Gülistan Doku dosyasındaki ‘ciddi deliller’ nedir?

Kaybettirilen Gülistan Doku dosyasında “ciddi deliller” elde edildi. Dosya avukatı, “Failleri yargılayabilmemiz için - gerçekten de failler güçlü failler - toplumsal olarak bir dayanışmanın, baskının olması gerekiyor” dedi.

Haber Merkezi- Dêrsim’de kaybettirilen Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamıyor.

Gülistan Doku’nun kaybolduğu günden itibaren intihar ettiği yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldı. Öyle ki Gülistan Doku, telefon sinyalinin son olarak alındığı Dinar Köprüsü altındaki baraj gölünde 220 gün boyunca arandı.

Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan dosyanın avukatı Ali Çimen, Gülistan’ın kaybedilmesine ilişkin önemli bilgiler vererek, ellerinde bazı isimlerin olduğunu söyledi.

Avukat, “Gülistan'ın intihar ettiğine ilişkin olarak dosyada herhangi bir delil yoktu. Ama Gülistan Doku dosyasında intiharla olay örtbas edilmek istendi” dedi ve dosyaya şuan bakan savcının 5’inci savcı olduğunu hatırlattı.

‘Faillerden bize ulaşanlar oldu’

Avukat, Gülistan’ın kayıp ve dosyanın örtbas edilmesi olaylarında önemli gelişmelerin ve ellerinde çeşitli güçlü delillerin olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Artık failler arasından da bize ulaşanlar oldu. Gülistan Doku örtbasında kendilerinin görev aldığını, dönemin üst düzey kamu görevlisinin etrafında dönen bir örtbas olayının olduğu, kendisinin de görev aldığını söylediler. Soruşturmaların kendilerine doğru yöneldiğini hissedince, ailenin avukatına, aileye ulaşarak daha az bir ceza almak için, ‘Soruşturmanın sadece bu boyutundaki suçtan biz sorumluyuz, diğerlerinden sorumlu değiliz’ diyorlar. Yani aslında küçük bir ceza alıp, kurtulmak amacıyla yapıyorlar.”

‘Gizlilik kalktığı zaman, elimizde çok ciddi delillerin olduğunu göreceksiniz’

Avukat dosyadaki gizlilik kararına işaret ederek, “Dosya 6 yıldır devam eden bir soruşturma ve son 1 buçuk yıldır da gizli şekilde yürütülüyor. Bu da tabii bizim basına açıklama yapmamızı, delilleri tartışmamızı engelliyor. Dosyamızda gizlilik kalktığı zaman, elimizde çok ciddi delillerin olduğunu göreceksiniz” şeklinde konuştu.

‘Toplumsal olarak tartışıp, bu isimleri paylaşacağız’

Dosyada tutuklama beklediklerini dile getiren avukat, faillerin etkin biçimde soruşturulmasının temelinin tutuklama olduğunu vurguladı.

“Dosyamıza zarar gelmemesi bakımından biz bu isimleri paylaşmıyoruz ama bir müddet sonra artık bu isimleri kamusal olarak toplumla paylaşacağız” diyen avukat, “Bir müddet daha bekleyeceğiz. Ondan sonra biz bunu toplumsal olarak tartışacağız. Topluma bunun nasıl geliştiğini, Gülistan Doku örtbasında kimlerin rol aldığını, nelerin yapıldığını…? Bunları toplumunda bilmeye hakkı olduğu için paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

‘Gülistan bir şeye şahit olmuş olabilir’

Elde ettikleri delillerden Gülistan Doku’nun bir şeye şahit olduğunu ve kaybedilme olayının bu nedenle gerçekleştiğini düşündüklerini belirten avukat, “Tabii olayda bir değil bir birden fazla kişinin olduğu da anlaşılıyor. Şu anki aşamada birçok kişinin bu olayı bildiğini, sustuğunu da görüyoruz. Yani dosyamızda çok ciddi delillerimiz var. Kişilerin şu ana kadar tutuklanmamış olmasını da biz anlamıyoruz. Yani bir an önce bu tutuklamaların gerçekleşmesi gerekiyordu” diye kaydetti.

‘Failler çok güçlü’

Avukat, faillerin güçlü olduklarını vurgulayarak, şu uyarıda bulundu: “Artık faillerin yargılanması aşamasına geçiyoruz. Yani failleri yargılayabilmemiz için - gerçekten de failler güçlü failler - toplumsal olarak bir dayanışmanın, baskının olması gerekiyor.

 

Burada kadın kurumlarına çok büyük bir rol düşüyor. Basının daha yoğun bir takibini bekliyoruz. Yani bu aşamada çağrımız budur; ‘Gülistan Doku nerede?’ diye sormaya devam edelim.”