Gimgim ve Şirnex’te Newroz: Barış ve demokratik toplum için yasal adımlar atılsın

Mûş’un Gimgim ilçesi ile Şirnex’te kutlanan Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talepleri öne çıktı. Şirnex’te konuşan Tülay Hatimoğulları, “Bekleme değil, şimdi barışı inşa etme zamanıdır” diyerek yasal düzenleme çağrısı yaptı.

Haber Merkezi - Mûş’un Gimgim (Varto) ilçesi ile Şirnex merkezde “Özgürlük ve Demokrasi” şiarıyla kutlanan Newrozlarda barış ve demokratik toplum vurgusu öne çıktı. Konuşmalarda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talep edilirken, barış sürecinin yasal zemine kavuşturulması çağrısı yapıldı. Şirnex’te konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 2026 Newrozu’nun “isyanlardan inşaya geçiş” sürecinin Newrozu olduğunu belirterek, demokratik hakların tanınması için acil yasal adımlar atılması gerektiğini söyledi.

Şirnex

Şirnex merkezde “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” / “Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” şiarıyla düzenlenen kutlama binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinden itibaren alana akın eden kadınlar ve gençler ulusal kıyafetleriyle halaya dururken, alan sarı, kırmızı ve yeşil renkli pankartlarla süslendi. Kutlamaya DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ve çok sayıda kişi katıldı.

Kutlamada sık sık “Bijî Serok Apo” sloganları atılırken, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Amed Newrozu’na gönderdiği mesaj okundu. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Şirnex’in özgürlük mücadelesinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, tarihi bir süreçten geçildiğini ve halkların özgürlük talebinin büyüdüğünü söyledi.

DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise Newroz’un birlik ve özgürlük Newrozu olduğunu belirterek Kürt halkının statü, dil ve özgürlük taleplerini yineledi. Keskin Bayındır, Kürt halkının dört parçada yürüttüğü mücadelenin büyüdüğünü belirterek, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün Kürt halkının özgürlüğü anlamına geldiğini ifade etti.

‘İsyanlardan inşaya geçişin Newrozu’

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları konuşmasında, 2026 Newrozu’nun “isyanlardan inşaya geçişin” Newrozu olduğunu belirterek, Ankara’ya çağrıda bulundu ve “Ey Ankara, peki sen onurlu bir barışa hazır mısın?” diye sordu.

Tülay Hatimoğulları, "Kürt halkının onurlu mücadelesinin taşıyıcısı, bedel ödeyen Şırnak, merhaba Barış Anneleri, kadınlar, gençler, Demirci Kawa'nın mücadelesini, Mazlumların, Rahşanların, Sakinelerin mücadelesini sizler taşıdınız. Şırnak halkı çok bedel ödedi. Kürt halkı 50 yıldır aşkındır bu coğrafyada mücadelesini sürdürüyor. Bizler bugün bu alanda ne yazık ki yaşanılan bütün bu acılar ve kayıplar için direndik direnmeye devam edeceğiz. Bakın karşımızdaki mezarlıkta Seve, Pakize, Fatma mezarları var. Üç kadın siyasetçi bu topraklarda katledildi. Ne yazık ki kana doymadılar. Roboski’de geçimini sağlamak için çoğu çocuk birçok canımız TSK’nın uçakları tarafından bombalandı. Şırnak bugünleri yaşadı. Cizre sokaklarında direnen gençlere uygulanan zulüm, katledilen gençler, Mehmet Tunçları asla unutmayacağız. Taybet anamızın cenazesi günlerce açıkta kaldı. Biz bunu unutabilir miyiz? Bir cenazenin toprakla buluşmasını dahi engelleyen bir zulmü yaşadı bu topraklar. Yitirdiğimiz bütün canlarımızı saygı ve minnetle anıyorum. Devrimci, yurtsever, sosyalist bütün canlarımızı saygıyla anıyorum" şeklinde konuştu.

