Kadın örgütlerinden İran için çağrı: Kamuoyunu dayanışmaya davet ediyoruz
6 kadın örgütü, İran ve Doğu Kürdistan’daki protestolara dönük yaptığı yazılı açıklamada çağrı yaparak, “Temel özgürlükleri korumaya yönelik açık ve kararlı bir tutum almaya ve sınırları aşan bir dayanışmayı ve direnişi örmeye davet ediyoruz” dedi.
Haber Merkezi- İran ve Rojhilat genelinde 28 Aralık 2025 tarihinde ekonomik, siyasi ve toplumsal sorunlara karşı başlayan protestolar sürüyor. Protestolarda 19 sivil katledildi. İran’da yaşananlara kadın örgütleri açıklama yaparak tepki gösterdi.
‘Müdahaleler rastlantısal değil’
Tevgera Jınên Azad (TJA) yazılı açıklama yaparak, İran ve Rojhilat’ta devlet şiddetinin son bulması çağrısı yaptı. Halkın demokratik taleplerinin tanınması gerektiğini belirten TJA, “Bu süreçte kadınlar 'Jin Jiyan Azadî' devrimiyle öne çıkan bir rol üstlenmiştir. Kadınların kamusal alanda görünür hale gelmeleri ve taleplerini açık bir biçimde dile getirmeleri, devletin güvenlik politikalarının merkezine yerleşmiştir. Bu nedenle yaşanan müdahaleler rastlantısal değil, belirli bir siyasal yaklaşımın sonucu olarak değerlendirilmelidir” dedi.
‘En az 40 kadın gözaltına alındı’
28 Aralık’tan bu yana en az 19 sivilin katledildiği yer verilen açıklamada, “Katledilenlerin çoğunun Rojhilat kentlerinden olması, özellikle bu bölgelerde uygulanan güvenlik politikalarının siviller açısından ciddi riskler yarattığını ortaya koymaktadır. Katledilenler arasında kadınlar, gençler ve çocuklar bulunmaktadır. En az 40 kadın, protestolara katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınmış; ev baskınları, üniversite yurtlarına yönelik müdahaleler ve keyfi alıkonulmalar yaygınlaşmıştır. Yaralı kadınların sağlık hizmetlerine erişiminin engellenmesi ve gözaltı tehdidinin tedavi hakkı üzerinde baskı aracına dönüşmesi, yaşam hakkı ve temel haklar açısından ciddi ihlaller oluşturmaktadır. Protestolar sırasında 22 yaşındaki Sâger Etemadi’nin güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu katledilmesi, kadınlara yönelik şiddetin bu biçimde sürmesi, toplumsal gerilimi artırmakta ve çözüm olanaklarını zayıflatmaktadır” denildi.
‘Baskılar son bulmalı’
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Bizler TJA olarak, İran halkının ve kadınların direnişlerinin ve meşru taleplerinin görünmesi için İran makamlarını, uluslararası hukuk ve insan hakları yükümlülükleri doğrultusunda hareket etmeye çağırıyoruz. Kadınlara yönelik gözaltılar ve baskılar sonlandırılmalı; protestolara katıldığı için tutuklanan kadınlar ve tüm siyasi tutuklular serbest bırakılmalıdır.
Güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullanımı, işkence ve cinsel şiddet tehdidi içeren uygulamaları durdurulmalıdır. Uluslararası toplumun, İran’da kadınlara yönelik bu ağır ihlaller karşısında sessiz kalmaması gerektiğine belirtiyoruz. Kadınların eşitlik ve özgürlük talebi meşrudur; bu talepler bastırılarak değil, diyalog ve hak temelli yaklaşımlarla ele alınmalıdır. Jin Jiyan Azadi devriminin direnişi ile İran’da ve Rojhilat’ta direnen kadınların yanındayız ve dayanışmamızı sürdürüyoruz. Tüm kadınları, demokratik kamuoyunu ve uluslararası aktörleri; kadınların yaşam hakkını, temel özgürlüklerini korumaya yönelik açık ve kararlı bir tutum almaya, sınırları aşan bir dayanışmayı ve direnişi örmeye çağırıyoruz.”
İran’daki 5 kadın örgütünden çağrı
Öte yandan Doğu Kürdistan Özgür Kadınlar Birliği (KJAR), Kürt Kadınlar Birliği, İran Kürdistan Kadın Hareketi, İran Kürdistan Demokratik Kadınlar Birliği ve Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi (NINA) de ortak bir metin yayınlayarak, saldırıları kınadı.
Açıklamada, son günlerde İran ve Kürdistan'ın çeşitli şehirlerinde halk gösterilerinin hızla yayıldığı belirtildi. Açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti'nin geçmişte olduğu gibi bu gösterileri bastırmak için şiddet ve baskı yöntemleri kullandığı ve özellikle Kürt bölgelerinin hedef alındığı ifade edildi. Kadın örgütleri, özellikle Malekşahî ve Loristan gibi bölgelerde protestoculara yönelik saldırıları "açık bir suç" ve "ağır bir insan hakları ihlali" olarak nitelendirerek bu tür eylemleri şiddetle kınadı.
Açıklamada, kadınların özellikle cinsiyetçi ve milliyetçi politikalara karşı toplumsal mücadelelerin her zaman ön saflarında yer aldığı belirtildi. Kadın hareketleri, son gösterilerde güvenlik güçleri tarafından hedef alınan kişilerin mücadelesini destekledi.
Bildirinin sonunda, uluslararası topluma, insan hakları örgütlerine, demokratik kurumlara ve tüm özgürlük yanlısı güçlere, İran ve Kürdistan'daki gelişmeler karşısında sessiz kalmamaları ve halkın mücadelesini somut ve etkili bir şekilde desteklemeleri çağrısında bulunuldu.