Gazze’de ‘Yetimler Kampı’ tahliye tehdidiyle karşı karşıya

Gazze’nin kuzeyindeki ‘Yetimler Kampı’nda yaşayan onlarca kadın ve çocuk, kira desteğinin kesilmesiyle tahliye tehdidiyle karşı karşıya. Evlerini savaşta kaybeden aileler, şimdi barındıkları son sığınağı da kaybetme riski taşıyor.

NAGHAM KARAJEH

Filistin- Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki “Yetimler Kampı”nda kalan onlarca kadın ve çocuk, kampın kurulduğu arazinin kirasını karşılayan kurumun finansman desteğini durdurmasının ardından barınma alanlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya. Savaşta evlerini ve yakınlarını kaybeden aileler, başka bir yer kiralayacak maddi imkana sahip olmadıkları için şimdi de tahliye tehdidiyle karşı karşıya.

Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan “Yetimler Kampı”, eşlerini kaybeden kadınlar ve çocuklarına ev sahipliği yapıyor. Savaş sırasında evlerini ve eşlerini kaybeden onlarca kadın, çocuklarıyla birlikte kampa sığındı. Çadırların kurulduğu arazinin kirası daha önce bir kurum tarafından karşılanırken, desteğin kısa süre önce kesilmesi kampın geleceğini belirsizliğe sürükledi. Finansmanın durması, burada yaşayan kadınları karşılamakta zorlanacakları bir kira yüküyle karşı karşıya bıraktı.

Kent sakinleri tahliye edilebilir

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Hanun kentinden olan beş çocuk annesi Sihad Salih, kirayı karşılayacak bir kurum bulunmaması halinde kamp sakinlerinin tahliye edilme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Sihad Salih, ailelerin başka bir barınma alanına geçecek imkanı ya da kira masraflarını karşılayabilecek düzenli bir geliri bulunmadığını aktardı. Evinin yıkılmasının ardından çocuklarını bir arada tutabilecek ve onları sokaktan koruyabilecek bir yer arayışıyla Gazze Şeridi’nin kuzeyinden göç etmek zorunda kaldığını dile getiren Sihad Salih, “Dokuz aydır Yetimler Kampı’nda yaşıyorum. Burada hayat çok zor. Kemirgenler ve fareler nedeniyle sürekli sıkıntı yaşıyoruz. Hatta onlar yüzünden bütün gece uyuyamıyorum. Fareler yiyecekleri, içecekleri ve çocuklarımın kıyafetlerini tahrip etti, bize hiçbir şey bırakmadı” dedi.

Kampın kendisi için bir sığınak olduğunu sözlerine ekleyen Sihad Salih, “Ancak finansmanın kesilmesiyle burası da elimizden alınma tehdidi altında. Kamp için aylık kira ödüyoruz. Bu miktarı karşılayan bir kurum vardı, ancak ödemeyi durdurdu. Eğer bizim adımıza kimse ödeme yapmazsa ayda 200 şekel ödememiz isteniyor. Bu parayı nereden bulacağız? Çocuklarımızın yiyecek ve içeceğini zar zor karşılayabiliyoruz. Beş çocuğum da yetersiz beslenmeden muzdarip. Ailem kampa ulaşan yardımlarla geçiniyor. Yardımlar gelmediğinde çocuklarıma verecek yiyecek bulamıyorum” sözlerine dikkat çekti.

Sihad Salih, savaş sırasında gördükleri katliamların çocuklarında iz bıraktığını belirterek, “Çocuklarım savaş sırasında gördükleri nedeniyle psikolojik travma yaşıyor. Dedelerini, ninelerini, amcalarını ve babalarını gözlerinin önünde öldürülmüş halde gördüler. Bu görüntüler ruhlarında derin bir iz bıraktı” ifadelerinde bulundu.

Gazze Şeridi’nde 7 Ekim 2023’ten bu yana 22 bin 57 kadın eşini kaybetti. Büro, 8 Mart’ta yayımladığı raporda, kadınların hane reisi olduğu ailelerin oranının 2023’ün ilk dokuz ayında yüzde 12 iken savaş döneminde yaklaşık yüzde 18’e yükseldiğini belirtti. Kadınların yaşadığı sorunlar eşlerini kaybetmeleriyle sınırlı kalmıyor. Gelir kaynaklarının olmaması, tekrarlanan yerinden edilmeler, artan temel ihtiyaçlar, konutların yıkılması ve destek ağlarının zayıflaması, kadınların geçindirdiği aileleri daha da kırılgan hale getiriyor. Sihad Salih’in yaşadığı durum ise bu sorunların tamamını bir arada ortaya koyuyor: Yetersiz beslenmeden muzdarip beş çocuk, tahliye tehdidi altındaki bir barınak ve sürekliliği garanti olmayan yardımlar.

Mevcut koşullar, ailelerin konut masraflarını karşılamasına imkan vermiyor

Kampın tahliye edilmesi halinde barınma alanını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacak olan yalnızca Sihad Salih değil. Kampta yaşayan onlarca aile de yeni bir barınma alanı aramak zorunda kalacak. Ancak mevcut koşullar, birçok ailenin konut masraflarını karşılamasına imkan vermiyor. Kadınların ise çocuklarını bir arada tutabilecek ve onları koruyabilecek güvenli bir barınma alanına ihtiyacı var.

Kamp sakinlerinin yaşadığı durum, yeterli barınma hakkının yanı sıra gıda ve sosyal koruma hakkını da gündeme getiriyor. Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 11. maddesi, herkesin kendisi ve ailesi için yeterli bir yaşam standardına sahip olma hakkını güvence altına alıyor. Bu hak, yeterli gıda, giyim ve barınmayı da kapsıyor. Birleşmiş Milletler de yeterli barınmanın yalnızca bir çatıya sahip olmak anlamına gelmediğini, zorla tahliyeye karşı güvenliği, barınma maliyetlerinin karşılanabilir olmasını ve sağlık ile güvenlik açısından uygun koşullarda yaşamayı gerektirdiğini vurguluyor.