Filistinli gazeteciler tehdit altında
Tutuklamalar, ev baskınları ve sahadaki engellemeler, Filistinli gazetecilere yönelik sistematik baskının boyutlarını ortaya koyuyor. Kadın gazeteciler de cinsiyete dayalı şiddet ile hedef alındı.
Haber Merkezi - İsrail, Filistinli gazetecilere yönelik tutuklamalar, saldırılar ve sahadaki haber takibinin engellenmesi dahil geniş çaplı ihlallerini sürdürmeye devam ediyor. Bu durum, Filistin basın çalışmaları üzerindeki baskının artığını ve gazetecilerin insani haklarının ihlal edildiğini ortaya koyuyor.
Filistin Gazeteciler Sendikası, yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin 2025 yılında Filistinli gazetecilere yönelik sistematik hedef almayı sürdürdüğünü ve bunun, Filistin medyasının sesini kısmak ve ulusal medya yapısını zayıflatmak için açık bir çaba olduğunu vurguladı. Sendikanın Özgürlükler Komitesi, 2025 yılı boyunca Batı Şeria, Kudüs ve 1948 sınırları içindeki bölgelerde 42 gazetecinin tutuklandığını belgelediğini; ayrıca gazetecilerin askeri kontrol noktalarında, sınır kapılarında, sahada haber takibi sırasında ve evlerine yapılan baskınlarda da tutuklandığını belirtti.
Tehlikeli dönüşüm
Komite, 2023’te 64, 2024’te 58 olarak kaydedilen tutuklama sayılarına kıyasla 2025’te tutuklamaların azalmış görünmesinin, İsrail güçlerinin uygulamalarında bir iyileşme anlamına gelmediğini; aksine nicelikten niteliğe geçen tehlikeli bir dönüşümü yansıttığını vurguladı. Bu dönüşüm, daha etkili gazetecilere odaklanma, aynı gazeteciyi tekrar tekrar tutuklama, suçlama veya yargılama olmadan idari tutuklamaların yaygınlaşması ve fiziksel ile psikolojik şiddetin caydırıcı araç olarak kullanılması şeklinde kendini gösteriyor.
Tutuklamalar ve baskınlar da artış
Komite, gazetecilerin görevlerini yerine getirirken tutuklandığı onlarca vakayı belgelendirdi; bunlar arasında askeri baskınları ve yerleşim saldırılarını haberleştirenler ile insani yardım çalışanları yer alıyor. Bu durum, tutuklamaların sahadaki tanıkları ortadan kaldırma ve gerçeğin aktarılmasını engelleme aracı olarak kullanıldığını gösteriyor. 2025 yılında gazetecilerin evlerine yapılan baskınlar ve aileleri içinde tutuklanmaları da belirgin şekilde artış gösterdi. Bu durum, tutuklamayı bireysel bir baskı aracı olmaktan çıkarıp, tüm aileyi ve sosyal çevreyi kapsayan toplu bir cezalandırma biçimine dönüştürdü. Aynı yıl, Filistinli kadın gazetecilerin tutuklama, sorgulama ve sınır dışı edilme gibi hedef alındığı ve bazı gazetecilerin yeniden tutuklandığı görüldü; bu durum, cinsiyete dayalı şiddetin baskı sistemindeki varlığını ciddi biçimde ortaya koyuyor.
Komite, söz konusu ihlallerin, kadın yabancı gazetecilerin cezaevlerinde maruz kaldığı ciddi ihlallerle örtüştüğünü ve bu suçları uluslararası düzeyde ciddi insan hakları ihlalleri ve olası uluslararası suçlar kategorisine soktuğunu belirtti.