IŞİD saldırısında kızını kaybetti: Rojava için ses çıkarmalıyız

Hatice Çevik, IŞİD’in canlı bomba saldırısında kızını ve kızının halasını kaybetti. Rojava’da yaşananlara işaret ederek, “IŞİD bir ülkenin yönetimine getirildi. Üzülerek söylüyorum, yeni katliamlar kapıda” dedi.

ARJÎN DİLEK ÖNCEL

Amed- Suriye’de Baas rejiminin devrilmesinin ardından yönetime getirilen cihatçı Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ), Rojava Kürdistanı’na yönelik katliamlar gerçekleştirdi.

HTŞ’nin IŞİD çeteleriyle birlikte saldırılarının ardından yakaladıkları sivil ve savaşçılara yönelik işkence ve katliamlarının görüntülerini dijital medyada paylaşması “savaş suçlarını” bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle IŞİD’lilerin tutulduğu cezaevlerine yönelik saldırılarda onlarca teröristin kaçması sağlandı.

Bir zamanlar dünyanın başına bela olan ve başta Türkiye olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinde kanlı eylemler yapan bu terör örgütünün bu kadar aktifleşmesine yeniden göz yumuluyor.

2006 yılında Irak İslam Devleti olarak “Sünni bir devlet kurma” amacıyla Suriye’de aktifleşen bu örgüt, daha sonra adını Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) olarak değiştirdi.

Suruç, Ankara, Antep…

Türkiye’de de örgütlenen IŞİD, birçok saldırı yaptı. Bunlardan bazıları şu şekilde:

“2014’de Niğde’de IŞİD çeteleri bir jandarma, bir polis ile bir sivili öldürdü. 2015’de, Suruç’ta canlı bomba saldırısında 33 kişi katledildi. Yine aynı yıl Ankara’da çift canlı bomba saldırısında 104 kişi katledildi. 2016’da İstiklal Caddesi’nde daha sonra Atatürk Havalimanı'nda eylemler yapan örgüt birçok sivil ölümüne neden oldu. 2017’de ise Reina Gece Kulübü’ne saldırıda 39 kişi katledildi. 2025’in Aralık ayında ise, Yalova’da polislerin IŞİD operasyonu sırasında IŞİD’liler üç polisi öldürdü.”

Ankara Katliamı’nda kızını kaybetti

10 Ekim 2015 yılında Ankara’da düzenlenen (Ankara Gar Katliamı) “Emek, Barış ve Demokrasi” mitingine yapılan saldırı Türkiye tarihinde yaşanan “en kanlı saldırı” olarak kayıtlara geçti.

2015’de HDP Ankara Milletvekili adayı olan Hatice Çevik, üniversite öğrencisi olan kızı Sidar Başak’ı ve kızının halasını bu katliamda kaybetti. Eşi ve kendisi de yaralandı.

Hatice Çevik ve eşinin birbirlerine sarılmış ve katliamın boyunu gösteren bu fotoğrafı, hafızalara acının fotoğrafı olarak kazındı.

Hatice Çevik, HTŞ ve IŞİD’in yeniden Rojava’da katliamlar gerçekleştirmesini kaygı ve öfke ile takip ediyor. IŞİD’in yakın tarihte Türkiye ve dünyada yaptıkları eylemlere rağmen hala desteklendiklerini ve varlıklarını sürdürdüklerini söyleyen Hatice Çevik, “10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda 104 canımızı toprağa verdik. Yitirdiğimiz çocuklarımızın acısı bizler ölene kadar yürüklerimizde olacak. Bu vahşi katliamı unutmak, hafımızdan silmek asla mümkün değil. Kaybettiğimiz yakınlarımızın hatıralarını yaşatmaya devam edeceğiz. Kaybettiklerimiz için mücadeleye sonuna kadar devam edeceğiz” dedi.

‘IŞİD’liler tahliye edildi’

Ankara Katliamı’nın ardından açılan soruşturmaların dava süreçlerinde bir terör örgütünün göz göre göre nasıl kanlı eylemler yaptıklarının açığa çıktığını vurgulayan Hatice Çevik, davada sadece 17 sanığa ceza verildiğini hatırlattı.

