Iraklı kadınlardan acil önlem çağrısı: IŞİD’in dönüşü ciddi güvenlik tehdidi yaratır

Suriye hapishanelerinden kaçan IŞİD çetelerinin Irak’a dönmesinin özellikle kadınlar için ciddi güvenlik ve hareket özgürlüğü tehditleri yarattığını belirten Iraklı kadınlar, hem Irak hem Suriye’de kadınları koruyacak acil önlemler çağrısında bulundu.

RAJA HAMİD RASHİD

Irak – Irak’ta, IŞİD faaliyetlerinin yeniden canlanmasıyla artan korkular arasında, Suriye hapishanelerinden terör suçlarından hüküm giymiş çetelerin kabul edilmesinin olası sonuçlarıyla ilgili tartışma yeniden gündeme geldi. Bölgede IŞİD faaliyetlerinin yeniden canlanmasıyla artan güvenlik kaygıları, tartışmanın merkezinde yer alıyor. Konu yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı kalmayıp, siyasi istikrar ve özellikle kadınların durumu üzerindeki sosyal etkileri de içeriyor. Irak güvenlik güçlerinin sınırları kontrol etme ve sorunu yönetme kapasitesi hakkındaki resmi güvenceler ile iç istikrar ve hükümet oluşumu üzerindeki olası sonuçlar arasındaki gerilim, bu dosyayı ülkenin en hassas ve karmaşık konularından biri haline getiriyor.

Irak üzerinde tehlike sürüyor

Kadın hakları aktivisti Dr. Bushra al-Zuwaini, IŞİD’in Suriye’ye dönüşü konusuna ilişkin, 2026’daki Irak’ın 2014’teki Irak’tan tamamen farklı olduğunu belirtti. Ülkeyi terör örgütünden temizleme operasyonlarının üç yıl sürdüğünü hatırlatan Bushra al-Zuwaini, Irak’ın 7 bin IŞİD üyesini teslim aldığı yönündeki haberler hakkında da konuştu. Dijital medyada dolaşan rakamların çoğunun ideolojik güdümlü olduğunu söyleyen Bushra al-Zuwaini, kendi bilgilerini resmi kaynaklara dayandırdığını açıkladı. Resmi verilere göre, söz konusu IŞİD üyelerinden 2 bin 500 ile 3 bininin Irak vatandaşı olduğunu kaydeden Bushra al-Zuwaini, bu kişilerin cezalarını almak üzere altı ay ile bir yıl arasında değişen sürelerde yargılanacaklarını ifade etti.

Irak Dışişleri Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre, çeşitli ülkelerden yaklaşık üç bin yabancı IŞİD üyesinin bulunduğunu dile getiren Bushra al-Zuwaini, “Irak, bu sayının güvenlik, mali ve ahlaki sonuçlarını kaldıramaz. Özellikle Iraklı olmayan unsurların varlığına ilişkin kamuoyundaki hoşnutsuzluk dikkate alındığında, bu kişilerin ülkelerine geri gönderilmesi için ilgili ülkelerle koordinasyon sağlanması gerekiyor. Endişelerimiz özellikle Suriye hapishanelerinden serbest bırakılan IŞİD üyelerine odaklanıyor ve bu son derece tehlikeli bir durum. Son zamanlarda, Suriye içinden Irak’a büyük miktarda uyuşturucu sokmaya hazırlanan bir çete yakalandı. Bu tutuklamalar, Irak sınırlarının güvenli ve güçlendirilmiş olduğuna dair resmi güvenceye rağmen, sızma girişimlerinin hala var olduğunu gösteriyor” sözlerine dikkat çekti.

‘Tüm kadınlar ile dayanışma içindeyim’

Bushra al-Zuwaini, sözlerine şöyle devam etti:

İŞID’in kadınlara yönelik tehlikeleri hala devam ederken, özellikle bazı IŞİD üyelerinin Suriye hapishanelerinden kaçmaları bu konudaki endişeleri de artırıyor. Irak’ta, özellikle Musul’un düşüşü ardından Arap, Kürt ve Êzidî kadınlara karşı işlenen suçlar asla unutulamaz. Kürt kadınlara yönelik bu suçların tekrarı, eski yaraları yeniden açtı ve korkuları yeniden alevlendirdi. Bir IŞİD teröristinin bir Kürt kadın savaşçının örgüsünü kesmesi ve bununla övünmesi, ardından bunun bir gerçek olmadığını iddia etmesi, çok daha kötü vahşetler işleyen bu çetelerin gerçek doğasını ortaya koyuyor. Suriye ve Irak’ta, Kürt, Türkmen ve Êzidî olsun tüm kadınlarla dayanışma içindeyim. Ulusal kimlik, ister Iraklı ister Suriyeli olsun, diğer tüm aidiyetlerin önünde gelir.”

Kerkük Valiliği'nden yazar ve gazeteci Nada Sultan ise, terörden hüküm giymiş IŞİD çetelerinin Irak hapishanelerine geri dönüşünün hafife alınamayacağını vurguladı. Nada Sultan, “Dolaşan rakamlar en az 7 bin çetenin terörizm suçlarından mahkum edildiğini gösteriyor. Bu durum, özellikle ülkenin içinde bulunduğu açık siyasi çıkmaz göz önüne alındığında, Irak’ı doğrudan etkiliyor. Koordinasyon çerçevesindeki partiler ve seçimleri kazanan partiler, anayasal süre dolmadan önce hükümet kurmaya çalışıyor. Bu konunun ciddiyeti, güvenlik güçleri ve kurumlarının bu hassas konuyla meşgul olacağı için hükümet kurma sürecini olumsuz etkileyebilir. Bunun yankıları, hükümet kurma sürecini ve ülkedeki genel durumu önemli ölçüde ve olumsuz yönde etkileyebilir” şeklinde konuştu.

Kadınların korunması için çağrı

Nada Sultan, terörden hüküm giymiş IŞİD üyelerinin Irak hapishanelerine geri dönmesinin, özellikle kadınlar üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğine işaret ederek, “Iraklı kadınlar, bu konuyla ilgili herhangi bir güvenlik bozulmasından kaçınılmaz olarak etkilenecek. Çetelerin geri dönüşüyle oluşabilecek güvenlik açıkları ve hareket özgürlüğünü kısıtlayabilecek tehditler, kadınların yaşamlarını ve toplumdaki katılımını doğrudan etkileyecek. Bu durum, Suriye’de zor koşullar altında yaşayan Kürt kadınlarının hayatlarını da doğrudan etkiliyor. Sadece Suriye’de değil, bölgesel çevrede de kadınların onurunu zedeleyen sert ve acı verici sahneler yaşanıyor. İlgili tarafları, gerek Suriye gerekse Irak tarafında kadınları korumak için gerekli önlemleri almaya çağırıyorum. Tehlike yakın ve ciddi, sorumlu bir yanıt gerektiriyor” dedi.