Felek Yusif: Geçici yönetim Suriye’yi mezhep savaşlarına sürüklüyor
Fırat Kantonu Sosyal İşler Komitesi Eş Başkanı Felek Yusif, Suriye geçici yönetimin Suriye’yi mezhep savaşlarına sürüklediğini ifade ederek, "Suriye'deki Dürziler, Aleviler, Kürtler, Şiiler ve diğer etnik gruplar geçici yönetimin saldırıları altında" dedi
BERÇEM CÛDÎ
Kobanê - Suriye Baas rejiminin yenilgiye uğratılması ve cihatçı HTŞ'nin hakimiyetinin sağlanmasının ardından Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye geçici yönetimi arasında bir anlaşma imzalandı.
Bu yıl 10 Mart'ta imzalanan anlaşma 8 maddeye dayanıyordu. Anlaşmanın içeriği, Kuzey ve Doğu Suriye bölgesi ile Suriye geçici yönetim arasında siyasi, askeri ve idari alanlarda demokratik entegrasyon ve tüm bileşenlerin haklarını garanti altına alan, merkezi olmayan ve demokratik bir Suriye'nin oluşturulması temelinde geliştirildi.
Kuzey ve Doğu Suriye bölgesindeki Fırat Kantonu Özerk Yönetimi Sosyal İşler Komitesi Eş Başkanı Felek Yusif, SDG'nin entegrasyonu ve son gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
'Suriye mezhep savaşına sürüklendi'
Felek Yusif, değerlendirmesine geçen ay yaşanan olayları hatırlatarak başladı. Aralık 2024'te Baas rejiminin devrilmesinden sonra, Suriye halkının umutlarının yeniden yeşerdiğini ve Suriye'nin yeniden inşasına yönelik beklentilerinin arttığını ifade eden Felek Yusif, ancak geçici yönetimin ilk adımının Suriye kıyılarındaki Alevilere saldırmak olduğunu vurguladı ve Alevilere yönelik katliamların Suriye'de mezhep savaşına neden olduğunu söyledi.
'Bölgemiz, içinde bulunduğumuz çalkantıda örnek teşkil ediyor'
Kuzey ve Doğu Suriye bölgesindeki demokratik yönetime dikkat çeken Felek Yusif, durumu şu sözlerle anlattı: "Kuzey ve Doğu Suriye'ye dikkat çekmek istiyorum. Bölgelerimizde SDG, uzun yıllardır tüm unsurları koruyor ve onlara güvenli bir yaşam sağlıyor. SDG, hem birçok şehri IŞİD çetelerinden kurtardı hem de onları korudu. Bu nedenle Kuzey ve Doğu Suriye'deki tüm unsurlar SDG'ye katılarak kendi ortak güçlerini oluşturabildiler. Aynı zamanda, kadınları her açıdan koruyan özel kadın koruma gücü YPJ de var. Dolayısıyla Kuzey ve Doğu Suriye bölgesi bir örnek teşkil ediyor ve herkes bunu görebiliyor."
'Anlaşma sadece askeri entegrasyonla ilgili değildi'
"Suriye geçici yönetimin tek gündemi entegrasyon" diyen Felek Yusif, bu konuyu şöyle ele aldı: "Bu anlaşma, Kuzey ve Doğu Suriye bileşenlerinin haklarının ve varlığının güvence altına alınması, demokratik ve eşit bir Suriye inşası vb. açılardan ortaya çıkan birçok noktada geliştirildi. Görüldüğü gibi, o zamandan bu yana yönetim tarafından yalnızca entegrasyon konusu gündemde tutuldu ve diğer önemli noktalar göz ardı edildi. Oysa anlaşma sadece askeri entegrasyonla ilgili değildi."
