Sudanlı kadın gazetecilerden basın özgürlüğü ve güvenli çalışma ortamı talebi
Sudan’da çatışmanın gölgesinde baskı ve risklerle karşılaşan kadın gazeteciler, daha özgür ve güvenli bir çalışma ortamı talep ederek, basın özgürlüğünün korunması çağrısında bulundu.
AYA İBRAHİM
Sudan — Gazeteci Ayşe El-Macidi’nin gözaltına alınarak bilinmeyen bir yere götürülmesi, Sudan’da basın özgürlüğü ve kadın gazetecilerin karşı karşıya kaldığı riskleri yeniden gündeme getirdi. Ayşe El-Macidi’nin dijital medya hesabından hükümeti ülkedeki ekonomik koşulların kötüleşmesi nedeniyle eleştiren ve geçim krizinin vatandaşlar üzerindeki etkilerine dikkat çeken bir paylaşım yapmasının ardından gözaltına alındığı belirtildi.
Gazeteciler risk altında
Ayşe El-Macidi’nin gözaltına alınması, Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında devam eden çatışmanın gazetecilik faaliyetleri üzerindeki etkisinin arttığı bir dönemde gerçekleşti. Çatışmanın başlamasından bu yana kadın ve erkek gazeteciler gözaltı, tehdit ve taciz gibi risklerin yanı sıra çatışma bölgelerine ve bilgi kaynaklarına ulaşmada da ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldı. Sudanlı kadın gazeteciler, konuyla ilgili ajansımıza değerlendirmede bulundu.
‘Yasaların uygulanması sınırlı kalıyor’
Gazeteci Ceyda Es-Sahib, Sudanlı kadın gazetecilerin karşı karşıya kaldıkları risklere rağmen vatandaşların sesini duyurma görevini sürdürdüğünü belirtti. Gazeteciliğin gerçekleri ortaya çıkarmak ve toplumun meselelerine ışık tutmakla yükümlü olduğunu vurgulayan Ceyda Es-Sahib, gazetecilere koruma sağlaması gereken yasaların bulunduğunu, ancak ülkenin içinden geçtiği olağanüstü koşullar nedeniyle bu yasaların uygulanmasının sınırlı kaldığını söyledi.
Ceyda Es-Sahib, kadın gazetecilerin gözaltına alınmasının ve baskıya maruz kalmasının önüne geçilmesi için söz konusu yasaların etkin şekilde uygulanmasını istedi. Ülkenin içinde bulunduğu hassas dönemin, farklı konular ele alınırken dikkate alınması gerektiğini belirten Ceyda Es-Sahib, gazetecilerin mesleki sorumluluklarına bağlı kalmasının önemine dikkat çekerek, yazı ve haberlerin toplumdaki gerilimi körükleyen veya bölünmeleri artıran bir unsura dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.
‘Kadın gazetecilere daha geniş bir çalışma alanı sağlanmasını umuyorum’
Medyanın dünyada “dördüncü güç” olduğunu vurgulayan gazeteci Nesrin Abdullah ise şu ifadelerde bulundu:
“Gazetecinin sorumluluğu yalnızca haber aktarmakla sınırlı değil. Aynı zamanda toplumsal tartışmayı harekete geçirmek, eksiklikleri ortaya çıkarmak ve düzeltme amacıyla yetkilileri sorunlu alanlar konusunda uyarmak da gazetecinin sorumluluğunda. Basın özgürlüğü bir lüks değil, gerekliliktir. Çünkü basın vatandaşların sesidir ve onların yaşadığı sıkıntıları ve meseleleri aktarır. Kadın gazetecilerin görevlerini yerine getirmeleri veya görüşlerini ifade etmeleri nedeniyle gözaltına alınması, hak ve özgürlüklerinin ihlalidir. Kadın gazetecilere daha geniş bir çalışma alanı sağlanmasını umuyorum. Böylece farklı meselelere ulaşabilir, bunlara ışık tutabilir ve medya görevimizi korku veya kısıtlamalarla karşılaşmadan yerine getirebiliriz.”
‘Mesleki prosedürler uygulanmalı’
Gazeteci Amine Muhammed de, Sudanlı kadınların çatışma sürecinde çeşitli roller üstlendiğini belirterek, kadın gazetecilerin görevlerini yerine getirirken korunmasını güvence altına alan açık bir hukuki çerçevenin oluşturulması gerektiğini söyledi. Amine Muhammed, “Kadın gazeteciler, gazetecilik faaliyetlerini düzenleyen yasalara uymaya özen gösteriyor. Haklarımızın ve onurumuzun korunması için herhangi bir ihlalle karşılaşıldığında doğrudan gözaltına başvurmak yerine, bu durumlarla ilgilenmek üzere açık mekanizmaların bulunması gerekiyor. Son dönemde kadın gazetecilerin gözaltına alındığı vakalar belirgin şekilde arttı. Gözaltı son seçenek olmalı. Gerekli görülen durumlarda doğrudan özgürlüğün kısıtlanmasına başvurmak yerine öncelikle uyarı veya yönlendirme gibi mesleki prosedürler uygulanmalı” diye belirtti.