Kadın kazanımları için üç temel dayanak: Örgütlenme, direniş, dayanışma

Sosyal korumadan ekonomiye, siyasetten örgütlenmeye kadar geniş bir alanda çalışmalarını sürdüren Kadın Konseyi, kadınların haklarını korumak ve güçlenmesini sağlamak için çok yönlü projeler yürütüyor.

ASMA MUHAMMED

Qamişlo - Rojava’nın Cizîre Kantonu’nda faaliyet yürüten Kadın Konseyi, güvenlik tehditleri, ekonomik krizler ve toplumsal baskılara rağmen kadınların haklarını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Konsey, komünlerden kooperatiflere, koruma merkezlerinden siyasi katılıma kadar kapsamlı bir modelle, kadınların toplumsal yaşamda etkin bir özne haline gelmesini hedefliyor.

Kadın Konseyi’nin çalışmaları yalnızca doğrudan destek sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda mahalle, köy ve şehirlerde kadın örgütlerinin yapılarının güçlendirilmesini de içeriyor. Bu çalışmalar, kadın haklarının korunması ve örgütlenmelerinin sağlanması açısından ilk savunma hattını oluşturan komünlerden başlıyor.

Cizîre Kantonu Kadın Konseyi Sözcüsü Rohat Halil, konseyin çalışmalarının birkaç temel eksene odaklandığını belirterek, bunların başında koruma ve öz örgütlenme geldiğini ifade etti. Kadın koruma merkezleri ve toplum komiteleri aracılığıyla aile içi şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet vakalarının takip edildiğini, kadınların onurunu koruyan ve ihlallerin tekrarını önleyen çözümlere öncelik verildiğini söyledi.

‘Komünleri ve yerel meclisleri destekliyoruz’

Rohat Halil, “Biz de kadınların kendilerini ve kazanımlarını savunabilmeleri ve tüm zorluklara rağmen toplumda etkin bir güç olarak kalabilmeleri için kadın örgütlenmelerini güçlendiriyor, komünleri ve yerel meclisleri destekliyoruz” dedi.

Konseyin, kadınların ekonomik güçlenmesi için kooperatif projeleri, üretim atölyeleri ve küçük ölçekli tarım-sanayi projeleri üzerinde çalıştığını belirten Rohat Halil, köy ve şehirlerde kadınlara hizmet etmek üzere yaklaşık 40 projenin hazırlandığını, ancak karmaşık siyasi ve güvenlik koşullarının bunların tam olarak uygulanmasını engellediğini ifade etti.

Kadınların siyasi ve toplumsal karar alma süreçlerine katılımının önemine dikkat çeken Rohat Halil, “Rojava Devrimi’nde kadınlar özgür ve demokratik bir toplumun inşasında temel rol oynadı. Siyasi, ekonomik, toplumsal ve diplomatik tüm alanlarda yer aldılar ve toplum kurumlarının gelişiminde belirgin bir iz bıraktılar. Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) oluşturulması ve örgütsel yapılarının geliştirilmesi dünya çapında örnek alınan bir model haline geldi” diyerek kadınların liderlik, yönetim ve kurumsal çalışmalarda eğitilmesinin önemini vurguladı.

Çalışmaların sürmesi için temel dayanaklar

Rohat Halil’e göre Kadın Konseyi, zor koşullara rağmen çalışmalarını sürdürebilmek için üç temel dayanağa sahip: kuşatma ve bombardıman koşullarında bile süreklilik sağlayan esnek taban örgütlenmesi, çalışmaya anlam ve direnç kazandıran toplumsal direniş felsefesi ve güçlü bir siyasi-toplumsal koruma ağı oluşturan sınır ötesi kadın dayanışması.

Konsey, Kadın Koruma Merkezleri ve Kadın Adalet Evleri gibi bağımsız kadın kurumlarının inşası için çalışmalar yürütürken, savunma ve toplum güvenliğinde kadınların varlığını artırmayı da hedefliyor. Bu çalışmalar, kadının “mağdur” imajından çıkarak toplumun korunması ve karar alma süreçlerinde etkin bir özne haline gelmesini amaçlıyor.

Rohat Halil, “Kadın haklarına dair farkındalığın artırılması, okullardan komünlere, meclislerden üniversitelere kadar toplumun tüm kesimlerini kapsıyor. Erkeklerle yan yana çalışıyoruz; çünkü kadın özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür, erkekle bir mücadele değildir” ifadelerini kullandı.

Rohat Halil ayrıca konseyin karşı karşıya olduğu zorluklara da dikkat çekerek, devam eden güvenlik tehditleri, ekonomik krizler, ataerkil gelenekler ve Rojava’daki kadın deneyimine yönelik siyasi ve medya kaynaklı hedef göstermelerin çalışmaların önünde engel oluşturduğunu belirtti.

Rohat Halil, “Tüm bu zorluklara rağmen kadınların öz örgütlenmesini ilk savunma hattı olarak güçlendirmeye, kadın hakları mücadelesini ekonomik ve siyasi mücadeleyle birleştirmeye, bölgesel ve uluslararası kadın örgütleriyle ittifaklar kurarak siyasi izolasyonu kırmaya ve yalnızca yasal düzenlemelerle yetinmeyip, kültürü değiştirmeye yönelik uzun vadeli programlar oluşturmaya devam ediyoruz” dedi.

Kazanımlar kadınların mücadelesinin ürünüdür’

Rohat Halil, elde edilen kazanımların bir tesadüf ya da bağış olmadığını vurgulayarak, “Rojava’da elde edilen tüm kazanımlar kadınların mücadelesi ve fedakarlıklarının ürünüdür ve bunların korunması kolektif bir sorumluluktur. Kadın haklarını korumak toplumun geleceğini korumaktır. Kadınların katılımı bir seçenek değil, toplumun istikrarı ve adalet için zorunluluktur” ifadelerini kullandı.

Rohat Halil sözlerini şöyle tamamladı: “Kadın Konseyi, kadınları hukuki ve toplumsal korumadan ekonomik ve siyasi güçlenmeye kadar tüm alanlarda desteklemeyi sürdürecek. Gelecekte karar alabilen ve öncülük edebilen bir kadın kuşağı yetiştirmeye odaklanıyoruz ki kadınların güçlü ve etkili bir sesi olsun.”