Gurbetelli Ersöz Kadın Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu
Bu yıl ikincisi düzenlenen Gurbetelli Ersöz Kadın Gazetecilik Ödülleri, Amed’de düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Törende özgür basın mücadelesinde yaşamını yitiren kadın gazetecilerin mirasına ve hakikat arayışına vurgu yapıldı.
Haber Merkezi- Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) tarafından bu yıl 2’ncisi düzenlenen Gurbetelli Ersöz Kadın Gazetecilik Ödülleri töreni, Amed’de bulunan ÇandAmed’de (Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi) gerçekleştirildi.
Ödüllerin sahiplerine verildiği törene, özgür basın mücadelesinde yaşamını yitiren gazetecilerin aileleri, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile yüzlerce kişi katıldı. Törenin düzenlendiği salonda, özgür basın mücadelesinde yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile “Şehîdên çapemeniya azad” yazısı dev ekrana yansıtıldı.
Tören, özgür basın mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşu ve “Şehîd namirin” sloganlarıyla başladı. Ardından konuşan MKG Başkanı Roza Metina, özgürlük ve özgür basın mücadelesinde yaşamını yitirenlerin önünde saygıyla eğildiğini belirtti. Roza Metina, “90’lı yıllarda köyler yakılıyordu, faili meçhuller oluyordu ama Gurbetelli Ersöz böyle bir süreçte direndi. Kadınlar karar mekanizmalarında az yer alıyordu ama Gurbetelli Ersöz, hakikatin karanlıkta kalmaması için militarist dile, erkek egemen anlayışa karşı direndi. Gurbetelli Ersöz gücünü dağlardan aldı ve hiçbir zaman geri adım atmadı. MKG olarak ödül töreni düzenlememizin amacı Gurbetelli Ersöz’ün mirasına sahip çıkmak. Gurbetelli Ersöz’ün, Evin Buldan’ın, Nujiyan Erhan’ın, Gülistan Tara’nın, Deniz Fırat’ın, Cihan Bilgin’in mirasına sahip çıkacağız. Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ediyor ama sansür de devam ediyor. JINNEWS’in X hesabı kapatıldı. Mezopotamya Ajansı’nın, Ajansa Welat’ın, Nujinha’nın hesapları kapatılıyor ama bu baskılarla bizi korkutamazlar. Hakikatin, Gurbetelli Ersöz’ün izinde yürüyeceğiz ve kalemlerini yerde bırakmayacağız” dedi.
Konuşmanın ardından özgür basında yer alan kadın gazetecilerin mücadelesini anlatan sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi.
‘Kızımın mirasını yaşatanlara selam olsun’
Törende konuşan Gurbetelli Ersöz’ün annesi Fatma Ersöz, “Kızımın mirasını yaşatanlara selam olsun” ifadelerini kullandı.
Ardından Gurbetelli Ersöz’ün ailesinin törene gönderdiği mesaj okundu. Mesajda şu ifadelere yer verildi:
“Bugün bizim için hem hüzünlü hem de gurur verici bir gün. Gurbetelli’yi 8 Ekim 1997’de kaybettik. Aradan 29 yıl geçti. Özlemimiz de acımız da hiç eksilmedi. Gurbetelli artık yalnızca bizim ailemizin bir ferdi değil. Onun adı, gerçeğin peşinden giden kadın gazetecilerin emeğiyle yaşamaya devam ediyor. Gurbetelli için gazetecilik yalnızca haber yapmak değildi. O, insanların özgürce yaşadığı bir ülke hayal ediyordu. Bugün biz, bu hayalleri başka kadın gazetecilerin kaleminde ve cesaretinde görüyoruz. Onun adının böyle bir ödülle yaşatılması bize büyük bir onur veriyor. Gurbetelli’nin dilinden hiç eksik etmediği barış, inşallah gerçekleşecek ve artık yeni paradigmada gerçekliğe kavuşacak. 8 Ekim bizim için bir yas günü ama aynı zamanda Gurbetelli’nin adının, sözünün ve hayallerinin yeniden hayat bulduğu bir gün.”
