Iraklı aktivistler: Kürt kadınlarıyla dayanışma sınırları aşmalıdır

Saldırılara karşı Kuzey ve Doğu Suriye’ye giden kadın gazeteciler ve aktivistler, “Kürtler uluslararası güçler karşısında haklarını elde etme mücadelesi veriyor” diyerek, “Kürt kadınlarıyla dayanışma sınırları aşmalıdır” dedi.

RAJA HAMİD RASHİD

Irak - Kuzey ve Doğu Suriye’ye, Türkiye’nin desteklediği Hayat Tahrir el-Şam (HTŞ) ve IŞİD bağlantılı çetelerin saldırıları devam ederken, özellikle Kobanê’deki kuşatma halkın yaşamını derinden etkiliyor.

Elektrik, su ve yakıt sıkıntısının giderek arttığı kentte siviller ağır ekonomik koşullar ve ciddi insani krizle mücadele ediyor. Kuşatmanın yarattığı krizden en fazla etkilenenler kadınlar, çocuklar ve yaşı ilerlemiş siviller olurken, temel ihtiyaçların eksikliği ve dondurucu soğuklar can kayıplarına yol açıyor. Yerel ve uluslararası yardımın yetersizliği, halkı hem yaşam mücadelesi vermeye hem de göç etmek zorunda kalmaya zorluyor.

Ajansımıza konuşan Iraklı kadınlar, kuşatma ve saldırılara karşı Kürt kadınları ile dayanışma içinde olduklarını belirtti.

‘Kürtler hak mücadelesi veriyor’

Iraklı gazeteci Brian Ahmed Zardasht, Kürt kadınlarının mücadelesini desteklemenin ve onların yaşadığı acıları ile direnişi hem yerel hem de uluslararası kamuoyuna duyurmanın önemine dikkat çekti. Farklı alanlardan gönüllülerle birlikte Kuzey ve Doğu Suriye’yi, özellikle Hesekê kentini ziyaret ettiklerini kaydeden Brian Ahmed Zardasht, “Ziyaret sırasında şunu gördük; Kürt halkı kendilerine karşı duran büyük uluslararası güçler karşısında haklarını elde etme mücadelesi veriyor” dedi.

Kuzey ve Doğu Suriye’de sivillerin sistematik adaletsizlik ve doğrudan hedef alınmaya maruz kaldığını aktaran Brian Ahmed Zardasht, bunun temel sebebinin, bu halkın yaşam felsefesi ile egemen güçlerin ve kapitalist küresel sistemin yaşam anlayışı arasındaki farklılık olduğunu kaydetti. Brian Ahmed Zardasht, “Kürt halkı, sadece hayatta kalmak ve onurlu bir şekilde yaşamak istiyor. Mevcut kuşatma, çatışma ve belirsizlik koşulları kadınlar üzerinde orantısız bir etkiye sahip. Rojava’daki aileler zaten büyük acılar çekiyor, bunlara sert hava koşulları ve aşırı soğuk eklendiğinde durum daha da ağırlaşıyor”

Dört parça Kürdistan ve tüm dünya halklarını Kürt halkıyla, özellikle de Kürt kadınlarıyla dayanışma içinde olmaya çağıran Brian Ahmed Zardasht, “Kürt kadınları, kadınların ve bölge halkının, onurlarını savunmada hayati bir rol oynuyor. Kuzey ve Doğu Suriye’deki Kürt bölgeleri boğucu bir kuşatma altında ve Kobanê şu anda su ve internet kesintilerinden muzdarip. Çok sayıda uluslararası güç, hayatta kalmaya çalışan bir halka karşı haksız bir savaş yürütüyor. Bu anlamıyla Kürt halkının sesinin uluslararası topluma iletilmesi çok önemli. Bu çatışma yaşam ve ölüm arasında varoluşsal bir mücadele” sözlerine dikkat çekti.

Brian Ahmed Zardasht, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Çevrimiçi kampanyalar, hashtag’ler, paylaşımlar ya da sadece gerçeği söylemek yoluyla, diğer halklardan ve topluluklardan destek ve dayanışma şart. Bugün insanların çektiği acıların başlıca nedeni, bu toprakların insanlarının, kadınlarının, gençlerinin ve çocuklarının, topraklarına sıkıca tutunması ve kararlı kalmasıdır. Bu krizlerin çözülmesi artık ertelenemez bir gerekliliktir. Şiddetin devam etmesine ve herkesin silahlanmasına izin vermek yerine, siyasi ve diplomatik diyalog yoluyla ele alınmalıdır.”

‘Kadınlar önemli roller üstleniyor’

Kadın hakları aktivisti ve Alice Kadın ve Aile Örgütü Başkanı Maryam Al-Fartousi ise, savaş ve çatışmalarda kadınların en ağır bedeli ödediğini söyledi. Kadınların şiddet, yerinden edilme, yoksulluk ve güvensizlikle karşı karşıya kaldığını belirten Maryam Al-Fartousi, sorumluluklarının katlanarak arttığı sert bir gerçekle mücadele ettiklerini dile getirdi. Maryam Al-Fartousi, “Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürt kadınları, direnişte, aileyi ve toplumu korumada, kimlik ve onuru muhafaza etmede önemli roller üstleniyor. Ancak buna rağmen savaşın olumsuz etkilerini en çok yaşayan kesimin başında geliyor. Kürt kadınları ile dayanışma sınırları aşmalıdır” ifadelerinde bulundu. Maryam Al-Fartousi, kadınların birbirlerini desteklemesinin adalet ve barışa ulaşmada kritik bir adım olduğunu söyledi.

Uluslararası toplumu kadınları koruma, ihlallerin faillerini hesap verebilir hale getirme ve kadınların barış süreçlerine katılımını sağlama sorumluluklarını üstlenmeye çağıran Maryam Al-Fartousi, bu sorumluluğun sembolik jestlerin ötesine geçmesi gerektiğini kaydetti. Çatışma bölgelerindeki kadınlarla tam dayanışma içinde olduğunu belirten Maryam Al-Fartousi, mücadelenin bir olduğunu ve kadınların katılımı olmadan adalet ve barışın sağlanamayacağını vurguladı.