‘Kadın sünneti’ reklamına tepki büyüyor

TTB, EŞİK ve Wan Barosu, dijital medyada “kadın sünneti” adı altında genital mutilasyon tanıtımı yapan hekim hakkında soruşturma başlatılması çağrısı yaptı. Kurumlar, uygulamanın kadınlara yönelik bir şiddet biçimi olduğunu vurguladı.

Haber Merkezi – Dijital medyada “kadın sünneti” ya da “hud derisi alma” adı altında genital mutilasyon uygulamasının tanıtımının yapılmasına yönelik tepkiler büyüyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB), Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) ve Wan Barosu, uygulamayı insan hakları ihlali ve kadınlara yönelik şiddet olarak nitelendirerek sorumlular hakkında idari, disiplin ve adli soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.

TTB: Hekimlik mesleğiyle bağdaşmıyor

TTB, dijital medyada söz konusu uygulamanın tanıtımını yapan kişi hakkında ilgili tabip odası tarafından disiplin soruşturması başlatıldığını duyurdu. Birlik, kadın sünnetinin hiçbir tıbbi gerekliliği ve bilimsel dayanağı bulunmadığını, Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere uluslararası sağlık ve insan hakları kuruluşlarınca reddedildiğini belirterek, bunun hekimlik mesleğiyle bağdaşmadığını vurguladı.

EŞİK: Ağır yaralama suçudur

EŞİK de yaptığı açıklamada, kadın bedenine yönelik bu tür müdahalelerin ister ekonomik ister dini gerekçelerle yapılsın ataerkil bir dayatma ve suç olduğunu belirtti. Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ile İstanbul Sözleşmesi'nin devlete bu tür uygulamaları önleme yükümlülüğü getirdiğini hatırlatan platform, işlemlerin Türk Ceza Kanunu kapsamında da ağır yaralama suçu oluşturduğunu kaydetti.

Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde 230 milyondan fazla kadının genital mutilasyona maruz kaldığını, yalnızca 2026 yılında ise 4.5 milyon kız çocuğunun risk altında bulunduğunu aktaran EŞİK, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nı reklamların yasaklanması ve sorumlular hakkında hukuki süreç başlatılması için göreve çağırdı. Platform ayrıca kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla ulusal düzeyde farkındalık kampanyası yürütülmesini istedi.

Wan Barosu: Derhal soruşturma başlatılmalı

Wan Barosu Kadın Hakları Merkezi de Agirî'de görev yapan hekimin dijital medya paylaşımlarına ilişkin yaptığı açıklamada, kadın sünnetinin kadınların ve kız çocuklarının beden bütünlüğüne yönelik ağır bir saldırı ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin en ağır biçimlerinden biri olduğunu belirtti.

Baro, bir hekimin Hipokrat Yemini ve tıp etiğini hiçe sayarak bu uygulamayı meşrulaştırmasının ve reklamını yapmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, Sağlık Bakanlığı ve Tabip Odaları tarafından idari ve disiplin soruşturmalarının, Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından ise Türk Ceza Kanunu kapsamında adli soruşturmanın derhal başlatılmasını talep etti.