‘Gurbetelli’de tereddütsüz hakikatin peşinden gitmek için büyük bir cesaret vardı’
Ardından söz alan Gurbetelli Ersöz’ün arkadaşı Gültan Kışanak, birlikte çalıştıkları dönemi anlattı. Gültan Kışanak, “Gurbetelli ile birlikte çalışmanın onurunu taşıyorum. Öncü olurken insanlar bu kadar büyük yol açacaklarının farkında olmadan inançla, cesaretle yola çıkıyorlar. Gurbetelli de böyleydi. Gurbetelli’de tereddütsüz hakikatin peşinden gitmek için büyük bir cesaret, kararlılık, emek vardı. Bizim o yıllardaki gazeteciliğimiz bir yandan gazetecilik, bir yandan okuldu. Gurbet hevalde ‘acaba’ yoktu; yapılması gerekiyorsa mutlaka yapılmalıydı. Öncü olmak demek ki böyle bir şey. Gurbet heval öncüydü, yol açtı, yoldaş oldu, öğretti. Şimdi Barış ve Demokratik Toplum Süreci var. Özgür basın geleneğinin bu hakikatin peşinden koşmak için elinden geleni yapacağına inanıyorum. Demokratik, özgür geleceğin önemini anlatmak, çizmek için büyük emekle çalışıyor. Bundan sonra demokratik toplumun nasıl inşa edileceği özgür basının işlerinden biri. Özgür basın geleneğinde emeği geçen arkadaşlarımı tebrik ediyorum” dedi.
‘İyi ki onu tanıdık’
Gurbetelli Ersöz’ün arkadaşı avukat Eren Keskin’in törene gönderdiği videolu mesaj da gösterildi. Eren Keskin, mesajında “Gurbetelli sorumluluk alabilmiş çok önemli bir kadın. İyi ki Gurbetelli bu dünyadan geçti. İyi ki onu tanıdık” ifadelerini kullandı.
‘Evin Buldan ve yoldaşlarının idealleri çalışmalarınızda yaşasın’
Törende, yaşamını yitiren gazeteci Evin Buldan’ın ailesinin gönderdiği mesaj da okundu. Mesajda, “Bu kutsal yolda canlarını feda eden Evin ve yoldaşlarının anısı ve idealleri, çalışmalarınızda ve çabalarınızda sonsuza dek yaşasın” denildi.
‘Herkesin takdirini kazanmış bir yoldaştı’
Musa Anter’in ailesinin gönderdiği mesajda ise şu ifadelere yer verildi: “Özgür yaşam, özgür basın ve özgür kadını bünyesinde, düşüncesinde, yaşam felsefesi olarak bütünleştiren bu toprakların ender yetiştirdiği, herkesin takdirini kazanmış bir yoldaştı. Kısa bir zaman içinde Gurbetelli Ersöz’ün sabırlı, örgütleyici ve disiplinli yanına bizzat şahit oldum. Küçük generallerin büyük ablası Gurbetelli Ersöz şahsında şahadete ulaşan bütün özgür basın emekçilerinin önünde saygıyla eğiliyoruz.”
Kürtçe haber dalında birincilik ödülü
Kürtçe Haber Dalı Birincilik Ödülü, gazeteci Perêz Remezan’ın “Çîroka Aske Kerîm: Birîndarek zindî ya karesata Enfalê û hovîtiya li Nugre Selman” başlıklı haberine verildi. Ödülü, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği’nden (MEBYA-DER) Sevim Yıldırım takdim etti. Perêz Remezan törene katılamadığı için ödülü adına Ajansa Welat editörü Elif Can Alkan aldı.
‘Ödülü tüm kadın gazetecilere ithaf etmek istiyorum’
Türkçe Haber Dalı Birincilik Ödülü, Elif Akgül’ün Inside Turkey’de yayımlanan “Dokuz taksitle ölüm: Türkiye’de ruhsatsız silaha erişim” başlıklı haberine verildi. Ödülü, Tevgera Jinên Azad (TJA) üyesi Harika Peker takdim etti. Elif Akgül törene katılamadığı için ödülü adına gazeteci Dicle Müftüoğlu aldı.
Elif Akgül’ün törene gönderdiği mesajda, “Bu ödülü haber yapmakta ısrar ettiği için bugün cezaevinde olan meslektaşlarım Nadiye Gürbüz, Tuğba Tekerek ve Derya Okatan özelinde, tüm bedellere rağmen gazeteciliğe devam eden tutsak edilmiş tüm kadın gazetecilere ithaf etmek istiyorum” ifadeleri yer aldı.
‘Kadın gazeteciler olarak bizler, tüm kadınlar ile çocukların sesi olmaya gayret ediyoruz’
Türkçe Haber Dalı Jüri Özel Ödülü ise Gülistan Gülmüş ve Derya Ren’in JINNEWS’te yayımlanan “Serbest bırakılan Cumhurbaşkanı korumasından kadına tehdit” başlıklı haberine verildi. Ödülü, MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) Eşbaşkanı Pınar Sakık Tekin takdim etti.
