Kadın örgütleri raporu: Son 12 yılda 5 bin 659 kadın katledildi
Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları’nın raporuna göre, son 12 yılda en az 5 bin 659 kadın erkekler tarafından katledildi. 2025 verileri, kadınların en çok ev içinde ve yakın erkekler tarafından öldürüldüğünü ortaya koyuyor.
Haber Merkezi - Mersin’de İnsan Hakları Derneği (İHD) Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısında açıklanan rapor, kadınlara yönelik şiddetin boyutlarını gözler önüne serdi. DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, şüpheli kadın ölümleri hariç son 12 yılda 5 bin 659 kadının katledildiğini belirtti. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ardından geçen sürede, 1 Temmuz 2021’den bu yana 2 bin 207 kadının yaşamını yitirdiğini aktardı.
Bireysel silahlanma vurgusu
Toplantıda ilk olarak konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Türkiye’de her yıl ortalama 4 bin 500 ila 5 bin kişinin bireysel silahlar nedeniyle yaşamını yitirdiğini hatırlattı; bu tablonun kadın cinayetlerine de doğrudan yansıdığını ifade etti. Kadın cinayetlerinde ateşli silahların başlıca araç haline geldiğini vurgulayan Perihan Koca, 2025 yılına ilişkin ulaşılabilen en güncel verilere göre erkeklerin 201 kadını ateşli silahla katlettiğini aktardı. Perihan Koca, “Bireysel silahlanmayı engellemeyen, ateşli silah yasasını aile içi şiddetle ilişkilendirmeyen her siyasi tercih, kadınların yaşam hakkını doğrudan etkiler. Şiddet yalnızca cinayetle sınırlı değil” dedi.
‘Yapısal şiddet düzeni kadınların yaşamını tehlikeye atıyor’
2025 yılı kadın katliamları verilerinde faillerin çoğunlukla hane içinden çıktığını söyleyen Perihan Koca’nın aktardığı verilere göre, 2025 yılında kadınların 104’ü evli olduğu erkek, 32’si eskiden evli olduğu erkek, 28’i birlikte olduğu erkek, 24’ü ise eskiden birlikte olduğu erkek tarafından katledildi. Perihan Koca, ayrıca 28 kadının akrabası, 18 kadının oğlu, 14 kadının babası ve 7 kadının kardeşi tarafından katledildiğini belirtti. 196 kadının ev içinde yaşamını yitirdiğini vurgulayan Perihan Koca, “Bu veriler bize açıkça şunu gösteriyor: Kadınlar en güvende olduğu dayatılan yerlerde, en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyor” diye konuştu. Perihan Koca, artan kadın katliamları, bireysel silahlanma ve kadın yoksulluğunun yapısal bir şiddet düzeni yarattığını söyledi; mevcut politikaların kadınların yaşam hakkını tehlikeye attığını ifade etti.
Güvenlik önlemi yerine kurum imajı
Kampüs Cadıları’ndan Nisa Tuzla, Mersin Üniversitesi’nde 2025-2026 döneminde kadın öğrencilerin barınma krizi, disiplin soruşturmaları, taciz vakalarının inkârı ve ekonomik baskılarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Nisa Tuzla, KYK yurtlarında demokratik haklarını kullanan çok sayıda kadına uzaklaştırma ve yurttan çıkarma cezaları verildiğini; bu süreçte bursların kesildiğini ve öğrencilerin fiilen eğitimden koparıldığını aktardı.
Nisa Tuzla, kampüs ve yurt çevresinde yaşanan taciz vakalarının yönetim tarafından reddedildiğini söyledi; güvenlik önlemleri yerine kurum imajının korunmasının tercih edildiğini dile getirdi. Akademide cinsel taciz iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmaların şeffaf olmadığını belirten Nisa Tuzla, faillerin görevlerine devam ettiğini ve kadınların beyanlarının yeterince dikkate alınmadığını ifade etti. Nisa Tuzla, mevcut tablonun genç kadınlar açısından barınma hakkı, eğitim hakkı ve güvenlik hakkının sistematik biçimde ihlal edildiğini gösterdiğini vurguladı.