şiddeti meşrulaştırma ve öldürülen protestocuları itibarsızlaştırma amacı taşıdığı belirtiliyor.
Grevler sürüyor
İnternet kesintisinin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen Kirmanşan’daki esnaf ve pazar grevleri devam ediyor. Hükümet, protestoları önemsiz göstermek ve kendi gücünü sergilemek amacıyla SMS yoluyla halkı yürüyüşe çağırdı. Tanıklara göre bu yürüyüşlere katılanların büyük çoğunluğu devlet memurları, güvenlik güçleri ve ailelerinden oluşuyordu.
Cenazeler için para isteniyor
Bazı kaynaklar, devletin protestolarda hayatını kaybedenlerin ailelerinden, düzenlenen hükümet yürüyüşlerinin ön sıralarında yer almalarını talep ettiğini; aksi halde cenazelerin teslim edilmeyeceğini bildirdi.
Yerel bir kaynak, protestolarda kızı katledilmiş bir aileden cenazenin teslimi için yaklaşık bir milyar tümen talep edildiğini, komada olan yaralı kızın ise tedaviden mahrum bırakıldığını aktardı.
Gizlenen yaralılar ve gayriresmi gözaltı merkezleri
Mevcut bilgiler, İran’daki baskı ortamında çok sayıda kişinin öldürüldüğünü ya da ağır yaralandığını gösteriyor. Birçok yaralı, hastanede gözaltına alınma korkusuyla evlerde tedavi edilmeye çalışılıyor; bu durum hayati risk oluşturuyor. Tanıklar, hükümet güçlerinin Noubahar’daki İstiklal Lisesi, Beden Eğitimi Merkezi ve Ceza ve Denetim Kurumu gibi yerleri üs haline getirdiğini belirtiyor. Gözaltına alınan ve yaralanan kişiler önce bu merkezlere, ardından sorgu ve işkence için başka noktalara götürülüyor. Protestoların başlamasından bu yana kitlesel gözaltılar yaşanırken, hükümetin bu durumu önceden izlenen sivil aktivistleri evlerinden almak için de bahane olarak kullandığı ifade ediliyor.
Dünyayla bağın koparılması
İnternetin tamamen kesilmesi ve uydu çanaklarının toplanması, İran’ın dünyayla bağını koparmaya yönelik organize bir çabanın parçası olarak değerlendiriliyor. Bu adımlar, hem daha sert bir iç baskının zeminini hazırlıyor hem de yaşananların dışarıya yansıtılmasını engellemeyi amaçlıyor. Bağımsız ve uluslararası medyanın bilgiye erişiminin engellendiği bu koşullarda, tanık anlatımları ve yerel raporlar hayati önem taşıyor.
Kirmanşan ve diğer kentlerde süren grev ve protestolar ise tüm baskılara rağmen toplumun taleplerinde ısrarcı olduğunu gösteriyor.