Ödülünü alan Gülistan Gülmüş, “Kadın gazeteciler olarak bizler, tüm kadınlar ile çocukların sesi olmaya gayret ediyoruz. Bu ruhla; öncü Gurbetelli Ersöz, Nagihan Akarsel, Cihan Bilgin, Hero Bahadin ve Gülistan Tara’nın izlediği yolda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Bu ödülü, özgürlük hayaliyle yola çıkan tüm kadınlara adıyorum. Yaşasın özgür basın” dedi.
‘Hiçbir hakikat karanlıkta kalmayacak’
Törene katılamayan Derya Ren’in mesajı da okundu. Derya Ren, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Gurbetelli şahsında tüm özgür basın ve özgürlük mücadelesi şehitlerini saygı ve minnetle anıyorum. Bize bıraktıkları bu kutsal miras için onlarca yoldaşımız canları pahasına hakikatin arayışçısı oldu. Bizler de buna layık olmak ve onların mücadelesini yaşatmak için kalemimiz ve kameramızla mücadelenin bir parçası olmaya çalıştık. Bundan sonra da aynı ısrar ve kararlılıkla hakikatin peşinde olmaya devam edeceğiz. Var olduğumuz sürece hiçbir hakikat karanlıkta kalmayacak. Özgür basın ve özgür basın çalışanı kadınlar olarak, her kadının sesini dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle almış olduğumuz ödülü başta özgür basın şehitleri olmak üzere, tüm Kürdistan şehitlerine atfediyorum.”
Ödülü Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a adadılar
Videolu Haber Dalı Birincilik Ödülü, gazeteciler Sewsen Eli ve Meryem Reşo’nun birlikte hazırladığı “Heviya Vegere” (Geri Dönüş Umudu) adlı çalışmaya verildi. Ödülü, Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ayşe Serra Bucak takdim etti. Sewsen Eli ve Meryem Reşo, Rojava’da oldukları için ödülü adlarına MKG’den Medine Ölçen aldı.
“Rojava Devrimi, tüm ezilen insanlık ve dünyanın dört bir yanında özgürlüğe hasret kadınlar için bir ilham kaynağı oldu. Devrim süresince zorlu ve acı gerçeklerle yüzleştik; bunlardan biri de zorunlu göç deneyimiydi. Kendi topraklarımızda olsak da kendi şehirlerimizde değiliz; birimiz Afrinli, diğerimiz ise Serêkaniyeli. Yıllardır geri dönüş anımızı bekliyoruz. Göç hikâyemiz bize büyük acılar yaşattı; ancak bu acının bizi çaresiz bırakmasına asla izin vermedik. Gurbetelli Ersöz, Dilîşan Îbiş, Cihan Bilgin, Gulistan Tara, Agit, Nazım ve daha nice yoldaş gibi direnişçi devrimcilerin örnekliğinden güç aldık. Bu ödülü, her şeyden önce, kadınların bugünlere gelmesinde büyük emeği olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a ithaf ediyoruz.”
‘Ödülümü Kobanêli bütün çocuklara atfediyorum’
Fotoğraf Dalı Birincilik Ödülü, JINNEWS muhabiri Nudem Mihemed’in “Sönmeyen” adlı eserine verildi. Ödülü Rojda Yıldız takdim etti. Nudem Mihemed, “Ödülümü Kobanêli bütün çocuklara atfediyorum” dedi.
‘Bu ödülü tüm şehit annelerine adıyorum’
Fotoğraf Dalı Jüri Özel Ödülü, Ajansa Welat muhabiri Sema Gezici’nin “Qêrîna Bêdeng” adlı eserine verildi. Ödülü Kürt-Pen’den Sultan Yaray takdim etti.
Sema Gezici, “Erkek egemen bu sistemde kadın ve gazeteci olmak, başlı başına bir direniş eylemidir. Bu ödülü, Xeyal Ana’nın şahsında tüm şehit annelerine adıyorum” dedi.
Onur ödülü yaşam savunucularına
Onur Ödülü, Gimgim ve Karlıova’da Jeotermal Enerji Santrali (JES) projelerine karşı doğalarını, yaşam alanlarını ve geleceklerini savunanlara verildi. Ödülü, Barış Anneleri’nden Kudret Eryılmaz takdim etti.
Ödülü almak için sahneye çıkan yaşam savunucuları, “Havama, suyuma, toprağıma, ormanıma dokunma, jeotermal ve maden sahalarına geçit vermeyeceğiz” pankartı açarak “Direne direne kazanacağız” sloganı attı.