'SDG büyük bir deneyime sahip'
Felek Yusif, "Suriye'de hazır bir ordu var mı?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Suriye ordusu kurmak için katılıyoruz, ancak SDG kiminle birleşip ordu kuracak? Bu hepimizin kendimize sorduğu ve cevabını merak ettiğimiz bir soru. Organize, eğitilmiş bir Suriye ordusu Suriye halkını koruyacak mı? SDG büyük bir deneyime sahip, yıllardır eğitilmiş ve örgütlenmiş, büyüklüğünü ve varlığını tüm dünyaya kanıtlamıştır. SDG, evlatlarının gücüyle halkı koruyabilecek bir güç haline gelebilecek bir mirasa ve onurlu bir tarihe sahiptir. Bunun için SDG hangi gruba veya güce katılacak? SDG'nin uzmanlığı, gücü ve içeriğiyle karşılaştırıldığında hazır bir ordu var mı?"
'Suriye'deki bölünmeden geçici yönetim sorumludur '
Felek Yusif, mezhep savaşının şu anda Suriye'nin birçok şehrinde yeniden yaşandığına dikkat çekerek şöyle devam etti: "Suriye'deki Dürziler, Aleviler, Kürtler, Şiiler ve diğer etnik gruplar geçici yönetimin saldırıları altında. Halkımızın, Sünni şehirlere veya diğer bölgelere güvenli bir şekilde giremeyeceklerini söylüyorlar. Bu ne anlama geliyor? Geçici yönetimin Suriye'de mezhepsel bir bölünme yarattığını ve bu suçu bizimle paylaşmak istediğini gösteriyor. Aslında Suriye'nin geçici yönetiminin himayesinde bölünme, katliam ve iç yıkım yaşanıyor. Bu, Suriye'yi bölme projesi olduğunu ve geçici yönetim liderinin de bunu yürüttüğünü gösteriyor."
'Mevcut zihniyet ve eylemlerle Suriye'nin bir geleceği yok'
Suriye'de mevcut durumda entegrasyon koşullarının sağlanamayacağını söyleyen Felek Yusif, şöyle devam etti: "Türk devletinin de bu bağlamda çok olumsuz ve belirleyici bir rolü ve etkisi var. Suriye ve Türk yetkililer, SDG'yi ‘imha etmek’ ve ‘dağıtmak’ gibi ifadelerle entegrasyondan bahsediyor. Varılan anlaşmanın amacı Kuzey ve Doğu Suriye'yi zayıflatmak değil, demokratik, barışçıl ve güvenli bir Suriye inşa etmekti. Suriye halkının SDG'ye çağrısı da bu gerçeği doğruluyor. Ancak ne yazık ki pratikte yaşananlar bu geleceği mahvediyor. Şimdi bile Suriye'yi bir ‘Arap cumhuriyeti’ olarak tanımlayarak bu gerçeği açıkça ortaya koyuyorlar."
'Kadınlar olarak duruşumuz net'
Felek Yusif, son olarak kadınlar olarak duruşlarının net olduğunu ifade etti ve şöyle dedi: "Özellikle kadınlar olarak duruşumuz net. Bir orduda ve sistemde kadınlar olduğunda, sonucun ne olduğunu görüyoruz; Kuzey ve Doğu Suriye'de olan da bu. Ancak geçici yönetimin bölgelerinde kadınların rengi, sesi, kimliği veya varlığı yok. Bu nedenle, entegrasyonun gerçekleşmesi için 10 Mart anlaşmasının tüm hükümlerinin sağlanması gerekiyor. Aksi takdirde, kadınlar olarak Suriye'deki mevcut durum ve orduyla gerçekleşen entegrasyona katılmayacağız."
‘Ka artêşa rêxistinkirî û perwerdekirî ku QSD tevlî bibe?’
BERÇEM CÛDÎKobanê- Piştî têkçûna Rêjîma Baasê ya Sûriyeyê û serdestiya HTŞ’ê ya cîhadîst, di navbera Hêzên Sûriyeya Demokratîk (QSD) û hikûmeta demkî ya Sûriyê de lihevkirineke hat îmzekirin.Li...