Gazze’de gazetecilere yönelik ihlaller artıyor

Filistinli Gazeteciler Sendikası’nın raporuna göre Ocak 2026’da gazetecilere yönelik saldırı, gözaltı ve engellemelerde ciddi artış yaşandı.

Haber Merkezi- Gazze’de gazetecilerin yaşadığı gerçeklik, medya çalışmalarının sistematik biçimde hedef alındığını ortaya koyuyor. Doğrudan saldırılar ile hukuki ve idari kısıtlamalar arasında değişen ihlaller, Filistin’de basın özgürlüğünü giderek daha ciddi ve tehlikeli sınamalarla karşı karşıya bırakıyor.

Filistinli Gazeteciler Sendikası Özgürlükler Komitesi’nin yayımladığı rapora göre, Ocak 2026’da Filistinli gazetecilere yönelik ihlallerin sayısı ve tehlike düzeyi belirgin şekilde arttı. Komite, söz konusu dönemin son yıllarda medya çalışmaları açısından en tehditkar dönemlerden biri olduğunu belirtti.

Gazeteciler doğrudan hedef alındı

Komite, Gazze Şeridi’nde görevlerini yerine getirirken üç gazetecinin hayatını kaybettiğini belgeledi. Bu durum, uluslararası insancıl hukuk kapsamında özel korumaya sahip olmalarına rağmen sahada çalışan medya ekiplerinin doğrudan hedef alınmaya devam ettiğini gösteren ciddi bir işaret olarak değerlendirildi. Raporda, saha takibi sırasında gazetecileri hedef alan 6 doğrudan ateş açma olayı ve silahla tehdit edilen 8 vaka kaydedildiği, bu durumun gazetecilerin hayatını gerçek bir tehlikeyle karşı karşıya bıraktığı belirtildi. Bu olayların, çatışma bölgelerindeki medya varlığının kasıtlı biçimde hedef alındığını gösterdiği ifade edildi.

Ayrıca gazetecilere yönelik 21 ses bombası ve göz yaşartıcı gaz atma vakası kaydedildiği, bu saldırılar sonucu bazı gazetecilerin boğulma tehlikesi geçirdiği aktarıldı. Bunun, gazetecileri dağıtma ve sahadaki gerçekleri belgelemelerini engelleme girişimlerinin bir parçası olduğu vurgulandı.

Gözaltılar ve hukuki kısıtlamalar

Raporda, biri idari tutukluluğa sevk edilmek üzere toplam 7 gazetecinin gözaltına alındığı bildirildi. Ayrıca sendika tarafından “haksız” olarak nitelendirilen dört mahkeme kararı ve dava kaydedildi. Bunların, gazetecilik faaliyetlerini sınırlama ve medya takibini caydırma araçları olarak kullanıldığı ifade edildi.

Ocak ayında 42 alıkoyma ve gazetecilik faaliyetini engelleme vakası tespit edildiği, bunun farklı ihlal türleri arasında en yüksek sayı olduğu belirtildi. Rapora göre bu durum, özellikle askeri baskınlar ve hassas güvenlik olayları sırasında saha takibini sınırlamayı amaçlayan sistematik bir politikaya işaret ediyor.

Ayrıca görev başındaki gazetecilere yönelik üç darp vakası ile yedi ekipman gaspı ve tahrip olayı kaydedildi. Bunun, görüntü aktarımını engelleme ve ihlallerin belgelenmesini önleme girişimi olduğu belirtildi.

Saldırılar ve kurumların kapatılması

Raporda, yerleşimciler tarafından gazetecilere yönelik dört saldırı belgelendi. Bu saldırıların, haber takibini engelleme, çalışmaları aksatma ve kamera ekipmanlarını çalma girişimlerini içerdiği aktarıldı. Çatışma bölgelerinde medya ekiplerine yönelik koruma eksikliğine dikkat çekildi.

Ayrıca 2 medya kuruluşunun kapatıldığı ve gazetecilere para cezaları uygulandığı kaydedildi. Bunun, medya çalışanlarına yönelik ekonomik ve hukuki baskının bir parçası olduğu ifade edildi. Filistinli Gazeteciler Sendikası Özgürlükler Komitesi Başkanı, söz konusu rakamların “ihlallerde tehlikeli ve sistematik bir artışa” işaret ettiğini belirterek, doğrudan hedef alma, saha baskısı ve hukuki-idari kısıtlamalar yoluyla gazetecilik ortamının hala son derece riskli olduğunu vurguladı.

Bu veriler, Filistinli gazetecilerin sahadaki gerçekleri aktarmaya çalışırken ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu ve basın özgürlüğünün Filistin bağlamında giderek artan zorluklarla mücadele ettiğini ortaya koyuyor.