‘Artık Kürtler yok sayılamıyor’

Tülay Hatimoğulları, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

"Rojava'da Suriye'de  Kürt halkının statü kazanması için yıllarını, ömrünü mücadeleye adamış değerli Salih Müslim'i huzurunuzda bir kez daha saygıyla minnetle anıyorum. Bu meydanda bulunan birçok insanımızın büyük kayıpları var. Bedelleri var. Cezaevlerinde tutuklu bulunan akrabalarınız, yoldaşlarınız, kardeşleriniz, canlarınız var. Bu çok ağır bir bedel. Ama bizler zulme karşı boyun eğmedik. Bizler mücadelemizden asla vazgeçmedik. Bizler darbelendiğimiz zamanlarda dahi en güçlü şekilde alanlarda, meydanlarda halkımızla beraber mücadelemizi yürüttük. Kürdü yok saydılar. Kürtçeyi tanımadılar ama şu bir gerçek ki Kürt halkı dört parça Kürdistan’da her yerde mücadele ve direniş bayrağını göklere çıkarmış durumda. Artık bölgedeki her gücün her kesimin yok sayamayacağı bir halk haline geldi Kürt halkı. Ve buradan bir kez daha Kürt halkının yıllardır verdiği mücadeleyi hep birlikte selamlıyoruz. Alkış ve zılgıtlarımız mücadelemize, direnişimize olsun.

Newroz demokratik toplumu inşa etmenin çağrısıdır

2026 Newrozu demokratik toplumu inşa etmenin çağrısıdır. Newroz 21. yüzyıldaki zalim Dehaklara karşı 21. yüzyılın devrimci, yurtsever bütün halk 2026'da isyandan inşaya geçişin adıdır. Newroz özgürlük ve demokrasiyi inşa etmenin adıdır Newroz. Barış ve Demokratik Toplum inşasının adıdır Newroz. Geçtiğimiz sene 27 Şubat'ta Sayın Abdullah Öcalan'ın çok tarihi bir çağrısı olmuştu. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı 2026 Newrozu tam da bu çağrının demokratik toplumu inşa etmenin çağrısıdır. Ve alanlar, meydanlar bu çağrıya kulak veriyor. Bu çağrı Kürt halkını, dostlarını, demokrasi güçlerini daha da kenetlendirdi, daha da bizleri arttırdı, büyüttü, güçlendirdi.

Mesajımız çok net

Halkları yok sayan molla gücüne de emperyalist güçlerin de sivilleri katletmesine karşıyız. Bizler bu Newroz’u kutlarken yanı başımızda İran'da bombalar patlıyor, füzeler patlıyor. ABD, İsrail'in başlattığı savaş olanca hızıyla devam ediyor ve gittikçe derinleşiyor. Bu konudaki mesajımız çok nettir. İran'da Molla rejiminin demokratik güçlere başta Kürtler olmak üzere halkları yok sayan otoriter Molla gücüne kesinlikle karşıyız. Aynı şekilde Emperyalist güçlerin oradaki demokrasi mücadelesini çalmasına ve insanları, sivil insanları katletmesine de net olarak karşıyız. Bizler barış derken bir yandan Türkiye'nin iç barışını, bir yandan bölgenin barışını katlediyoruz. Ve bizler buradan hep beraber yine alkış ve zılgıtlarımızla bölgede savaşa hayır, barış hemen, şimdiyi haykıralım.

Ankara’ya çağrımız yasalar çıkarılmalı

Ankara’ya çağrımızdır; Kürt halkının demokratik haklarının tanınması için yasaları çıkarılması gerekiyor. Bakın Şırnak'tayız. Çok önemli bir bölge. Bir yanı Suriye, bir yanı Irak ve iki ülkeye komşu olan bir kentteyiz. Sayın Öcalan'ın yapmış olduğu çağrı, başlamış olan süreç burada verilen mesajı çok iyi görmek, çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Ortadoğu'da her yerin savaşa, kana dönüştüğü, kan gölüne dönüştüğü bir coğrafyada bir ülkenin halkıyla barışması, iç barışını tahkim etmesi son derece önemlidir. Ve buradan bir kez daha şunu ifade ediyoruz. Newroz alanını dolduran milyonların taleplerini buradan bir kez daha haykırmak istiyorum. Diyoruz ki sürecin gereği olarak Sayın Öcalan’ın da ifade ettiği gibi artık Kürt halkının direnerek tarih yazdığı bu yeni aşamada Kürt halkının siyasi, hukuki ve bütün demokratik haklarının tanınması için yasalar acilen çıkarılmalıdır.

