‘Gazze’de kadınların öncü rolü olmadan toplumsal barış mümkün değil’

Filistin Kurtuluş Cephesi Merkez Komite Üyesi Resmiye el-Arce, Gazze’de savaşın yarattığı kaos ve hukuksuzluk ortamında toplumsal barışın ancak kadınların aktif ve lider rol üstlenmesiyle mümkün olabileceğini vurguladı.

RAFIF ESLEEM

Gazze – Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılar başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere tüm Filistin halkını etkiliyor. Gazze’de özellikle yaşanan insani kriz tam bir kaos ortamı yaratıyor. Bu durum, 7 Ekim’den önce var olan güvenlik ve istikrar ortamına alışık olmayan kadınları doğrudan etkiliyor. Kentte toplumsal barışın güçlendirilmesi ihtiyacı giderek artarken, bundan en fazla zarar gören kesimin kadınlar olduğu belirtiliyor.

İki yıldır devam eden yıkıcı savaşın yalnızca altyapıyı değil, toplumsal ve hukuki dokuyu da tahrip ettiğine dikkat çekilirken, özellikle yasaların yokluğu kadınların güvenliğini tehdit eden paralel bir düşman olarak tanımlanıyor.

‘Toplumsal barış yalnızca bir slogan değil’

Filistin Kurtuluş Cephesi Merkez Komite Üyesi Resmiye el-Arce, Filistin özelinde toplumsal barışın yalnızca bir slogan olmadığını, kaosu sona erdirmenin ve kadınlar, çocuklar ile yaşlılar için güvenli bir ortam oluşturmanın temel aracı olduğunu vurguladı. Resmiye el-Arce’ye göre bu ortam, kalkınma ve ekonomik refahın da ön koşulu.

Resmiye el-Arce, toplumsal barışın Filistin bağlamında kendine özgü bir anlam taşıdığını belirterek, bunun suç ve kaostan arındırılmış, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar için güvenli bir ortam yaratmayı amaçladığını söyledi. Böyle bir ortamın, kalkınma ve ekonomik refahın önünü açacağını ifade eden Resmiye el-Arce, “İsrail güçlerinin iki yıldır sürdürdüğü yıkıcı saldırılar tüm yasaları ve yasama, yürütme ile yargı erklerini fiilen ortadan kaldırdı. Gazze’de polis merkezleri dahi bulunmuyor, suç ve ihlalleri azaltacak bağlayıcı yasalar uygulanamadı” ifadelerinde bulundu.

Mevcut koşullarda toplumsal barışın sağlanmasının imkânsız olduğunu ifade eden Resmiye el-Arce, Gazze’nin hâlâ çeşitli ihlallerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Resmiye el-Arce, devamında şunları söyledi: “Bunlar arasında bazı gıda ve döviz tüccarlarının yürüttüğü ‘çete savaşları’ ile İsrail güçlerinin sürekli tehditleri öne çıkıyor. Ayrıca, ağır insani koşullar altında ve zorlu hava şartlarında yaşayan yerinden edilmiş insanlara toplumsal barış dayatılamaz”

Kadınlar toplumsal barışın temelidir

Resmiye el-Arce, kadınların barış zamanlarında toplumun özü olduğunu kaydederek, herhangi bir çatışmada ilk etkilenen kesimin kadınlar olduğunu söyledi. Ailelerin kayıp ya da yaralanma riskiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Resmiye el-Arce, Gazze’de kalıcı istikrar sağlandıktan sonra kadınların toplumsal barışın inşasında daha etkin roller üstleneceğini ifade etti.

Kadınların sivil toplum kuruluşlarında ve barış girişimleri yürüten kurumlarda aktif görevler alacağını belirten el-Arce, kadın aktivistlerin, feministlerin, karar alıcıların ve aydınların anlaşmazlıkların çözümünde ve sürdürülebilir çözümler üretmede kilit rol oynayacağını söyledi.

Kadınlara güçlü bir rol verilmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Resmiye el-Arce, Gazze’de kadınların yaşadığı acıların göz ardı edilemeyeceğini ifade etti. Resmiye el-Arce, kadınların toplumun ihtiyaçlarını belirleyen temel unsur olduğunu belirterek, “Kadın aileyi, evi ve toplumu temsil eder” dedi.

‘Filistinli kadını sadece ölüm ve bombardımanla açıklamak yetersiz’

Gazze’deki kadınların yaşadığı hayal kırıklığının, uluslararası hukuka ve mekanizmalara olan güveni sarstığına dikkat çeken Resmiye el-Arce, kadınların barış süreçlerine katılımını öngören BM Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kararının ve diğer uluslararası belgelerin, soykırım karşısında etkisiz kaldığını dile getirdi.

Resmiye el-Arce, Filistinli kadının gücünü yalnızca ölüm ve bombardımanla açıklamanın yetersiz olduğunu belirterek, asıl mücadelenin zorla yerinden edilme, çadırlarda insan onurundan yoksun koşullarda yaşama ve güvenliğin tamamen ortadan kalktığı bir hayatla yüzleşme olduğunu söyledi. Bu durumun, dünyanın ikiyüzlülüğünü ve ahlaki çöküşünü gözler önüne serdiğini ifade etti.

Son olarak Filistin toplumunun, özellikle Gazze halkının barış ve dayanışmadan yana olduğunu dile getiren Resmiye el-Arce, kanın her gün akmadığı, savaşların tekrarlanmadığı bir gelecek temennisinde bulundu. Toplumsal barışın kadınların öncülüğünde inşa edilmesini ve bunun yeniden yapılanma ile toplumsal gelişimin önünü açmasını diledi.