Xunav Xelil: Haklarımızı güvence altına almanın tek yolu birliktir

HTŞ’nin kadınlara yönelik saldırılarının IŞİD zihniyetinin bir devamı olduğuna dikkat çeken Xunav Xelil, “Dayanışma ve birlik, bu ihlalleri durdurmanın ve Suriye’de halk ve kadın olarak haklarımızı güvence altına almanın tek yoludur” dedi.

SİLVA EL-İBRAHİM

Kobanê – Suriye’de geçici yönetim altında faaliyet yürüten cihatçı Hayat Tahrir el-Şam (HTŞ), kontrol ettiği bölgelerde kadınlara yönelik sistematik şiddet politikası uyguluyor.

Bölgede gerçekleştirilen şiddet pratikleri, daha önce IŞİD’in yöntemleriyle benzerlik taşıyor ve kadınları hem toplumsal yaşamdan dışlamayı hem de sürekli bir denetim altında tutmayı hedefliyor. Bu ihlaller, HTŞ’nin Kuzey ve Doğu Suriye’de son dönemde artırdığı askerî tırmanışla birlikte daha da yoğunlaştı. Son olarak işgal altındaki Efrîn’de üç kadının katledilmesi, bölgedeki saldırılar sırasında uluslararası hukukun açıkça ihlal edildiğini ve dünya kamuoyunun sessizliğini bir kez daha gündeme taşıdı. Aktivistler, yaşananları savaş suçu olarak nitelendirirken, bu saldırıların sürmesinin ülkeyi daha derin bir krize sürükleyen tehlikeli bir işaret olduğuna dikkat çekiyor.

Bu duruma dikkat çeken Fırat Bölgesi Kongra Star Koordinasyon Komitesi Üyesi Xunav Xelil, bölgede yaşananları değerlendirdi.

‘Amaç farklı topluluklar arasında ayrışma yaratmak’

Xunav Xelil, bölgenin son dönemde HTŞ cihatçıları tarafından bir askeri tırmanışa tanık olduğunu belirterek, bu tırmanışın amacının nüfusu hedef almak ve uzun süredir Demokratik Ulus projesi çatısı altında bir arada yaşayan farklı topluluklar arasında ayrışma yaratmak olduğunu söyledi. Özellikle Arap ve Kürt toplulukları arasında iç savaş kışkırtma girişimlerinin medya aracılığıyla yürütüldüğüne dikkat çeken Xunav Xelil, “Dijital medyada yayılan şiddet sahneleri bu politikanın bir yansımasıdır” diyerek, yürütülen politikaların halkın birliği ve kardeşliğine karşı başarısız olacağını vurguladı.

‘Savaş suçu işleniyor’

Efrîn’de üç kadının katledilmesi, Rakka’da bir kadın savaşçının saç örgülerinin kesilerek dijital medyada paylaşılması ve Halep’in Şêx Meqsûd mahallesinde bir kadın savaşçının cenazesinin binadan atılması olaylarına dikkat çeken Xunav Xelil, kadınların HTŞ ve Türk destekli paralı askerlerin kontrolündeki bölgelerde saldırıların en çok hedefi olduğunu belirtti. Xunav Xelil, “Bu suçlar, savaş ve uluslararası hukuku hiçe sayıyor, ahlaki ve insani standartlardan uzak. Bu nedenle savaş suçu kapsamına giriyor” dedi.

‘Bu zihniyet devam ederse Suriye’de kriz derinleşecek’

Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınların toplumda öncü konumda olduğunu ve yaşamın her alanında aktif rol aldığına dikkat çeken Xunav Xelil, sözlerine şöyle devam etti:

“Saldırılar, özellikle bu öncü kadınların iradesini kırmayı amaçlıyor. Yaşanan ihlaller sadece bölgede değil, bölgesel ve küresel ölçekte de kabul edilemez. Rojava kadınları için yürütülen küresel dayanışma kampanyaları da bunu gösteriyor. Şu anda cihatçıların kadınlara yaptıkları, IŞİD zihniyetinin yeniden canlanması anlamına geliyor. IŞİD, Suriye şehirlerini kontrol ettiği dönemde kadınları taşlıyor, siyah giymeye zorluyor ve köle pazarlarında satıyordu. Kaçırılmalar ve tecavüzler de yaşanıyordu. Bugün yaşananlar ise aynı zihniyeti yansıtıyor, ama daha incelikli ve farklı yöntemlerle uygulanıyor. HTŞ cihatçılarının ülkeyi yönetme biçimi, IŞİD’in yöntemlerinin bir uzantısından başka bir şey değil. Bu zihniyetle yönetim devam ederse, Suriye krizini daha da derinleştirecek. Bu politikalar sadece Kürt halkını değil, bölgedeki tüm toplulukları hedef alarak daha fazla katliama yol açacaktır.”

Hakların güvence altına alınması tek yol

Uluslararası toplumun sessizliğini eleştiren Xunav Xelil, “Birleşmiş Milletler’e ve uluslararası topluma çağrıda bulunmayacağız. Kürt halkına ve kadınlara karşı işlenen ihlaller konusunda utanç verici bir tutum sergileyerek bizi hayal kırıklığına uğrattılar. Bizim çağrımıza en çok yanıt verecek olanlar, Kürdistan’ın dört bir yanındaki Kürt halkı ve kadınlardır. Dayanışma ve birlik, bu ihlalleri durdurmanın ve Suriye’de halk ve kadın olarak haklarımızı güvence altına almanın tek yoludur” sözlerine dikkat çekti.

‘Birlik içinde tüm engeller aşılabilir’

Dört parça Kürdistan’daki kadınların birliğinin ayrılmaz bir zincirin halkalarını oluşturduğunu vurgulayan Xunav Xelil, “Kadınlar, güçlerini ve iradelerini göstererek kendilerine karşı yapılan tüm komploları alt edebilir ve birlik içinde tüm engelleri aşabilirler” dedi. Son olarak tüm kadınlara seslenen Xunav Xelil, “Kadınlar, devrimlerinin kazanımlarını koruyabilmek ve tüm dünyada örnek teşkil edebilmek için siyasi, askeri ve entelektüel düzeylerde kendilerini eğiterek mücadelelerini yoğunlaştırmalıdırlar” çağrısında bulundu.