‘İnsanlığa karşı suç kapsamına alınmıyor’

Hem Ankara Katliamı hem de diğer katliam davalarında birçok IŞİD’linin tahliye edildiğini hatırlatan Hatice Çevik, “Katliamın asıl suçluları, planlayanları şuan dışarıda. Onların nerede olduklarını Türkiye’ye nasıl gelip gittiklerini Türkiye’deki hastanelerde tedavi oldukları mahkeme tutanaklarına geçti” diye belirtti.

TCK m.77 kapsamındaki “İnsanlığa karşı işlenen suçlarda” zamanaşımı işlemez ve failler hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır.

Dava avukatları IŞİD’lilerin bu saldırılarısının “insanlığa karşı suç” olarak kabul edilmesi için başvuru yapsa da, bu başvurular reddedildi. Hatice Çevik, “Böyle bir katliam insanlık suçu değil de nedir? İnsanın aklı almıyor. Aklımızın almadığı daha çok şey var bu ülkede. Olmaz dediğimiz her şey oldu” diyerek, IŞİD’lilerin tahliye olduktan sonra yeniden örgütlendiklerini ifade etti.

Gaziantep Valiliği’nin 10 Ekim Katliamı öncesindeki “gübre ihbarı”nı örtbas eden 3 polise soruşturma izni vermemesi kararı mahkemece kaldırıldı. Katliamdan 10 yıl sonra dönemin 3 polis yetkilisine soruşturma izni çıktı. Hatice Çevik, “Kamu görevlilerinin yargılanması talepleri şimdiye kadar reddedilmişti, bu gelişme ile birlikte yargılanmaların önünün açılması için elimizden geleni yapacağız” dedi.

‘IŞİD bir ülkenin yönetimine getirildi’

“Şuan yaşananlara baktığımızda, Suriye’de, Türkiye’de örgütlenen IŞİD’liler bir ülkenin yönetimine ‘Şara rejimi’ olarak getirildi” diyene Hatice Çevik, IŞİD ve HTŞ’nin birlikte hareket ettiğini söyledi.

Hatice Çevik, şöyle devam etti: “Şara deyince ‘Colani’ teröristlikten çıkmıyor. Sonuçta Colani, IŞİD terör örgütünün bir uzantısı. El Kaide’nin bir uzantısı. Milli Savunma Bakanı, MİT müsteşarı sürekli Suriye’de. Sürekli Suriye’de Colani ile görüşmeler yapıyorlar. Yapılan bu görüşmelerde neden IŞİD’lilerin iadesini istemiyorlar? Bu sorunun cevabı oldukça açık; ancak biz yine de sormaya devam edeceğiz. Nerede olduklarını bildikleri sanıkların iadesi istenmiyor” diye belirtti.

‘Söz konusu Kürtler olunca…’

IŞİD’in işledikleri katliamlara rağmen desteklenmesine tepki gösteren Hatice Çevik: “Daha önce iki askerin yakıldığı görüntüleri yayınlanmıştı. İnsanların başını kestiler, yayınladılar. Yakın zamanda Yalova’da yapılan IŞİD operasyonunda 3 polisi öldürdüler. Ve buna rağmen IŞİD varlığını devam etmeye, destek almaya devam ediyor. Çünkü şuan söz konusu Kürtler, söz konusu Kürtler olunca herkes başka saflarda olmayı tercih ediyor” ifadelerini kullandı.

‘Müslümanım diyenler bu çocukların ölmesine nasıl razı olur’

Rojava’ya yönelik katliam ve ablukanın son bulmasını isteyen Hatice Çevik, “Oradaki insanlar açlıkla, soğukla mücadele ediyor. Yardımların gitmesi engelleniyor. Donarak ölen bebekler, çocuklar var. ‘Müslümanım’ diyenler bu çocukların ölmesine nasıl razı olur? İslam adı altında, cihat adı altında katliamlar yapılıyor. Kürtlere, Dürziler saldırıyorlar. Bizler ses çıkarmalıyız, bu katliamlara dur demek gerekiyor” çağrısında bulundu.

Konuşmasını yeni katliamların önüne geçmek için birlik mesajı vererek tamamlayan Hatice Çevik, “Bu süreçten önce de Alevi katliamı yaşanmıştı. Üzülerek söylüyorum, yeni yeni katliamlar kapıda. Belli ki katliamlar devam edecek. Biz bu konuda tek yürek olup ses çıkarmak zorundayız.”