‘Hasta tutsaklar için bir yasaya gerek yok, serbest bırakılmalılar’

ÖHD’li Leyla Kaplan hasta kadın tutsakların durumuna dikkat çekerek, “Süreç kapsamında net bir adım atılması gerekiyor, bu adımın cezaevlerinden başlanılması gerekiyor. Hasta mahpuslar koşulsuz, şartsız tahliye edilmeli” dedi.

MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN

Wan - İnsan hakları örgütleri ve baroların verilerine göre, Türkiye cezaevlerinde (7 Nisan 2025 tarihi itibari ile) 403.060 tutuklu ve hükümlü bulunuyor.

Türkiye cezaevlerinde tespit edebildiği kadarıyla 161’i kadın ve bin 251’i erkek olmak üzere en az bin 412 hasta mahpus var. İnsan Hakları Derneği’nin yaptığı durum tespitine göre; Ağır olarak tarif edilen 335 mahpus bulunuyor. Bunlardan 230’u tek başına yaşamını devam ettiremiyor ve 105’inin de desteğe ihtiyacı bulunmakta. 188 mahpusun ise hastalıkları nedeniyle sürekli olarak kontrol edilmesi gerekiyor.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Wan Barosu Cezaevi Komisyonu’ndan Leyla Kaplan Kertiş, siyasi tutukluların çok yönlü ihlaller ile karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Siyasi kadın tutukluların durumlarına dikkat çeken Leyla Kaplan, “Kadın tutsaklar iki kat fazla ihlal yaşıyor” dedi.

Patnos Cezaevi’nde tutsaklarla görüşme yaptıklarını ve ihlallerin hala devam ettiğini ifade eden Leyla Kaplan, tüm insan haklarının siyasi mahpuslara karşı askıya alındığını belirtti. Leyla Kaplan, Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı “cezaevinde kalabilir” raporlarının tutsakları ölüme sürüklediğini belirtti.

En temel hakların bile karşılanmadığını söyleyen Leyla Kaplan, tutsaklara psikolojik işkence uygulandığını söyledi.

‘Kantinlerde kadınlara özgü ürünler yok’

Leyla Kaplan, kantinlere gelen ürünlerin genelde erkeklere özel ürünler olduğunu vurgulayarak, “Erkek egemen bakış açısı her yerde olduğu gibi cezaevlerinde de söz konusu. Kadınlara özgü malzemeler çok sınırlı, genelde erkeklere özgü malzemeler getiriliyor. Kadın mahpuslar bundan çok şikayetçi, sürekli dile getirmemize rağmen henüz çözülemeyen bir sorun. Cımbız, kadınlar için deodorant getirilmiyor. Aynı zamanda kantin ücretleri çok yüksek. Yüksek ücretlere rağmen kendilerine ait ürünlere ulaşamıyorlar. Getirilen hijyenik pedlerin tek tip ve marka olduğunu belirtiyorlar” dedi.

‘Çıplak arama işkencedir’

Leyla Kaplan, cezaevine yeni gelen mahpusların çıplak aramaya zorlandıklarını ifade ederek, çıplak arama yönteminin bir “işkence” olduğunu söyledi. Leyla Kaplan, “Çıplak arama bir işkencedir. Aranmak istendiklerinde mahpusun buna izin vermesi bu eylemi meşru kılmaz. Bakanlar yapılmadığını söylese de cezaevlerinde bu uygulama var” diye konuştu.

‘Hasta tutsaklar için adım atılmalı’

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısına vurgu yapan Leyla Kaplan, çağrının ardından devlet tarafından bazı adımların ivedilikle atılması, bunların başında da hasta tutsakların tahliyesinin gelmesi gerektiğini söyledi.

Leyla Kaplan şöyle dedi: “Bu sürecin üzerinde bir yıl geçti. Bu süreçte karşılıklı adımlar atılması gerekiyor. Kürtler tarafından adımlar atıldı. Gözler devletin atacağı adımlarda. Net bir adım atılması gerekiyor. Ve bu adımın cezaevlerinden başlanılması gerekiyor. Net adımlar atılarak, tutsakların durumu da yasal bir düzenlemeye kavuşturulmalı. Fakat gerekli adımlar atılmadığı için bizim ve mahpusların nezdinden süreç havada kalıyor. Öncelikler hasta mahpusların koşulsuz, şartsız tahliye edilmeleri gerekiyor. Çünkü cezaevi gün geçtikçe hasta mahpusları ölüme yaklaştırıyor.”

‘Sürece olan inançlarını koruyorlar’

Leyla Kaplan, cezaevleri ziyaretlerinde kadın mahpuslara yönelik gözlemlerini de paylaştı. Kadın tutsakların moralli olduklarını ve süreci olumlu karşıladıklarını ifade eden Leyla Kaplan, “Sürece olan inançlarını koruduklarını söylüyorlar. 8 Mart Dünya Kadınlar günü gibi özel günleri cezaevi koşullarında kutlamaya çalışıyorlar. Fakat geçtiğimiz yıl yaptıkları 8 Mart kutlaması nedeniyle birçok kadın mahpusa disiplin cezası verildi. Biz avukatlar itiraz ederek disiplin cezasının kaldırılmasını sağladık. Herhangi bir kutlama ve etkinlik çabası gösterseler de ne yazık ki yine cezaevi duvarına takılıyorlar” diye belirtti.

‘Felem Eker’in sağlık durumu’

Wan Cezaevi’nde Felem Eker isimli kadın tutsağın sağlık sorunlarının ağır olduğunu vurgulayan Leyla Kaplan, “Felem Eker geçen sene ameliyat edildi. Yemekler onun için çok ağır. Hastaneye getirilip götürülme sırasında çok problem yaşıyor. Sevk sırasında tek kişilik ve hijyensiz hücrelerde bekletiliyor, kelepçeli muayene dayatılıyor. Revire sevk durumları ise çok geciktiriliyor. Ağrılara önemsiz olarak yaklaşılıyor ve günler sonra artık ağrı geçtiğinde sevk gerçekleştiriliyor. İlaçlar konusunda da ciddi problemler yaşatılıyor. Sınırlı ve belirli ilaçlar veriliyor” dedi.

Tüberküloz tehlikesi sürüyor

Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan kadın tutsakların 15 Şubat’ta verem şüphesi ile karantinaya alındıklarını ifade eden Leyla Kapan, “Yüksel Sümbül isimli kadın tutsak karantinaya alındı. Yayılmaması için çalışılıyor. Önlem için bütün koğuşa da testler yapıldı. Koğuştaki bir mahpusta daha olabileceğine dair bir şüphe var. Hasta mahpuslar var evet ama cezaevleri koşulları daha da hasta ediyor” değerlendirmesinde bulundu.