Kadın Koordinasyonu’ndan Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’deki ihlallere sert tepki

Cizire Kantonu Kadın Koordinasyonu, Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’deki sivillere yönelik saldırıları kınayarak, kadınların hedef alınmasının tüm topluma yönelik bir saldırı olduğu vurgulandı.

Qamişlo – Cizire Kantonu Kadın Koordinasyonu, Yürütme Meclisi, Adalet Meclisi ve Halk Meclisi adına bugün Kuzey ve Doğu Suriye’nin Qamişlo kentinde bir basın açıklaması düzenleyerek Şêx Meqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallerine dönük saldırılara tepki gösterdi.

Açıklamada, katletme, kuşatma, aç bırakma ve ciddi insan hakları ihlalleri politikalarına karşı açık bir siyasi ve toplumsal tepki gösterildiği, uluslararası sessizlik ve örtülü işbirliği karşısında halkın yaşadığı sistematik saldırılara itiraz edildiği belirtildi. Ayrıca, kadınların hedef alınmasının tüm topluma yönelik bir saldırı olduğu ve Rojava Devrimi kazanımlarına yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Uluslararası ve insan hakları kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmesi, ihlallerin durdurulması, sivillerin korunması, suçluların hesap vermesi ve insan onuru ile kadın haklarının güvence altına alınması gerektiği ifade edildi.

Açıklama, Kuzey ve Doğu Suriye Cizîre Kantonu Kadın Komitesi Başkanı Rohat Xelîl tarafından okundu.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Öncelikle halkımızın direnişçilerini Denîz Çiya – Ziyad Heleb – Rojbîn Hesekê – Dilbirîn Qamişlo – Feraşîn Efrîn – Leyla Qasim ve Şêx Meqsûd ile Eşrefiyê mahallelerindeki direnişe katılan tüm şehitleri anıyoruz. Sınırlı imkanlarla yüksek bir moral ve kararlılıkla direnişe katılan şehit ailelerine başsağlığı diliyoruz; barbar saldırılara karşı durdular.

Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri, geçiş hükümeti ve Türk devleti tarafından ağır silahlarla sistematik, tekrarlanan ve ayrım gözetmeyen saldırılara maruz kaldı. Bu saldırılar sivillere, kadınlara, çocuklara ve yaşlılara yönelik yapıldı ve tüm uluslararası hukuk kuralları ihlal edildi.

Sivil hedefler, insani ve eğitim amaçlı kullanılan binalar, hastaneler ve okullar hedef alındı; bu açık bir savaş suçudur. Bu, ağır bir uluslararası insan hakları ihlalidir; 1949 Cenevre Sözleşmesi, 1907 Lahey Sözleşmesi ve Roma Statüsü’ne göre siviller hedef alınmamalı, ayrım gözetmeyen saldırılar yapılmamalıdır. Ayrıca öldürme, işkence veya kötü muamele yapılmamalı, tıbbi personele saldırı yapılmamalı ve rehin alınmamalıdır. Bunun yanı sıra geçiş hükümeti ve Türk devletinin bu mahallelerde Kürt halkına yönelik gerçekleştirdiği öldürme ve göçe zorlama ihlalleri soykırım amaçlıdır.

Biz Cizîre Kantonu’ndaki kadın örgütü olarak bu suçları şiddetle kınıyor ve geçiş hükümeti ile Türk devleti tarafından her yönüyle işlenen bu suçların insanlığa karşı suç olduğunu teyit ediyoruz.

Uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne ve garantör devletlere çağrımızdır: Bu suçların faillerinden bağımsız ve şeffaf bir soruşturma sonrası hesap sorulsun ve uluslararası ceza mahkemesi önünde yargılansınlar; çünkü mahkemenin bu suçlar üzerinde yetkisi vardır.

Ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni, Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê halkına ve sivil kurumlara yönelik bu ihlaller ve suçlar karşısında yasal ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.

Şehit Denîz’in bedenini ve cenazesine işkence edenlerin cezalandırılmasını istiyoruz. Çünkü bu uygulama, DAİŞ çetelerinin bir uygulaması olduğunu kanıtlamaktadır.

Tüm insan hakları örgütlerine çağrımızdır: Gerçeği ortaya çıkarmak ve halka destek olmak için çabalarını artırsınlar.

Şehitlere söz veriyoruz, halkımızın istediği hedeflere ve zafere ulaşılana kadar onların izinde yürüyeceğiz. Yaralılara acil şifalar diliyoruz.”

Açıklama, “Şehîd Namirin” sloganıyla sona erdi.