Golan ve Kuneytra karşılığında Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê!

Halep’e dönük saldırılar ve İsrail sınırındaki hattın genişlemesiyle ilgili konuşan Gulîxan Sofî, "Bu sadece bir alım-satım planının yapıldığını gösteriyor. Golan ve Kuneytra karşılığında Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’deki Kürtler satıldı" dedi.

SORGUL ŞÊXO

Til Temir – Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde halk ve savaşçılar, Türk devleti tarafından desteklenen El-Emşat ve El-Hamzat çeteleri ile Nûr El-Din grubu ve Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) cihatçılarına karşı eşi benzeri görülmemiş bir direniş sergiledi. Mahalle halkı ve savaşçıları, binlerce çete mensubu, tank ve insansız hava aracına karşı büyük bir mücadele vererek, mahallelerin işgal planlarına son ana kadar direndi. Cizîr Kantonu’na bağlı Til Temir Meclisi Eşbaşkanı Gulîxan Sofî, Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘Halkın beş gün boyunca sergilediği direniş ve fedakarlık, kuşkusuz büyük bir başarıdır’

İki devletin, işgal altındaki iki Kürt mahallesinin direnişi karşısında yenilgiye uğradığını belirten Gulîxan Sofî, “Silahsız ve tanksız sivil halka karşı kirli bir plan devreye sokuldu. İki devlete, binlerce çeteye, tanklara ve insansız hava araçlarına karşı savaşçıların ve halkın beş gün boyunca sergilediği direniş ve fedakarlık, kuşkusuz büyük bir başarıdır. Bu başarı, topraklarını ve mahallelerini kolayca terk etmeyen özverili ve onurlu insanlar sayesinde mümkün oldu” dedi.

‘Son derece kirli bir plan devreye sokuldu’

Gulîxan Sofî ayrıca, ülkede yaşanan gelişmelerin tartışıldığı bir dönemde Halep’e karşılık İsrail sınırındaki mavi hattın ise Kuneytra ve Golan’ın parçalanmasıyla genişlediğini belirtti. Gulîxan Sofî, “Bu durum yalnızca bir alım-satım planının yapıldığını gösteriyor. Golan ve Kuneytra karşılığında Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’deki Kürtler satıldı. Son derece kirli bir plan devreye sokuldu. Suriye halkının ve hakikatin seslerinin iç savaşı kabul etmemesi gerekiyor. Eşit ve özgür bir Suriye’nin önündeki en büyük engel iç savaştır” sözlerine dikkat çekti.

Geçici geçiş hükümetinin Suriye’nin geleceğine dair tutumuna dikkat çeken Gulîxan Sofî, “Suriye’yi kendi içinde bölen geçici geçiş hükümeti, demokratik sisteme ve Özerk Yönetim ile Suriye Demokratik Güçleri’nin (QSD) birleşik ve merkezi bir Suriye inşa etme çabalarına karşı savaşıyor. Nasıl ki Golan ve Kuneytra’yı İsrail’e verdilerse, yarın da Suriye kıyılarını satacaklardır” sözlerine dikkat çekti.

‘Derhal soruşturma başlatılmalı’

Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’de işlenen savaş suçları ve katliamlara dikkat çeken Gulîxan Sofî, “Dünya ve garantör güçler bu iki mahallede yaşanan katliamlara nasıl göz yumabilir? Derhal soruşturma başlatılmalı, işlenen suçlar ve ihlaller belgelenmelidir. Çok sayıda suç ve katliam yaşanmasına rağmen basın bunları yeterince yansıtmadı. Bu çağrı, Şêx Meqsûd’taki annelerimizin ve kız kardeşlerimizin talebidir. Cenazelerimizin çoğu orada kaldı. Her iki mahalle de acil bir soruşturmaya ihtiyaç duyuyor. Kimin, nerede ve nasıl katledildiği ortaya çıkarılmalı, tüm bu suçlar kamuoyu ve basınla paylaşılmalıdır” çağrısında bulundu.

İnsanlık ahlakının asla kabul etmeyeceği uygulamalar

Gulîxan Sofî, ABD’nin Suriye Temsilcisi Tom Barrack’ın Kürt halkının davasına ve Şêx Meqsûd’da yaşananlara ilişkin tutumunu hatırlatarak sert eleştirilerde bulundu. Gulîxan Sofî, “Eğer gerçekten barıştan yanaysa, geçici hükümetin ve Türkiye destekli çetelerin iki Kürt mahallesinde işlediği suçları neden görmezden geliyor? Esir alınan bir Kürt’ün kalbinin nasıl çıkarıldığını ya da bir savaşçının cansız bedeninin bir binadan nasıl atıldığını görmedi mi? Bunlar, insanlık ahlakının asla kabul edemeyeceği uygulamalardır” diye belirtti.

Gulîxan Sofî, Colani’nin kurmak istediği yapıya dikkat çekerek, “Colani’nin kurmaya çalıştığı birlik, yerli halkın Mısırlı ve Çeçen çetelerin eliyle katledilmesi midir? Tom Barrack ABD’nin Suriye Temsilcisi olabilir, ancak Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırılar ve toplu katliamlar karşısındaki sessizlikleri, Suriye yönetiminin fiilen onun kontrolünde olduğunu ve bu saldırıların doğrudan desteklendiğini ortaya koyuyor. Ulusal sorunlara ve halkların taleplerine çözüm üretmek yerine, hükümetin saldırılarının bir parçası haline geliyorlar” şeklinde konuştu.

‘Derhal soruşturma başlatılmalı’

Kürt halkını katleden çetelere dikkat çeken Gulîxan Sofî, Suriye ordusunun Suriye halkından oluşması gerektiğini vurgulayarak, “Bugün halkımızı katleden, toplu katliamlar gerçekleştiren çeteler, bizzat IŞİD çeteleridir ve IŞİD bayrakları hala üzerlerindedir. Derhal soruşturma başlatılmalı, bu çeteler cezalandırılmalı ve Kürt halkına karşı bu çeteleri kullanan tüm devletler de hesap vermelidir. Suriye hükümeti ile Türkiye devleti, her ikisi de sorumluluklarından dolayı cezalandırılmalıdır” uyarısında bulundu.

Gulîxan Sofî, bugün bölgenin ve tüm Suriye’nin IŞİD’in yeniden canlanması tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Xabur’da Süryani kadınlara ve Şengal’de Êzidî kadınlara yönelik saldırıları unutmadık. YPJ’nin IŞİD’in sözde hilafet başkenti Rakka’yı nasıl özgürleştirdiğini ve kadınların yaşamı üzerindeki tehdidi nasıl ortadan kaldırdığını çok iyi hatırlıyoruz. Bizim bölgelerimizden temizlenen çeteler bugün yeni hükümetin içinde kendilerine yer buluyor ve saldırılarını sürdürüyor. YPJ/YPG ve QSD tarafından yenilgiye uğratılan bu çeteler, bugün Kürt halkına yönelik katliam saldırıları gerçekleştiriyor.”

Direniş mirasını takip edecekler

Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’deki direniş destanının kendisinin ve torunlarının gururla dinleyeceği bir destan olduğunu vurgulayan Gulîxan Sofî, “Kürt halkının tarihi, cesaret ve direniş destanlarıyla doludur. Büyükannelerimiz bize anlattığında gururla dinlerdik. Şêx Meqsûd halkının ve savaşçılarının destanı da bu hikayeleri daha da güçlendirdi. Torunlarımız bu kahramanlık hikayeleri ile büyüyecek, gururla dinleyecek ve direniş mirasını takip edecekler” diye kaydetti.