Kanserle mücadele eden tutuklu gazeteci Şezâ el-Hac Mübarek’in hayatı tehlikede
Tunuslu gazeteci Şezâ el-Hac Mübarek’in sağlık durumu cezaevinde kritik seviyeye ulaştı. Kanser teşhisi ve diğer rahatsızlıklarıyla mücadele eden gazeteci için insan hakları örgütleri ve meslektaşları çağrıda bulunuyor.
NAZİHA BOUSSAİD
Tunus- Tunuslu gazeteci Şezâ el-Hac Mübarek’in cezaevinde sağlık durumu giderek kritik bir hale geldi. Kanser teşhisi konan ve diyabet ile işitme kaybı gibi ciddi rahatsızlıklarla mücadele eden Şezâ el-Hac Mübarek için insan hakları örgütleri, meslektaşları ve ailesi acil müdahale çağrısında bulunuyor. Yetkililerden hem hayatını kurtarmak hem de hak ettiği tıbbi bakımı sağlayabilmek amacıyla derhal serbest bırakılması talep ediliyor.
Tunuslu gazeteciler ve Tunus Ulusal Gazeteciler Sendikası olayı, özgürlüklerin gerilemesinin ve gazetecilik faaliyetlerinin kısıtlanmasının sembolü olarak değerlendirdi. Yetkililer, Şezâ el-Hac Mübarek’in cezaevinde tutulmasının, temel bir hak olan sağlık ve yaşam hakkının ihlali anlamına geldiğini belirtti.
‘Artık ayakta zar zor duyuyor’
Aile tarafından geçtiğimiz gün yapılan açıklamayla birlikte, birçok insan hakları kuruluşu ve aktivist, Şezâ el-Hac Mübarek’in hayatının kurtarılması için çağrıda bulundu. Aile açıklamasında, kanser teşhisinin konulduğu ve cezaevinin tedavi talebine ve tümörün alınmasına yanıt vermediği vurgulandı. Ajansımıza konuşan Şezâ el-Hac Mübarek’in annesi Şerife el-Hac Mubarek “Cezaevinde Şeza’nın vücuduna birden fazla hastalık sızdı. İşitme yetisi neredeyse kayboldu; önceden sosyal ve profesyonel ilişkilerini sürdürebiliyordu, artık ayakta zar zor duyuyor. Ayrıca bir mahkum eline zarar verdi, hala protez kullanmak zorunda, bu da yazmasını büyük ölçüde engelledi” dedi. Şerife el-Hac Mubarek, “Omuz ve omurga ağrıları çekiyor. Biz onun serbest bırakılmasını ve bu dosyanın kapatılmasını bekliyoruz; kendisinin masumiyetine inanıyoruz” şeklinde konuştu.
Acil tedavi çağrısı
Şezâ el-Hac Mübarek, Mesadîn Cezaevi’ndeyken şiddetli karın ağrıları ve zaman zaman baş dönmesi şikayetleri yaşadı. Ağrı kesiciler işe yaramayınca dayanamayınca tedavi olabilmek için açlık grevine girdi. “Bali” cezaevine nakledilen Şezâ el-Hac Mübarek’in son tomografi incelemesinde karın bölgesinde acilen alınması gereken bir tümör tespit edildi, ancak operasyon hala yapılmadı ve durumu giderek ağırlaşıyor. Şerife el-Hac Mubarek, “Tümör kelimesi korku ve panik yaratıyor. Sağlık durumunu daha da kötüleşmeden acilen müdahale edilmesi gerekiyor. Yetkililerden Şezâ el-Hac Mübarek’in derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz, böylece tedavisini hızlı ve doğru şekilde sürdürebilir, hayatta kalabilir” dedi.
‘Gazeteciler ağır ihlallere maruz kalıyor’
Tunus Ulusal Gazeteciler Sendikası üyesi Cihan el-Luwati de yaşananlarla ilgili olarak “Karşımızda gazeteciler için büyük bir acı oluşturan bir dosya var; bu, Şezâ el-Hac Mübarek’in korkutucu dava dosyasıdır” dedi. Cihan el-Luwati, Şeza’nın sağlık durumunun kanser nedeniyle ciddi şekilde kötüleştiğini ve durumunun çok kritik olduğunu vurguladı. Her mahkumun sağlık hizmeti alma hakkının olduğunu söyleyen Cihan el-Luwati şöyle devam etti:
“Bugün karşımızda, açıkça sağlık durumunun ihmal edildiği acı bir gerçek var. Bu, ceza hukuku kapsamında mahkumların tedavi hakkından mahrum bırakılıp bırakılmadığı konusunda ciddi sorular doğuruyor.”
Sendikalarının defalarca yetkililere başvuruda bulunduğunu anlatan Cihan el-Luwati, Tunus’ta gazetecilerin en ağır hak ihlallerine maruz kaldıklarını kaydetti. Cihan el-Luwati, Tunus’ta özgürlüklerin belirgin şekilde gerilediğini, 54 sayılı tüzüğün gazeteciler üzerinde keskin bir kılıç gibi kullanıldığını, bunun da bazı meslektaşları kendi kendini sansür uygulamaya zorladığını belirtti. Cihan el-Luwati, Şezâ el-Hac Mübarek’in cezaevinde tutulmasının aynı zamanda cinsiyete dayalı bir şiddet örneği olduğunu vurguladı.