Gazze’de kadınlar sanat ve sporla yaşam alanlarını yeniden kuruyor

Gazze’de kadınların yoğun katılımıyla düzenlenen sanat etkinliğinde sinema, müzik, folklor ve boks gösterileri sahnelendi. Etkinlikte, savaşın yarattığı ağır koşullara rağmen sanat ve sporun kadınlar için güvenli bir alan oluşturduğu vurgulandı.

RAFIF ESLEEM

Gazze - Gazze’de düzenlenen sanat etkinliği kapsamında kentin sahil şeridi sinema, müzik, folklor ve spor gösterilerinin yer aldığı açık bir sanat alanına dönüştürüldü.

Etkinlikte kadınların kültürel yaşamdaki varlığını yeniden güçlendirmek ve savaşın yarattığı ağır psikolojik koşulların ardından güvenli bir alan yaratmak amaçlandı. Şems Dans Grubu tarafından Gazze sahilinde düzenlenen toplumsal sanat etkinliğine çok sayıda kadın katıldı.

Etkinlik kapsamında “Çığlık: Sanatın Sese Dönüştüğü An” adlı Filistin filmi gösterildi. Programda ayrıca folklor müziği, Campus Breakers ile dans gösterisi ve Gazze Kadınlar Boks Kulübü tarafından hazırlanan boks gösterisi yer aldı.

Etkinliğin sunucusu Liyan el-Saftavi, etkinliğin Gazze sahilinde düzenlenmesinin amacının kadın ve kız çocuklarını üç yıl boyunca saldırıların yarattığı psikolojik baskıdan uzaklaştırarak sanat, yaratıcılık ve sporla buluşturmak olduğunu söyledi.

Liyan el-Saftavi, etkinlikle “Gazze’de hâlâ yaşam için alan olduğunu ve kadınların daha önce yapmaktan keyif aldığı faaliyetlere yeniden dönebileceğini” göstermek istediklerini belirtti.

Kentin kuşatma altındaki sahil şeridinden yararlanılan etkinlikte, kısa dans filmi “Çığlık” da gösterildi. Jumanah Daaibes’in yönetmenliğini yaptığı Filistin yapımı film, Ramallah ve Gazze’den kadınların yanı sıra Mısır’dan kadınların katılımıyla hazırlandı ve Gazze Kadınlar Boks Kulübü ile ortaklaşa gerçekleştirildi.

Filmin ilk gösterimi Aralık 2025’te Gazze’deki Holst Tiyatrosu’nda yapıldı. Film daha sonra Ramallah’ta ve 2026 yılında İtalya başta olmak üzere çeşitli uluslararası festivallerde gösterildi. Filmde, Filistin halkının mücadelesine dikkat çekilirken sanatın direniş ve hayatta kalma aracı olarak kullanılması ele alınıyor.

‘Gazze halkı yaşamı seviyor’

Sanatçı Rola Delul, etkinlik kapsamında bir grup kız çocuğuyla birlikte Filistin halk müziğinden eserler seslendirdiğini belirtti. Filistin halk müziğinin kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir rol oynadığını söyleyen Rola Delul, bu eserlerin aynı zamanda Filistinlilerin yaşadığı acıları anlattığını ve sevinçlerine de eşlik ettiğini ifade etti.

Rola Delul, annelerin bu şarkıları ezberleyerek kızlarına aktardığını, bu nedenle yeni kuşağın da halk müziğini öğrendiğini ve kültürel etkinliklerde bu eserlere yer verdiğini söyledi.

Etkinliğe çok sayıda kadın, çocuk ve gencin katılmasının, Gazze halkının sanat ve spor gösterilerine duyduğu ihtiyacı ortaya koyduğunu belirten Rola Delul, ulaşım zorluklarına rağmen insanların gün içerisinde nefes alabilecekleri alanlar aradığını ifade etti.

Spor ile mesaj vermek istiyorlar

Gazze Kadınlar Boks Kulübü sporcusu Farah Ebu El-Kumsan ise etkinliğe kısa film ve kızların sunduğu boks gösterisi aracılığıyla katıldığını söyledi. Kulübün kurucusu Rima Ebu Rahme’nin kadın ve kız çocuklarının spor yapabilmesi ve öz savunmayı öğrenebilmesi için güvenli bir alan oluşturmayı amaçladığını belirten Farah Ebu El-Kumsan, tüm kadınlara toplumun baskıları veya başka engeller olmaksızın istedikleri spora başlayabilecekleri mesajını vermek istediklerini ifade etti.

Gazze’de boks için gerekli bazı ekipmanların eksik olduğunu belirten El-Kumsan, kulübün kadın ve çocuklara ücretsiz şekilde spor yapabilecekleri bir alan sunmak için mevcut imkanlarıyla çalıştığını söyledi.

‘Sinema birçok hikâyeyi kayıt altına alıyor’

Etkinliğe katılan Asel El-Vadiye, filmi, müzik performansını ve boks gösterisini izlemek için etkinliğe geldiğini belirtti. Birkaç saatliğine de olsa Gazze’deki bombardıman, ölüm ve yıkımdan uzaklaşabilmenin kendisi için önemli olduğunu söyleyen Asel El-Vadiye, üç yılın ardından Gazze’de bir sinema etkinliği düzenlenmesinin değerli olduğunu ifade etti.

Asel El-Vadiye, sinemanın Gazze’yi yalnızca yıkım üzerinden değil, estetik ve insani yönleriyle de gösterebileceğini belirterek, kuşatma altındaki kentin çok sayıda hikâye barındırdığını ifade etti.