Bekleme zamanı değil; şimdi barışı inşa zamanıdır

Bekleme değil, şimdi barışı inşa zamanıdır Bir gün Rojava'da çatışmalar olur Beklemeye geçer Ankara. Şimdi İran'da çatışmalar var. Ankara gene beklemeye geçer. Bekleme zamanı değil. Tam tersi şimdi barışı inşa etme zamanıdır. Ve bu anlamıyla başta iktidar ve devlet olmak üzere üzerine düşen görev ve sorumlulukları harfiyen yerine getirmelidir. Ve yine Newroz alanlarından büyük bir coşkuyla çok önemli talepler haykırıldı. AİHM kararları hayata geçirilsin dendi. Sevgili Figen Yüksekdağ, sevgili Selahattin Demirtaş, sevgili Can Atalay derhal serbest kalsın istiyor kitleler. Ve burada sizlerin huzurunda Şırnak'tan sevgili Figen Yüksekdağ, Leyla Güven, Ayşe Gökkan ve Selahattin Demirtaş şahsında bütün cezaevindeki mahpuslara selam ve sevgilerimizi iletiyoruz. Türkiye genelinde tayın değil güçlendirilmiş yerel yönetimler istiyoruz

Ankara peki sen onurlu bir barışa hazır mısın?

Anaakım medya, televizyoncular, programcılar programlara çıkıyorlar ve diyorlar ki; DEM Parti bu süreçte ne istiyor? Ve bizim taleplerimizi bulanıklaştırmak, silikleştirmek istiyorlar. DEM Parti’nin bu süreçte ne talep ettiği son derece nettir. Bizler Kürt halkının bütün haklarının tanımlanmasını istiyoruz. Bizler Kürt halkının anadilinde eğitim görmesini istiyoruz. Bizler Kürt halkının ana dili olan Kürtçenin kamusal alanda serbestçe konuşulmasını istiyoruz. Bizler eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz. Bizler Türkiye genelinde tayın değil güçlendirilmiş yerel yönetimler istiyoruz. Bizler Kürtler yasama, yürütme ve yargının yani üç erkin birbirinden bağımsız ve özgür olmasını istiyoruz. Kürt halkı onurlu bir barışa hazır; ey Ankara peki sen onurlu bir barışa hazır mısın?"

Mitingde konuşmaların ardından Newroz ateşi yakıldı ve halaylar çekti.

Gimgim

Mûş’un Gimgim ilçesinde bulunan Kox Meydanı’nda yüzlerce kişinin katılımıyla Newroz kutlandı. Ulusal kıyafetlerle alana gelen kitle, halaylarla kutlamaya başladı. Saygı duruşunun ardından yapılan konuşmalarda “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine dikkat çekildi. Alanda, Gimgim’in Xwarik köyü sınırları içinde planlanan Jeotermal Enerji Santrali’ne (JES) tepki gösterilen pankartlar taşındı.

Gimgim Belediye Eşbaşkanı Gülbahar Kaya, Newroz’un direnişin sembolü olduğunu belirterek barış vurgusu yaptı. Belediye Eşbaşkanı Gıyasettin Aydemir ise bu yılki Newroz’un özgürlük Newrozu olduğunu belirterek, “Newroz ateşi özgür yaşamı örüyor. Bugün barış süreci yürütülüyor. İnanıyorum ki barış sürecini başlatan Abdullah Öcalan özgürlüğüne kavuşacak” dedi.

DBP İl Eşbaşkanı Umut Yılmaz, Gimgim üzerindeki ekolojik talan projelerine tepki göstererek, “Varto’nun suyuna ve doğasına dokunulmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

DEM Parti Mûş İl Eşbaşkanı Çiçek Tutuş da Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve Kürtlere statü talebini dile getirdi. Konuşmaların ardından Newroz ateşi yakıldı ve kitle halaylarla kutlamayı sürdürdü.